Müftü Kabukçu, Zararlı Alışkanlıklardan Uzak Durulmasını Öğütledi

İl Müftüsü Şükrü Kabukçu, bağımlılıkla mücadele kapsamında müftülüğün sosyal medya hesabından video ile gençlere ve ailelere seslenerek, bağımlılıktan kurtulmak ve uzak durması için çeşitli tavsiyelerde bulundu.

Çanakkale İl Müftülüğünün sosyal medya hesabından seslenen Müftü Şükrü Kabukçu, gençlere doğru tercihlerde bulunmaları için nasihatlarda bulundu. Kabukçu, “Bütün toplumu etkileyen ve özellikle gençleri etkisi altına alan zararlı alışkanlıklar, elbette her birimizin dikkat etmesi gereken temel konulardan biridir.  Biz Müslümanlar için kullanılması uygun olan, olmayan, yenilmesi mümkün olan, olmayan bazı hususiyetler vardır.  Biz bunları dinin, Kuran’ın ve Peygamberimizin öğretmesi ile biliyoruz ki Müslüman toplum için helal olan, olmayan, hususlar vardır.  Öyle ki Kuran’ın belirlediği alkol,  kumar ve benzeri zararlı alışkanlıklar, her Müslüman için kırmızıçizgilerin başında gelir.  Alkolün her türlü türevleri, kumarın her türlü türevleri toplum olarak her zaman bizi zora sokan, sadece kendi bünyemizi değil, yapılan araştırmalarla biliyoruz ki bizden sonra gelecek nesillere de kalıtsal hastalıklar veya zararlar bırakan unsurlardandır.  Özellikle trafik kazaları, cinayetler,  aile içi şiddet gibi toplumu kasıp kavurun bir takım hastalıkların temelinde de zararlı alışkanlıkların başrol aldığını görüyoruz” dedi.
“TERK EDİLMEMESİ GEREKEN BİR DENGE VE İNANÇTIR”
 “Son yıllarda özellikle gençlere yönelik yapılan bir takım çalışmalarda yani art niyetli insanların yapmış olduğu çalışmalarda Uyuşturucu ve türevlerinin de kullanım yaşı maalesef gün geçtikçe aşağıya iniyor” diyen Kabukçu, “Buradan sevgili gençlere diyorum ki gençler, eğer size birileri zararlı alışkanlıkları teklif eden bir sözü veya tavrı varsa, bir kere değil bin kere düşünün.  Anlık hoşça vakit geçirmek insanın nefsine hoş gelebilir.  Elbette ki bizler için helal ve haram başta olmak üzere asla terk edilmemesi gereken bir denge ve inançtır.  Ama ondan sonra bize, çevremize, ekonomimize ve oluşturacağı hastalıklarda telafisi mümkün olmayan veya çok uzun sürecek olan bir takım yanlışlıklar başımıza gelebilir. Elbette içinde yaşadığımız toplumdan etkileniriz, arkadaş çevresinden etkileniriz. Ancak, dünyada inanç grubu ne olursa olsun her toplumun uğraştığı konuların başında zararlı alışkanlıklar geliyor” şeklinde konuştu.
“İMAN ESASLARI VE DEĞERLERİMİZ YENİ BAŞTAN DEĞERLENDİRMEMİZ LAZIM”
Müftü Kabukçu, “Biz Müslümanları diğer toplumlardan ayıran bir temel hususiyet şudur; haram olan bir şeyin adı da soyu da haramdır.  Haram olan bir şeyin gençlikte kullanılması uygun ya da uygun değil diye bir anlayış bize ait değildir.  Veya haram olan bir davranış,  düğünde dernekte olur, başka zaman olmasın veya Ramazanda olmasa da başka bir zamanda olur gibi bir ayrım asla mümkün değildir.  Elbette zararlı alışkanlıklar ile ilgili devletin ilgili birimleri tedbirleri almıştır ve almaya da devam edecektir.  Ancak biz hem birey hem de aile olarak ve elbette ki millet olarak almamız gereken tedbirler var.  Öncelikle yaşlı-genç olarak her birimizin iman esasları ve değerlerimiz yeni baştan değerlendirmemiz lazım.  Biz neye inanıyoruz? Nereye savruluyoruz? Veya nereye gidiyoruz? İkincisi elbette ki bu konuda yetkililerin alması gereken tedbirler bu konuda kendi sorumluluklarında alınması gereken kararların da ivedilikle alınması gerekir.  Üçüncüsü ise aile kavramı son derece önemli.  Anne ve babalara sesleniyorum, çocuklarınızın akşamında ve gündüzünde nerede ve kimlerle oturup kalktığına dikkat edin.  Biz zaman zaman özgürlük kavramını yanlış değerlendiriyoruz.  Özgürlük, ölçüsüzlük demek değildir. Özgürlük, kendi sınırları içinde insanın meşru şekilde zamanı değerlendirmek olmalı.  Ben kendi haddimi aşıyor isem, özellikle inanç noktasında inandığım değerlerle çelişen bir takım hal ve hareketlerine girersem, anne baba olarak düşünmemiz gereken bir özgürlük değil artık. Yani çocuğuma tanıdığım özgürlük değildir” diye belirtti.
“MEKANLARIN BİZİM AÇIMIZDAN NE KADAR DOĞRU VE SAĞLIKLI OLDUĞU ÖNEMLİDİR”
İl Müftüsü Kabukçu, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Bir başka unsur ise bizin genç olarak veyahut ebeveyn olarak çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiğine dikkat etmeliyiz.  Efendimizin ‘Kişi arkadaşının dini üzerindedir’ uyarısı bu açıdan son derce manidar bir uyarıdır. Oturup kalktığımız mekanların bizim açımızdan ne kadar doğru ve sağlıklı olduğu önemlidir.  Doğru olmayan insanlarla nasıl oturup kalkmamız bizim aleyhimize ise uygun olmayan ortamlarda oturmamız da bizim lehimize değil, bilakis aleyhimizedir.  Bu tür çalışmaları sadece Yeşilay haftası,  Kızılay haftası gibi belli bir dilim zamanına daraltarak değil,  yılın tamamına seferber etmeliyiz.   Elbette ki inanç noktasındaki değerler bizi bağlar. Modern bilimin,  özellikle Tıp Biliminin zararlı maddeler üzerinde yaptığı arşiv çalışmaları son derece ürkütücü ve manidardır.  Bir tıp otoritesinin kadavra üzerinde yaptığı araştırmalar neticesi bizim için bağlayıcı değil midir?  Daha dün madde alan birkaç gencin yaşlı bir adamı nasıl dövdüğüne şahit olduk. Yaşlı adama mı üzülelim, yoksa gençlerin içine düştüğü o hale mi üzülelim?  O gençlerin o hale düşmesinde bizim sorumluluğumuz var mı? Diye düşünmemiz elbette bizim görevimizdir.  Öbür taraftan dipsiz kuyu olan sanal dünyanın, televizyonun, filmlerin, dizilerin öğrettiği o kötü hayatları hiç birinin gerçek hayatla bir ilgisi olmadığını elbette biliyoruz.  Unutmayalım ki hayatta adım atarken ayağımızı yere basarak adımımızı atmak zorundayız.   Bugünü değerlendirelim derken, keyif alan ve hiçbir sınır, alan tanımayan bir hayat anlayışı belki bir gün, bir ay yada bir yıl sonra  bizi perişan hale getirebilir.  Zararlı alışkanlar başta olmak üzere bizim sağlığımızı kötüye götürecek alkol ve her türlü türevlerinde, uyuşturucu ve Sigara türevlerinden uzak durmaya gayret gösterelim.”

PAYLAŞ