TEŞEKKÜR

TEŞEKKÜR

31/10/2015

Din Görevlileri ve Camiler Haftası ile ilgili programda Çanakkale müftüsünün yaptığı konuşmayı dinledim.Samimi duygu ve ifadelerinden dolayı kendisini tebrik ediyor,teşekkür ediyorum." Mü’minin niyeti amelinden hayrlıdır." ve " Niyet hayr,âkıbet hayr" buyurulmuştur.Din görevlisi olsun,olmasın,tüm Müslümanların da aynı hassasiyete sahip olabilmelerini Rabbimden niyaz ederim.

Ancak,Allahü teala’nın emir ve yasaklarını,Efendimiz aleyhisselamın sünnet ve ahlakını yanlış anlatma korkusunun nasıl izale edileceği mevzuunda,âcizâne,bir kardeşiniz olarak tavsiyelerimiz olacak!

 İrticalen,kafadan,aklına ne gelirse söylemek yerine,kendi fikir,görüş,mantık,düşüncelerini İslam dininin hükümleri gibi anlatmak yerine,İslam âlimlerinden nakil yapmak! Çünkü,İslam Dini,nakil dinidir.Osmanlının yıkılışında büyük rol oynamış,tescilli İngiliz ajanı Cemaleddin Efgani,Talebesi,mason Muhammed Abduh ve bunların talebelerinin İslam âlimi olarak tanıtıldığı,Şiâ,Selefi-Vehhabi,Mutezile,Kaderiyye,Cebriyye,,Hurûfi Bâtınî,Mücessime,Müşebbihe,Kadıyani gibi sapık,bid’at fırkalarının İslam diye tanıtılmaya çalışıldığı,Müslümanların İlm,İhlas,İbadet,Muamelat ve Muhabbetten hızla koptukları şu zamanda,büyük İslam âlimlerinin,muteber kitaplarından nakil yapmaktan başka çare yoktur!

Günümüz insanına," Kur’an mealinden İslam dini öğrenilemez." diyebilecek mert İlm ehline ihtiyaç var.Çünkü,sahabe-yi kiramdan,2. Meşrutiyet dönemine kadar,İslam âleminde "meal" denen bir şey yoktur.İlk meali(Kur’an tercümesi) Zeki Megamiz adında bir Hristiyan Arap yazmıştır.Ondan sonra,Mason Ömer Rıza Doğrul(Mehmet Akif’in damadı),hiç Arapça bilmeyen İsmail Hakkı Baltacıoğlu,Lions kulüplerini örgütleyen Osman Nebioğlu gibiler,Kur’an meali yazmışlardır.En azından bunları nakledebilir,İslam dininin kaynaklarının 4 olduğunu,buna Edille-yi Şer’iyye denildiğini,(Kitap,Sünnet,İcma,Kıyas) anlatabilirsiniz.Resulullaha,Eshab-ı Kirama,Müçtehid âlimlere uymanın doğru yol olduğunu,herkesin kendi başına,kendi aklına,görüşüne,mantığına göre Kur’an-ı Kerimi anlayamayacağını,Ondan hüküm çıkaramayacağını söyleyebilirsiniz.

İnsanımızın,itikad,akaid esaslarından bile haberi olmadığı bu devirde,bunları anlatabilir,elfâz-ı küfür denilen,küfür sözlerini söylememeyi,iman-küfür meselesini izah edebilirsiniz.5 vakit namaz kılan bazı insanlar bile," Yukarıda Allah var"," Allah baba,Allah dede" diyebiliyorlar." Kader utansın"," Allah bizi duymuyor" diyebiliyorlar.Haramlara helal,helallere ,haram diyebiliyorlar.

Cami cemaatinden bile kaç kişi,acaba istinca,istibra,istinka’yı biliyor ve uyguluyor?!Bundan başlanabilir! Hepimizin,hergün yaptığı yemek yime işindeki haramları,farzları,sünnetleri biliyor muyuz?(İslam Ahlakı kitabı,S.493)

Bunlardan başlayabilirsiniz.

Bir kimse,İmam-ı Âzam Hz.den nasihat ve dua istedi.İmam da ona,İslamî alış-veriş hükümlerini yazıp verdi.Adam,"Bunlar tüccarlara lazım,ben tüccar değilim.Ben ibadet etmek istiyorum."deyince,İmam-ı Âzam Hz." Alış-veriş yapmayan kimse yoktur.Ahkâm-ı İslamiyyenin bey’ ve şirâ (alış-veriş) hükümlerini bilmeyen,haram lokmadan kurtulamaz,ibadetlerinin sevabını bulamaz,zahmetleri boşa gider ve azaba yakalanır." buyurdu.( Tam İLmihal,S.792) Bu bilgileri nakledebilirsiniz.

Meyvalar kurudu,mahsulüm yandı,domates,karpuz tarlada kaldı.Dolu vurdu,çamurdan toplayamadık,zeytinler kurtlandı,döküldü,şikayetlerini çok duyar olduk.Trilyonluk zenginler bile,açlıktan,geçinememekten,mutsuzluktan yakınıyorlar.Bunlara zekat ve Uşr (Öşür) vermenin önemini,malların,servetin zekat ve Öşürle korunabileceğini anlatabilirsiniz." Zekatı ve Öşürü verilmeyen mal ve para pistir,yemek haramdır.(Tam İlmihal,S.303)                                                                   Yani,konuşma ve sohbetlerinizde,vaaz ve nasihatlerinizde,Allahın ahkâmını,Efendimizin ahlak ve Sünnetini günümüze kadar getiren İcma ve Kıyası naklederseniz insanımız bilgilenir,şuurlanır diye ümit ediyorum.Unutulmamalı ki,Edille-yi Şer’iyye ile iman ve amel ederek,mübarek ecdadımız 24 milyon km. kare toprakta medeniyyet kurdu,İslamiyyeti yaydı.Bu mânâda,İslamiyyetden kopunca,halimiz ortada !!!                                                                                 Herkes,namus,şeref,haysiyyetden bahsediyor.tesettürün mahiyeti,önemi,zina ve çıplaklığın kötülüğü ve dehşeti,faiz,içki,kumarın pisliği muteber kaynaklardan nakledilirse,hiç kimse de töhmet altında kalmamış olur.

İnsanımız,mutlaka,Nimetlere Şükretmeyi,Bela ve Musibetlere Sabretmeyi,Günahlarına Tövbe Etmeyi,Kanaat Etmeyi,Allahı Çok Zikretmeyi,İşlerini Allaha Tefviz Etmeyi,Çok Dua Etmeyi,Nefsine Daima Muhalefet Etmeyi,Farzları,Vacipleri,Sünnetleri;haramları,Helalleri,Mekruhları öğrenmek zorunda.İmanını,İbadetlerini,hayatını Hz. Muhammede benzetmeye çalışmak zorunda.Başka türlü bir İslam Dini yok!!!

Bunları da ,ancak,Ehl-i Sünnet âlimlerinin kaynak kitaplarından,muteber İlmihallerden öğrenmek ve öğretmek mecburiyyetindeyiz.                                                      

Kanaatim odur ki;Müftü Efendinin endişelerini izale edecek,resmi görevli olsun olmasın,tüm Müslüman kardeşlerimizin " İslamiyyeti doğru öğrenme,doğru yaşama,doğru öğretme,İslama doğru hizmet etme" yolunda,en güzel imkan sağlayacak,en sağlam metod budur. Hakiki iman,ihlas,ilim,muhabbet,edep sahibi büyük İslam âlimlerinden (Cafer-i Sadık,İmam-ı Azam;imam-ı Şafii,İmam-ı Malik,İmam-ı Hanbel;imam-ı Rabbani,Mevlana Halid Bağdadi,Seyyid Abdülhakim Arvasi gibi) nakil,bu zâtların eserlerini tavsiye,İlmihal bilgisi öğrenmeyi teşvik!

Yoksa,felsefe ve sosyoloji anlatmakla,kendi görüş ve düşüncelerini ,İslam dini hükümleri yerine anlatmakla,dine hizmet asla olmaz.

Hz. Ömer’in (radyallahü teala anh) şu sözüne sığınıp,naklederek son veriyorum.

" MÜ’MİN KARDEŞİNİZDE BİR HATA GÖRÜR DE SÖYLEMEZSENİZ SİZDE HAYIR YOKTUR.SÖYLERSİNİZ DE,DİNLEMEZSE ONDA HAYIR YOKTUR."

Bizden söylemesi !