ÇOMÜ’nün Doğal Dezenfektanı Markalaşma Yolunda

Antiviral ve antibakteriyel özelliği bulunan doğal dezenfektan geliştiren ÇOMÜ Patentmeet etkinliğinde ticarileşebilir 10 üniversite patenti arasına girdi. Birçok başarı alan bu ürün hakkında ÇOMÜ Ezine Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek bilgi verdi.

Patent Effect firması tarafından düzenlenen Patentmeet etkinliğine geliştirdikleri doğal dezenfektan ile katılan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Ezine Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme bölümü öğretim üyesi Dr.Öğr.Üyesi Dilvin İpek, 10 üniversite patenti arasına girdiklerini söyledi.  İpek, “İstanbul’da 5.si düzenlenen Uluslararası Patent Fuarında (ISIF 2020) Altın madalya, Uluslararası Girişimciler fuarında (Fas da düzenlendi) OFEED 2020 de Büyük Ödül ve Altın Madalya kazandık. Son olarak Renault Grup tarafından araç temizliği, dezenfeksiyonu yarışmada uluslararası 500 proje arasından ilk 10’ a girdik” diyerek ürünün başarısını anlattı.
“YÜZEYLERİ İYİLEŞTİRME ÖZELLİĞİ BULUNMAKTA”
Doğal dezenfektan ürününün diğerlerinden farkını anlatan İpek, “Antiviral ve antibakteriyel özelliği yanı sıra yüzeyleri iyileştirme özelliği bulunmakta. Ürün müşteri kullanımında yapılacak hatalar nedeniyle oluşabilecek mikrobiyel direncin önüne geçerek, sürekli aynı dozda kullanılabiliyor. Başta gıda sanayi yüzey dezenfeksiyonu yanı sıra hastane, ev temizliği, gıdalarda dezenfektan olarak kullanılabilmektedir. Piyasada bu kadar geniş bir alanda kullanılabilen başka bir dezenfektan bulunmamakta. Sanayide kullanılan dezenfektanlar ile fiyat farkı bulunmamakta; ayrıca arıtma maliyetini azaltabilmektedir. Tamamen zararsız olması içinde iyileştirici özelliği olduğu da bilinen çay özü ve bor içermesinden kaynaklanıyor. Mikroorganizmaların arasındaki iletişimi kestiği için onları rahatlıkla yok ederken; elinize sıktığınızda elinizi yumuşacık yapıyor, asla yapışkan bir his bırakmıyor” ifadesini kullandı.
“TEMİZLİK ÜRÜNLERİNİN KULLANIMI YÜZDE 100 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ”
“Ürün doğal bir ürün, geniş bir hedef pazarı var. Günümüzde AB, Birleşmiş Milletler gibi kurumlar iklim değişikliği ve çevre kirliliğine büyük önem veriyor” diyen İpek, “Buna ‘Büyük Geridönüş’ deniyor. En son Davos’da bile bu konu konuşuldu. COVID ile birlikte temizlik ürünlerinin kullanımı 2019 yılına göre yüzde 100 oranında artış gösterdi. Kullanılan malzemeler ise kimyasal. Maalesef mikroorganizmalar da bu kimyasalları öğrenerek, direnç kazanıyor ve yine insan sağlığını vuruyor. Bu nedenle bu kimyasal ürünlerle aynı işi yapabilen ve doğanın tanıdığı, doğal maddelerden ürünlere oldukça ihtiyaç bulunmakta. Başta doğa konusunda bilinci yüksek ülkeler olmak üzere tüm dünyanın ve insanlığın daha uzun süre yaşayabilmesi için bu türlü ürünlerin kullanımına geçmek zorunda” diye anlattı.
“ÜRETİM VE MARKALAŞMA ÇALIŞMASI YAPMA ZAMANI”
Yeni bir Çanakkale firması olarak girişimde bulunmak istediklerini de söyleyen Dilvin İpek, “Ürün ile ilgili ulusal ve uluslararası üst çalışmalar yapılıyor şu an. Yine ürünün üretimini de gerçekleştirecek bir ortak arayışındayız. Ürünün ulusal patent başvurusu bulunmakta, artık üretim ve markalaşma çalışması yapma zamanı” şeklinde paylaştı.
“HİJYEN KONUSU BUNDAN SONRA SÜREKLİ GÜNDEMİMİZDE OLACAK”
Pandemi döneminde hijyen algısına yönelik değişimleri anlatan İpek, “Gıda sanayinde personel hijyeni, özellikle de el hijyeni çok önemlidir. Tüketiciye sağlıklı bir ürün üretebilmenin yolu özellikle tuvalet sonrası el hijyeninden geçmekte; gıda teknik elemanları bunu personele anlatmakta oldukça zorlanmaktaydı. Pandemi bize görünmeyen bir mikroorganizmanın bırakın bir ürünü, bir insan hayatını nasıl değiştirebileceğini gösterdi. Ayrıca el hijyenin önemini anlamamıza sebep oldu. Hayatımıza maske, mesafe ve el hijyeni girdi. Pandemi şu an ki kadar güçlü olmasa bile bundan sonra hayatımızda kalabilir, bu nedenle hijyen konusu bundan sonra sürekli gündemimizde olacak” dedi.

PAYLAŞ