Tarihin Hiçbir Döneminde Bu Kadar Hainle Savaşmadık

AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda bir çok cephede savaştığını söyledi. Türk milletinin dış düşmanlara alışkın olduğunu söyleyen Gider, “Ama herhalde tarihin hiçbir döneminde bu kadar iç hainle, iç düşmanla savaşmadık” dedi.

Biga’da düzenlenen toplantıda konuşan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Biga teşkilatıyla bir araya gelen Gider, ülkenin selameti için el ele vererek birlikte çalışmak gerektiğini söyledi. Son dönemde hem içeride hem dışarıda savaşın sürdüğünü dile getiren Gider, “Bu dönem gerçekten birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz dönem. Çünkü ne kadar cephe varsa hepsinde savaşıyoruz. Her yerde savaşıyoruz. Dışarıdaki savaşa biz alışkınız. Türk devleti 2 bin yıllık bir devlet. Ve geleneği ‘Devlet ebed müddet. Ama herhalde tarihin hiçbir döneminde bu kadar iç hainle, iç düşmanla savaşmadık.

Allahtan ki devlet güçlü, lider güçlü

Birini indiriyorsun öbürü kalkıyor. Allahtan ki devlet güçlü, lider güçlü. Allahtan ki millet onun arkasında. Biri inip biri kalksa da sırayla hepsi iniyor. Onun için şikayetimiz yok. Ama sizlere teşekkür etme borcumuz olduğunu düşünüyorum. Büyük bir sınav verdi Türk milleti 15 Temmuzda. Kendi yetiştirdiği çocuklara teslim edilen kendi uçaklarıyla vurulan çok az millet var dünyada. Ve ne yazık ki hep söyledim, bunlar bizim sevdiğimiz çocuklardı. Analarının babalarının da gurur duyduğu çocuklardı. Onlar kendilerine bir de isim bulmuşlardı ‘Altın nesil diye. Ama gördük ki robotun ne altını oluyor, ne gümüşü ne bronzu. Robot, robottur. Robota kim talimat verirse onu dinliyor. Kumandası kimin elindeyse onu dinliyor. Bunların kumandası bir hainin elinde, o hainin kumandası da Amerika’nın elinde. O zaman bu çocuk nasıl yetişti, ne biliyor hiç önemi yok. Ne memlekete hayrı olur, ne kendisine, ne ailesine hayrı olur.

Böyle büyük bir operasyonda sıfır yanlış olabilir mi? 

Dün bir bayan geldi. Ben uzun yıllar idarecilik yaptım ve tek işim insan. Hiç ben makineyle uğraşmadım. Çiftçilik de yapmadım. Hep insanla uğraştım. O yüzden tanıdığıma inanırım ve bu kadın da bana samimi geldi. 14 yıl evli kalmış, 2 tane çocuğu var. Birisi spastik özürlü. Kocası emniyet görevlisi, kendisi de emniyette sivil memurken evlenmiş. ‘Kocamı önce bir ifadeye çağırdılar. Casusluk davası ile ilgili. Dedi ki bana, ‘Ben istihbaratta çalışıyorum. Böyle şeyler olabilir. Sonra kocam kayboldu. Bu olaylar olunca bir baktım ki bunların bazıları tedbir olsun diye cemaat dışı evlilikler de yapıyorlarmış. Şu anda aç kaldım ona da yanmıyorum, çocuklarıma bakmaya çalışıyorum ona da yanmıyorum. Ben 14 sene beni seviyor sanmıştım, ben projeymişim diyor. Ne kadar acı. Yani kadının 14 sene yaşadığı kocası kendisini bir tedbir olarak görüyormuş. Bunların ne evliliklerinde hayır var, ne analarına bakışta ne evlatlarına bakışta. Bunlar için her şey ‘hocalarının emrini yapıyorlar mı, yapmıyorlar mı? Allaha şükür dünyada böyle bir örgütle mücadele edebilen çok az devlet vardır, çok az lider vardır. Bunun ben imtihanını verdiğimizi düşünüyorum, hala veriyoruz. Hepinizden ricam şu; Başbakanımızın bu konudaki beyanı net, içimizdeki son masum dışarıya çıkıp dışarıdaki son hain içeriye girene kadar bu süreç devam edecektir. ‘Şu yanlış olabilir. Olabilir. Böyle büyük bir operasyonda sıfır yanlış olabilir mi? Bizim görevimiz, hataları düzeltmek. Bu bir süreç, gerekirse yıllarca devam eder. Bu sürecin başarıyla üstesinden geleceğiz diye düşünüyorum” dedi.

 

PAYLAŞ