Akıllı Şehir Vizyonunda Örnek Bir Yapı Oluşturacağımıza Hiç Şüphem Yok

Türkiye ve AB Arasında Şehir Eşleştirme Projesi olan Geleceğin Akıllı Şehirleri Ortaklık Projesi’nin bilgilendirme toplantısı AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger’in katılımı ile gerçekleşti.

Düzenlen bilgilendirme ve değerlendirme toplantısına Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Tarragona Belediyesi Başkan Yardımcısı ve Tarragona Akıllı Kent Platformu Genel Müdürü Jordi Fortuny Guinart, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı -Akıllı Şehirler ve Coğrafi Teknolojiler Dairesi Başkanı Dursun Yıldırım Bayar, Türkiye Belediyeler Birliği Proje ve Finansman Müdürü Cemal Baş, Kale Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ferdi Erdoğan ve yerel yönetimin temsilcileri katıldı.
 Program Proje Asistanı Özge Meriç Demir’in proje hakkında yaptığı bilgilendirme sunumu ile başladı. Demir, projenin amacı hakkında, “AB katılım sürecinde Türkiye’nin yerel düzeydeki idari ve uygulama kapasitesinin geliştirilmesidir. Programın özel amacı ise; şehir eşleştirme projeleri aracılığıyla Türkiye ve AB ülkelerindeki yerel idareler arasında AB katılım süreci ile ilgili alanlarda karşılıklı değişimi teşvik etmek, içi sürdürülebilir yapılar oluşturulmasıdır” diyerek özetledi.
“Belediyemiz tarafından, hibe almaya hak kazanılan ve yürütülmeye başlayan ‘Geleceğin Akıllı Şehirleri’ için ortaklık projesinin proje ortağı Tarragona Belediyesi’dir” bilgisini veren Demir, projenin 15 Ocak 2019 tarihinde başladığını ve 14 Ocak 2020 tarihinde sona ereceğini de belirtti. Demir, yaptığı sunumda projenin dört ana amacı olduğunu söyleyerek şu şekilde sıraladı; hibe programının genel amacına uygun olarak AB üyesi ve süreçte yer alan ülkelerin yerel yönetim ilişkileri geliştirmek, AB uyum sürecinde farkındalığın artmasını sağlamak, uluslararası düzeyde işbirliği yaparak yerel, bölgesel çözümler üreterek sorunları çözme fırsatı oluşturmak, akıllı şehirler özelinde iki belediyenin deneyimlerini paylaşmaları ve ortak stratejiler ile strateji raporları geliştirmeyi sağlamak ve sonuç olarak da, uzan vadeli, sürdürülebilir işbirliği için bir yol haritası oluşturmak.
Sunumun ardından açılış konuşmaları Kale Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ferdi Erdoğan’ın kürsüye gelmesi ile başladı. Ardından Türkiye Belediyeler Birliği Proje ve Finansman Müdürü Cemal Baş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı -Akıllı Şehirler ve Coğrafi Teknolojiler Dairesi Başkanı Dursun Yıldırım Bayar ve Tarragona Belediyesi Başkan Yardımcısı ve Tarragona Akıllı Kent Platformu Genel Müdürü Jordi Fortuny Guinart toplantıda kısa konuşmalar yaparak projenin önemine değindiler.
“PROJE DOSTANE İLİŞKİLERİN DEVAM ETTİRİLMESİ DEMEK”
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, kürsüye çıkarak projeyle ilgili değerlendirmelerini katılımcılara aktardı. Berger, “Burada aynı zamanda Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki ilişkilerinde gelişmesi söz konusu. Bu nedenle bu noktada şehir eşleştirme projesi gerçekleştirdik. Türkiye'de son derece başarılı bir şekilde belediyelerle çalışabiliyoruz. 20 tane projemiz var. Bu projelerin büyük bir kısmı artık kapanışa geliyor. Çanakkale'de de olduğu gibi kapanışa giden projeler var ve şunu gördük; iş birliğinin devam etmesi, sürdürülebilirliğin sağlanması, dostane ilişkilerin, insani ilişkilerin devam ettirilmesi demek aslında bu. Sadece proje süresince değil bunların aslında proje bitiminden sonra devam etmesinden bahsediyoruz” dedi.
“ZİHNİMİZDE VERİ KORUNMASI VAR”
Berger, “Biz teknolojiyi kullanmaya çalışıyoruz. Bilgi iletişim teknolojilerini kullanmaya çalışıyoruz, amaç vatandaşlarımızın günlük hayatlarını daha iyi hale getirebilmek. Son derece inovatif bir şekilde verilerin toplanması var ve bu verilerin hizmet için kullanılması söz konusu. Bu trafik olabilir, ulaşım olabilir, elektrik, elektrik temini, su, su yönetimi gibi konular tabi ki okullar, hastaneler, kütüphaneler, bütün bunları yani belediyelerin sağladığı bütün hizmetleri aslında bu akıllı şehirler yaklaşımıyla desteklenebileceğini söyleyebiliriz. Her zaman tabi ki zihnimizde veri korunması var. Bu konuda son derece önemli çünkü teknoloji iyileşiyor. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte verilerin toplanmasının iyileştiğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
“KİLİT KELİME VATANDAŞLARIN HAYAT KALİTESİNİN ARTTIRILMASI”
“Buradaki hedef akıllı sürdürülebilir şehirlerin sağlanması ama inovatif yani yenilikçi bir şehir olması gerekiyor ki bilgi iletişim teknolojilerinin kullanılabilir olması gerekiyor” diyen Berger, “Buradaki kilit kelime vatandaşların hayat kalitesinin arttırılması özellikle kent merkezlerinde. Tabi işin ekonomik boyutu da var. Tabi ki burada büyük rakamlar söz konusu.  Burada 650 milyon Euro’luk bir paradan bahsediyoruz. Şunu da unutturmamak istiyoruz. Biz bunu neden yapıyoruz? Biz bunu gelecekteki nesiller için gerçekleştiriyoruz. Şehirlerin büyümesini istiyoruz aynı zamanda gelecekteki nesillere ayak uydurabilir olmasını istiyoruz” diye konuştu.
“YENİLİKÇİ YAKLAŞIMLARIN ELE ALINMASINI KAÇINILMAZ”
Programda son olarak Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan sözü olarak, konuşmasını gerçekleştirdi. Gökhan, sürdürülebilir kentler yaratmak, küresel olarak birbirimize bağlı olduğumuzu vurgulayarak, giderek artan nüfus, kaynakların her geçen gün azalması, hızlı büyümenin getirdiği konut, altyapı, ulaşım, eğitim, sağlık, güvenlik, çevre ve enerji ihtiyaçları gibi alanlarda yaşanan kronik problemlerin bu hedefe ulaşmada yenilikçi yaklaşımların ele alınmasını kaçınılmaz kıldığını söyledi. Kentlilere daha iyi hizmet sunmak, yaşam kalitesini yükseltmek, mevcut kent sistemlerinin ve kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamak zorunda olduğunun altını çizen Gökhan, “Bugün bu yaklaşım, şehirden şehire bölgeden bölgeye hatta ülkeden ülkeye farklılık gösteren ama temelinde insanın mutluluğu ve sürdürülebilir yaşam ekosistemini sağlamayı amaçlayan Akıllı Şehir kavramını önümüze çıkarıyor. Çanakkale de yaşanan bu değişim ve gelişmelere uzak kalmamış 2017 yılında, Çanakkale’nin potansiyelinin hakkını veren ve kentin ruhuna uygun her işin içinde olmaya gayret gösteren Kale Grubu ‘Aklım Fikrim Çanakkale’ diyerek kentimizde akıllı şehirler konusunda göğe bir işaret fişeği fırlatmıştır. Bu öğrenme süreci devam ederken 2020-2024 Stratejik Planımızı hazırladık. Plan hazırlık sürecinde ve önceliklerin tespit edilmesinde Aklım Fikrim Çanakkale Projesi çıktıları ve o günlerde taslak olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planından elbette ki büyük yarar gördük” dedi.
“ÖRNEK BİR YAPI OLUŞTURACAĞIMIZA HİÇ ŞÜPHEM YOK”
“Çanakkale birlikte yönetim, karar süreçlerine katılım konularında iyi uygulama örneklerinin çok olduğu bir kenttir” diyen Gökhan, “Bakanlığımızca hazırlanan eylem planında da ‘Etkin ve Sürdürülebilir Akıllı Şehir Yönetişimi’ olarak ifade edilen, birlikte akıllı şehir vizyonunun tanımlanmasında da kent olarak örnek bir yapı oluşturacağımıza hiç şüphem yoktur.  Akıllı Şehir denildiğinde biraz da teknolojinin kullanıldığı uygulamaları görmek duymak istiyoruz.  Akıllı Şehir Uygulamaları olarak ifade edilen ‘yönetişim, ekonomi, mobilite, çevre, toplum, yaşam’ alanlarında örnek olarak gösterebileceğimiz uygulamalarımız; 2008 yılından buyana kullanmakta olduğumuz interaktif hizmet çözümleri üreten e-belediye, tüm birimlerimizce bir bütün olarak kullanılan kente ait sözel ve sayısal verilerin girişlerinin yapıldığı yönetim bilgi sistemi, Smart Agent uygulaması, elektronik imza ve belge yönetim sistemi, akıllı vezne uygulaması, mezarlık bilgi sistemi, kent genelinde yaygınlaştırmaya devam ettiğimiz kablosuz internet erişim noktaları, 360 kent rehberi, akıllı kavşak, sinyalizasyon ve durak uygulamaları, toplu taşıma akıllı kart sistemi ve mobil uygulamalar, Akıllı Bisiklet Paylaşım Sistemi hizmet kalitemizi arttırmak ve hizmet maliyetlerini düşürmek amacıyla kullandığımız örnek uygulamalarımızdır. Bunun yanında akıllı çevre yönetiminde solar çamur kurutma tesisi, güneş enerji santrali ve kent merkezi ve mücavir alanların atık su arıtma tesisleri de örnek gösterilebilir” bilgisini verdi.
“İŞ BİRLİĞİNE MUHTAÇ PEK ÇOK İŞ VAR DÜNYA ÜZERİNDE YAPILACAK”
Gökhan, “İnanıyorum ki yürüttüğümüz çalışmalar, elde ettiğimiz kazanımlar, kurduğumuz ortaklıklar, kentlerimizin yaşam konforunun artması, kaynakların daha verimli kullanılması, hayata değer katması adına önemli işler olmuştur ve olmaya devam edecektir. Şehirlerin tanımında yer alan paydaşlar arası iş birliğine muhtaç pek çok iş var dünya üzerinde yapılacak. Maalesef hepimize, tüm canlı yaşamına ev sahipliği yapan, bizi doyuran dünyamıza iyi bakamıyoruz, sürekli ihanet ediyor, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Onun tüm kucak açmasına, yanlışlarımızı düzeltmemize tanıdığı fırsatlara, tüm cömertliğine rağmen bizler, üstün tür insan olarak bize emanet bu dünyayı maalesef geleceğe bulduğumuz gibi bırakamıyoruz.  İşte bu noktada akıllı olmak, akıllı davranmak, kaynaklarımızın sonsuz olmadığı bilinciyle yaşamak, gereğinden fazlasını tüketmemek, paylaşmak, doğaya, yaşamı oluşturan tüm canlılara saygı ile adaletli bir yaşamı kurmak tüm akıllı insanların önceliği olmalıdır. Avustralya’da aylardır süren yangınlarda insanlar öldü, 480 milyon canlı çeşitli nedenlerle hayatını kaybetti, yuvaları, yaşam alanları yok oldu, ülkemizde de gerek orman yangınları gerek ormanlar içinde yürütülen madencilik faaliyetleri, termik santrallerin bacalarından tüten zehir ile ormanlarımız, sularımız, toprağımız, sağlığımız büyük tehdit altında. Ortadoğu’da savaşın ateşi hiç sönmüyor, yerinden yurdundan edilen çocukların, kadınların gözünün yaşı dinmiyor. Bu tablo akıllı insan işi değil, insanın kendi eliyle, kendi yaşamına verdiği bu zarar akıllı insan işi değil. Bir araya gelişimizin dünya barışına, yaşam hakkının kutsallığına da katkı yapacağına inancım, geleceğe akıllı ve yaşanabilir şehirler bırakmak temennimle herkesi saygıyla selamlıyorum” dedi.
Konuşmaların ardından, gün boyunca Geleceğin Akıllı Şehirleri için Ortaklık Projesi Değerlendirmesi kapsamında konuşmacılar, projenin sonuçları ve detayları üzerine sunumlar gerçekleştirdi.

PAYLAŞ