UYU UYU YAT UYU !

UYU UYU YAT UYU !

30/01/2016

51 yıl önce ilkokula başladığımda,öğretmenim Sabire Sert’in bize öğrettiği ilk cümle,ilk fiş " Uyu uyu yat uyu,yat uyu uyu" olmuştu! Aklım ermeye,vatan,millet meselelerini takip etmeye başladıktan sonra,bunu da çok düşündüm.Kaderin cilvesi,ben de muallim oldum.Bu fişler,daha sonra "Ali top at,Ayşe topu tut.Oya oyun oyna." oldu.Netice,uyuyan,topçu,popçu bir millet! Garip değil mi?                                                

1995’li yıllardan sonra " Eğitim" lafzı bakanlığın antetlerinden resmen çıkarıldı.Daha önceleri, "Eğitim-Öğretim yılı" olarak kullanılan bu ifade yarım ve eksik bırakılmış oldu." Eğitim" ise,sadece Millî Eğitim Bakanlığı isminde kaldı.Aslında manzaraya uygun olarak bakanlığın adı da "Öğretim Bakanlığı" olmalıdır. Neden mi?!

Üretime dayanmayan,ne derece "millî" olduğu tartışılabilecek,kuru bilgi vermekten öteye geçemeyen,gençlerimize "millî " bir duruş kazandırıp kazandırmadığı,Türk milletinin millî,manevî değerlerini yaşatıp yaşatmadığı belli olmayan,tartışılabilir olan,gençliğimize millî hedefler gösteremeyen bir öğretim olduğundan tabii ki ! Çünkü,bunlar öğretimle değil,eğitimle mümkündür.                                      

Öğretimin temeli de,okumak,araştırmak,incelemek,öğrenmek,bilmektir.Eğitim ise,öğrenilenlerin hayata geçirilmesi,teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesi,yaşayış biçimi haline getirilmesidir.

Yarıyıl tatili başlarken,Milli Eğitim Bakanı çok büyük bir iş yapmış gibi, " Öğrencilere hiçbir ödev verilmeyecek." dedi.Zaten,okuma,araştırma,inceleme,öğrenme merakı kazandıramadığımız gençlerimiz 15 gün yatacaklar.Öğrendiklerini de unutacaklar.7-18 yaş arası 15 milyon gencin 15 gün yatması nasıl bir enerji kaybıdır?Nasıl bir üretim kaybıdır?Nasıl bir iş kaybıdır? Siz, 7-18 yaştakilere,bu yaşta yatmayı öğretirseniz ,sonra ne olacak?

Fatih Sultan Mehmed Han 21 yaşında iken çağ açtı,çağ kapattı!Fizik,matematik,astronomi,fıkıh,tefsir âlimi ve şairdi.Şâhi topunun projesini o çizmişti.Bakanlık olarak,nasıl bir eğitim,öğretim gördüğünü hiç incelemediniz mi?

Tabii,Fatih zamanında Amerika ve Fulbright Eğitim Komisyonu yoktu.                               

Gelelim asıl meseleye.27 Aralık 1947’deimzalanan "Fulbright Antlaşması" ile Amerika-Türkiye arasında bir eğitim-öğretim ortaklığı kuruldu.Bu antlaşmaya göre,8 kişilik bir komisyon oluşturulacak,dört daimi üyesi Amerikalı olacak,dört üyesi Türkiye’den olacak,başkanı da Amerikan büyük elçisi olacaktı.Bu komisyon,orta okul ve lise ders müfredatlarını ve ders kitaplarını hazırlayacak,hazırlatacaktı.

Bu kanunu,bu komisyonu öğrendiğimde,"Uyu uyu yat uyu"nun ne anlama geldiğini de öğrenmiş oldum.Dört Amerikalı daimi üyenin ikisi de Amerikan Büyük elçiliği çalışanı,yani büyük ihtimalle CIA mensubu idiler.Yani,Millî Eğitimimiz Amerika’ya,CIA’ya teslim edilmişti.Dolayısı ile eğitim-öğretim sistemimiz 1947 yılından sonra Amerikan istek ve menfaatlerine göre şekillendi.                                                                          

Şimdi gerçekten merak ediyorum.Acaba,Fulbright Eğitim Komisyonu halen faaliyette midir? "Eğitim" ibaresi onların isteği ile mi kaldırıldı?Dersleri,müfredatı,bilgileri onların istediği şekilde,onların istediği kadar,onların menfaatlerine göre almaya devam ediyor muyuz?                                              

Biz lise 2.,3. sınıfta (1973-1975) ikenokuduğumuz Modern Matematik dersi,Amerika tarafından 20 yıl önce terk edilmişti.

Sayın Bakan! " Çocuklarımıza sakın ödev vermeyin,dinlensinler" derken,bu komisyonun halen görevde olup olmadığını da bir açıklasaydınız da,öğrenseydik.                                                                     

Kalkınma,ilerleme sevdasında olan,küresel güç olmayı hedefleyen,bölgesinde oyun kurucu olmayıplanlayan bir devlet,önce eğitim-öğretim sistemini gözden geçirmelidir.Mutlaka,ama mutlaka,her şeyiyle,her yönüyle "MİLLÎ" bir eğitim-öğretim sistemi geliştirilmelidir!

BU işler, " Uyu uyu yat uyu.Ali top at." la olmuyor !

Bizden söylemesi !