ONLAR DA İNSANDI!

ONLAR DA İNSANDI!

23/07/2016

Sabit isimli bir fakir genç,iş aramak için köyünden çıkmış,dere kenarındaki tarla ve bahçelere bakarak giderken,derede kendisine doğru gelen bir elma görür..Karnı acıkmıştır,elmayı ağzına götürür,ısırır...Tam o sırada, ’’Haram’’ olabileceği aklına gelir ve ısırdığını tükürür.Elma elinde,elmanın geldiği tarafa doğru yürür.Biraz ileride bir elma bahçesi görür.İçinde çalışan yaşlı adama doğru gider,selam verir ve der ki; ’’Amca,ben bu elmayı derede buldum.Çok aç olduğum için ısırdım,ama haram olur endişesi ile yutmadım.Bu elma senin tarlana ait ise bana hakkını helal et.’’ Yaşlı adam bir elmaya,bir de delikanlıya bakar,cevap verir: ’’Evet evladım,bu bahçe benim.Bu elma da bu bahçeye ait.Benim işlerimde boğaz tokluğuna yardım edersen,hakkımı helal ederim.’’ Delikanlı kabul eder,canla başla çalışır.Kendisine verilen işleri yapar.Günler geçer,bir sorayım bakalım der ve sorar: Amca,hakkını helal ettin mi? Hayır, der yaşlı adam.Bir şartım daha var. Onu da yerine getirirsen,hakkımı helal ederim sana .... Nedir, o amca? Benim kör,sağır,dilsiz,sakat bir kızım var.Onu sana nikahlayayım.Kabul edersen,hakkımı helal edeceğim. Delikanlı düşünür,kaçış yok,kurtuluş yok. Çünkü,bu ’’KUL HAKKI’’ dır.Mutlaka helallik almak lazım,kabul eder...Nikah kıyılır.Delikanlı gerdeğe girer,bir de ne görsün?!Ayın ondördü gibi,güzeller güzeli bir kız,karşısında duruyor ! Allah,der dışarıya kaçar.Yaşlı adama,’’Amca,sen bana kör,sağır,dilsiz,sakat bir kız dedin.İçeride dünya güzeli bir kız var,hiç bir kusuru da yok.Bir yanlışlık mı oldu? ’’ deyince,yaşlı adam der ki; ’’ Hayır evladım,yanlışlık yok.O kız,benim kızım.Kördür dedim,hayatı boyunca hiç ’’Haram’’ a bakmadı.Sağırdır dedim,bu yaşına kadar, ’’ Haram söz’’ duymadı.Dilsizdir dedim,bugüne kadar ’’Haram kelam ’’ konuşmadı.sakat dedim,çünkü asla,’’Haram’’ a yürümedi ve el uzatmadı. Olsa olsa,senin gibiAllah’tan korkan,kul hakkından sakınan,haramı helali bilen bir gence layıktır dedim ve seni imtihan ettim.Haydi,Allahü teala mesud bahtiyar etsin...’’ Masal gibi değil mi??!! Ama,asla masal değil...Hakikatin ta kendisi ! İşte,bu evlilikten,büyük İslam Alimi,büyük Veli,Mutlak müçtehid,Ehl-i Sünnet Vel Cemaat itikadını derleyip toplayan,Resulullahın (Aleyhisselam) emanetini günümüze tertemiz ulaştıran NUMAN Bin SABİT İMAM-I ÂZÂM EBU HANÎFE Hz. doğmuştur. Böyle ana-babadan böyle evlat tabii ki ! Yine,bir beldede bir köylü,başka bir köylüden bir tarla satın alır,parasını öder,helallaşıp ayrılırlar...Birkaç gün sonra,adam aldığı tarlayı sürerken bir küp altın bulur.Küpü aldığı gibi,doğruca tarlayı satın aldığı adama gider, ’’Bu küp bana sattığın tarladan çıktı.Bunu al,sana aittir.’’ der...Diğeri kabul etmez. ’’Hayır,ben sana tarlamı sattım,paramı da aldım.Ne olursa olsun,ne çıkarsa çıksın sana aittir.Ben bu küpü alamam.Kul hakkı olur.’’ der... Alırsın,almazsın derken mahkemelik olurlar.Kadı’nın huzuruna çıkarlar.Kadı,ikisini de dinler..Bakar ki bu davayı çözemeyecek,ikisi de altın dolu küpü istemiyor.Onlara sorar :’’Sizin evlilik çağına gelmiş çocuklarınız var mı?! Birisi oğlu olduğunu,diğeri de kızı olduğunu söyleyince,Kadı; ’’Senin oğlunla,senin kızını nikahlıyorum,kabul etmediğiniz bu bir küp altını da onlara nikah hediyesi o0larak veriyorum.Haydi Allah mübarek etsin.’’ der,mesele hallolur ! Şaka gibi,değil mi ??!!Ama,kesinlikle şaka değil,hakikat ! İşte,bu evlilikten de,Âlim ve Evliyanın en büyüklerinden olan Bayezid-i Bistamî Hz.(Kuddise sirruh) doğmuştur. Şimdi,hepimiz,bu anlattıklarımızı bir boy aynası kabul edip,bu aynada kendimize bir bakalım !!! Bu anne-babalara benziyor muyuz ??!! Evlatlarımızdan şikayet etmeye yüzümüz var mı?! Onlar da insandı,onlar da Müslümandı. Ama,sözde değil,özde Müslümandılar.İslamiyyet ’’HÂL’’ dinidir. ’’KAAL (söz)’’ dini değildir. Bundan dolayı,bir Müslümanın neye,nasıl inanacağını,nasıl yaşayacağını,neleri yapıp,neleri yapmayacağını,ahlakının nasıl olacağını anlatan ilme, ’’İLM-İ HÂL ’’,yani Hâl İlmi denir. Onlar,bizim gibi ’’ Haram,helal ver Allahım / Utanmaz kulların yer Allahım ’’ dememişler...Fark bu !! Hiç olmazsa,onları,onlar gibileri tanımak ve sevmek,onların ilmiyle,ameliyle,ahlakıyle yaşamaya çalışmak ne büyük şereftir, Elhamdülillah !!!