Yalnız Kur'an Demek (3)

Yalnız Kur'an Demek (3)

30/09/2017

Kur'an-ı Kerimde ( yalnız Kur'ana uyun) denmiyor, ALLAHA VE RESULÜNE UYUN deniyor..Resulullahı dışlayıp, Kur'anın açıklaması olan hadisleri delil saymayan,Kur'anın ifadesiyle (kâfir) olur..İmran bin Husayn hazretleri, (Bize yalnız Kur'andan söyle) diyen birine; ''Ey ahmak,Kur'anda namazların kaç rekat olduğunu bulabilir misin?'' dedi..Hazreti Ömer, farzların seferde kaç rekat kılınacağını Kur'anda bulamadık, diyenlere (Kur'anda bulamadığımızı, Resulullahtan gördüğümüz gibi yaparız.O, seferde 4 rekatlı farzları iki kılardı.) buyurdu..(Mizan-ül Kübra) Resulullaha uymanın önemi anlaşılınca,Kur'an-ı Kerimin açıklaması olan hadis-i şeriflere de uymak gerektiği anlaşılır.Hadis-i şerifler olmasaydı, namzların kaç rekat olduğu,nasıl kılınacağı,zekatın,Haccın,Orucun farzları,hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani, hiç kimse bunları Kur'andan doğru olarak çıkaramazdı.Şu halde, Kur'an-ı kerimi anlamak için,onun açıklaması olan hadis-i şeriflere ihtiyaç vardır Hadis-i şerifleri anlamak için de gerçek İslam alimlerine ihtiyaç vardır.. Allahü teala, (Peygambere sorun,alimlere sorun) buyuruyor. Herkes Kur'anı kendi başına anlayabilecek olsaydı, o zaman Peygambere ne lüzum vardı,alimlere ne lüzum vardı? Kur'an-ı kerimi doğru anlayamadıkları için 72 sapık fırka meydana geldi. Üç ayet-i kerime meali: (Eğer onun hükmünü peygambere veya Ulül-emre sorsalardı öğrenmiş olurlardı.) Nisa suresi,83. ayet. (Verdiğimiz bu misalleri ancak alim olanlar anlar.) Ankebut suresi, 43. ayet.. (Bilmiyorsanız alimlere sorun.) Nahl suresi, 43. ayet.. Bu ayetler, Kur'an-ı kerimi anlamak için âlimlerin açıklamasına da ihtiyaç olduğunu bildiriyor..Zaten Kur'an meali okuyan, murad-ı ilahiyi öğrenemez.. Tercüme edenin bilgi derecesine göre,yaptığı açıklamayı öğrenir..Bir cahilin veya bir sapığın yazdığı meali okuyan da, Allahü tealanın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin anladım sanarak kendi kafasından uydurduğu,kendi nefsinden anlatmak istediğini öğrenir.. Kur'an-ı kerimin mealini okuyan, amel ve ibadetle ilgili bilgileri öğrenemez..İtikada ait bilgileri ise öğrenmesi hiç mümkün olamaz..Çünkü 72 sapık,dalalet fırkası, Kur'ana yanlış manalar verdikleri için sapıtmışlardır..Kur'an-ı Kerim, dinimizin anayasası hükmündedir..Yüzbinlerce hadis-i şeriflerle açıklanmıştır.Âlimler de hadisleri açıklamışlardır..Bu açıklamalar olmadan Kur'ana uyulamaz.. Bugünkü anayasa da öyledir..Kanunlar ,tüzükler,yönetmelikler ve mahkeme içtihadlarıyla ülke yönetilmektedir..Bunlar olmadan, sadece anayasa ile ülke yönetilemez..Anayasa hep kanunlara havale eder.. Kur'an-ı kerim de hep Resulullaha havale eder, âlimlere havale eder..Onun için sıf anayasa ile nasıl memleket yönetilemiyorsa,Kur'an mealinden de din öğrenilemez.. Diyanet İşleri başkanlığının hazırladığı tercümenin önsözünde diyor ki: ( Kur'an-ı kerim Türkçeye değil,hiçbir dile hakkıyle çevrilemez..Kur'an-ı kerimde muhtelif mânâlara gelen lafızlar vardır..Böyle bir lafzı tercüme etmek,çeşitli mânâlarını bire indirmek olur ki,verilen tek mânânın murâd-ı ilâhi olduğu bilinemez..Kur'an-ı kerim, hiçbir dile hatta Arapçaya bile tercüme edilemez..Yabancı dille yazılmış herhangi bir şiirin bile tam tercümesine imkan yoktur..Ancak izah edilebilir..Kur'anın manası da tercümeden ,mealden anlaşılamaz..Bir ayetin manasını anlamak demek,Allahü tealanın bu ayette ne demek istediğini anlamak demektir.Mealden de bu anlaşılamaz..Kur'an-ı kerimi tam olarak,hiç eksiksiz,hatasız anlayan Peygamberimizdir..Hadisleriyle açıklamıştır.Bu hadisleri de Sahabiler ve müçtehid imam olan büyük âlimler anlayabilmiştir.. Tüm müslümanlar bunların anladıklarına tabi olmuştur..Bundan başka ytol yoktur..Buna Ehl-i Sünnet Vel Cemaat yolu denir..Her müslüman dinini doğru ve tam olarak ancak Ehl-i sünnet alimlerinin yazdığı kitaplardan öğrenebilir..Bunun dışındakiler mutlaka sapıtır.. Vesselam...