Üreticinin Bir Omuza İhtiyacı Olduğunu Düşünüyorum!

Süt üreticisinin en büyük sorunu olan düşük fiyat konusunu gündeme getiren Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, süt ürünlerinde zamların olmasına rağmen bunun üreticiye yansımadığını söyledi. Kaya, “1 kilo yoğurdu, 1 kilo 250 gram yoğurdu markette 14 TL’ ye satılıyor, bu durum böyle olunca da ben süt üreticisinin sütlerini sattırmıyorum. Üreticinin bir kilo sütün böyle 3 TL, koyun, keçi sütünün litresinin 4 TL – 5 TL konuşulmasının komik olduğunu düşünüyorum. Bu konuda üreticinin ürettiği ürünü pazarlama noktasında da ciddi şekilde desteğe ihtiyacı olduğunu, ürününü pazarlarken de iyi fiyata pazarlayabilmesi içinde bir omuza ihtiyacı olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, sütte yaşanan düşük fiyat sorunu üzerine açıklamada bulundu. Kaya, “Süt üreticisinin süt fiyatları ile ilgili sorunu hiç bitmiyor. Ciddi şekilde süt fiyatları ile ilgili sorunlar yaşıyoruz. Bugün büyükbaş hayvan sütü fiyatı ile ilgili önce 3 TL dendi sonra 2.70 TL’den faturalar kesildi. Üretici bu süreçte tüccar ile baş başa bırakıldı ve istediği fiyatlara sütünü satamadı. Son zamanlarda küçükbaş yani koyun keçi sütlerinde ciddi düşük fiyatlar ile karşılaşıyoruz. Tüccar çok ucuza koyun ve keçi sütünü üreticinin elinden almaya çalışıyor. Otel odalarında 1 TL’lik 50 kuruşluk suyu 15 TL’ye sattıranlar bu konuda da mutlaka üreticinin lehinde adımlar atması gerektiğini düşünüyorum. 1 kilo yoğurdu, 1 kilo 250 gram yoğurdu markette 14 TL’ ye satılıyor, bu durum böyle olunca da ben süt üreticisinin sütlerini sattırmıyorum. Serbest piyasa ekonomisi var ama bir de rekabet ortamının oluşması gerekiyor. Burada bir düzenlemeye, üreticinin lehinde bir düzenlemeye gidilmesi gerekiyor. Üreticinin bir kilo sütün böyle 3 TL, koyun, keçi sütünün litresinin 4 TL – 5 TL konuşulmasının komik olduğunu düşünüyorum. Bu konuda üreticinin ürettiği ürünü pazarlama noktasında da ciddi şekilde desteğe ihtiyacı olduğunu, ürününü pazarlarken de iyi fiyata pazarlayabilmesi içinde bir omuza ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Burada konunun muhatabı kim var ise hepsini de göreve davet ediyorum. Kimse dudağının ucu ile bazı şeyleri söyleyip ondan sonrada ‘zaten ben söylemiştim’den ziyade bir eylemin bir sonucun oluşması için adımlar atılması gerekiyor” diye konuştu.
“Üreticinin Emeğine, Aldığı Riske Yazık”
Kaya, her üreticiye deste olunmasının önemini vurgulayarak,  “Bütün üreticinin sadece süt demiyorum üreticinin ürettiği tüm ürünlerin pazarlanması için üreticiye destek olunması lazım. Örnek vermek gerekirse sütten imal edilen peynirin fiyatı yüzde 60-70 artıyor. Bir de bakıyorsunuz sütün fiyatı yüzde 10-15 artmış. Yok böyle bir şey! Üreticinin emeğine, aldığı riske yazık. Tüm üretimin ele alınması üreticinin bir ürünü kaça ürettiğinin hesabının yapılması ve üreticiden alınan o 1 kilo süt ile ne kadar peynir yapılıyor, ne kadar yoğurt yapılıyor? Peynirin üretim maliyetini ve market rafında satış fiyatının kontrol altında tutulması için bir sistem kurulması gerektiğini düşünüyorum. Burada üreticiyi de koruyacak ama aynı zamanda tüketiciyi de koruyacak bir modelin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Piyasa ekonomisi evet baş tacı güzelde bir noktadan sonra üretici üreticiyi de zor durumda bırakıyor ise tüketiciyi de ciddi şekilde pahalı mal almasına neden oluyor ise bu durum ve sistem bence yeniden bir gözden geçirilmeli. Burada bir modelin geliştirilmesi üretici ile tüketici arasında bir denge kuracak bir modelin geliştirilmesi attık bir mecburiyet olduğunu, bunun mutlaka planlanarak hayata geçilmesi üreticiyi de koruyacak tüketiciyi de koruyacak bir modelin geliştirilmesini çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
“1 Kilo 250 Gram Yoğurt 14 Lira Olabilir Mi!”
“Üreticinin ürettiği ürünün hakettiği fiyattan satılmasının yolunun açılması çok önemli. Bizim buğdayımız üreticinin hak ettiği fiyatlardan satılırsa arpamız hak ettiği fiyatlardan satılırsa, sütümüz hak ettiği fiyatlardan satılırsa ancak o zaman üreticimiz önü açılır” diyen Kaya, şunları vurguladı: “Bu düzenlemelerin yapılabilmesi içinde tüm bu konulara hakim olunması gerekiyor. Sahada olmak gerekiyor, sahadan doğru verileri almak gerekiyor, dolayısı ile bu saydığımız adımlarda doğru hamleler yapılırsa üreticide tüketicide koruyacak modellerin ortaya çıkacağına inanıyorum. İnanın üretici de tüketici de bu modelin bir an önce devreye girmesini bekliyor. Burada üretici az kazanıyoruz diye ciddi şekilde sitemkar bir şekilde yoluna devam ediyor, tüketici de aldığı ürünü çok yüksek fiyata aldığından dolayı sitemkar. 1 kilo 250 gram yoğurt 14 TL olabilir mi ya?  Onun için bizim bir model üzerinde çalışmamız gerekiyor. Bu arada bizim bu sistemi de kendi üreticimize uygun olarak kendimiz bulmamız gerekiyor. Avrupa’ da uygulanan modelleri alıp uygulamak olmaz bizim kendi modelimizi Türkiye’ye uygun modeli ancak bizim kendimizin bulabileceğini bunun içinde konunun muhataplarının bir araya gelerekten yaşanan sıkıntıları masanın üzerine bir bir koyarak sorunu çözüme götürecek model bulunmalı.”

PAYLAŞ