Kantincilerle, Kuntinciler Karşı Karşıya!

Kantincilerle, Kuntinciler Karşı Karşıya!

20/11/2017

100 milyonun üzerinde para harcanan, 2 binin üzerinde insana ekmek kapısı olan ve her gün 10 bin kişiye şifa dağıtan 5 yıldızlı otel kalitesinde hizmet veren yeni devlet hastanesi açıldığı günden bugüne birilerinin hedefinde… Yardakçılarıyla bu devasa yatırımı yerden yere vuruyorlar...! Yıllardır koltuk işgal eden ama tek bir çakılı çivisi olmayan bu kimseler, böylesi güzel işleri perdelemek için ellerinden geleni, türlü kirli yöntemlere başvurarak kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Son operasyonları ise “Yeni Devlet Hastanesi Kantin İhalesi”

Her gün 10 bin kişinin hizmet aldığı hastanenin açılacağı güne kadar ulaşım sorununu çözmeyen bu zihniyete, CHP’li Kepez Belediye başkanı Ömer Faruk Mutan da isyan ederek şunları söylemişti; “Biz sizden insanı bir şey istiyoruz. Kepez halkı, ezik bir halk değildir. Kepez’de yaşayan insanlar da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Eşit koşullarda, mevcut protokolün tazelenmesini istiyoruz. İnsan gibi söyledik. 3,5-4 yıldır söylüyoruz. 1,5 yıldır mahkemelere düştük. Yeter ya.  İsmail Özay belediye başkanıyken yine ulaşımda bize haksızlık yapılıyordu. O haksızlığa karşı vilayete gittik. Bak bir dahakine Çanakkale Belediyesine yürürüz, ona da söyleyeyim. Biz adalet istiyoruz ya. Hak, hukuk, adalet istiyoruz. Eşit yurttaşız. Eşit koşullarda bir protokol istiyoruz. Bir önceki protokolü yapan Belediye Başkanımda geldi. Biz o gün yaptığımızda nüfus 10 bindi, şimdi 30 binlere dayandı diyor. Eşit koşullarda protokol istiyoruz. Ulaşımda adalet istiyoruz. Ulaşımı kökten çözmemiz lazım. Paydasına insanı alacağız, ortaklaşacağız ve çözeceğiz. Benim babamın çiftliği mi Kepez? Senin babanın çiftliği mi Çanakkale? Kusura bakmayacaksın. Oturacağız, eşit koşullarda masaya yatıracağız ve çözeceğiz. Kepez halkının çıkarlarını kimseye yedirmem”

Baktılar ki ulaşım işinde yapılan zulmü vatandaş gördü, başka bir hedef bulmalıydılar, yeni devlet hastanesinin kantin ihalesi. Bir gün öncesinde başladılar; “kantin ihalesi yapılmadan önce kantin açıldı bu nasıl iş?” Bu soruyla hedeflenen şuydu, “yarın kantin ihalesi yapılacak ama daha ihaleyi alan firma belli olmamasına rağmen birileri kantine malzeme indiriyor, satışa başlıyor, ihale hikâye, verileceği adres belli...!”

Oysa biraz araştırılsa meselenin böyle olmadığı görülecekti. İl sağlık müdürlüğü de hemen bir açıklama yaptı dedi ki; “İhale işleri en az bir ay sürer, vatandaş mağdur olmasın diye bizde, kamuya ait olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Dardanos yerleşkesi işletmesinden destek istedik, iki aylığına gelin burayı siz işletin, hastalar, hasta yakınları su, çay, simit ihtiyaçlarını en azından karşılasınlar.” Ne var bundan çok mantıklı ve vatandaşı düşünen bir adım değil mi? Özel bir firmadan, ya da şahıstan destek alınmadı, kâr amacı gütmeyen bir kamu kurumundan destek istendi. Ama yardakçılar boş durmadı, algı çalışmasıyla vatandaşın kafasını bulandırmak istediler.

Bitmedi “Dev İhale” olarak nitelendirilen kantin ihalesi yapıldı. 19 firma katıldı. Şartnameye göre yeterli şartları sağlayamayan 4 firma elendi. SGK borcu yoktur kağıdı, ihale gününden önce alındığı için elenen bir firmanın temsilcisi bu işi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar götüreceğini söyledi. Geçtiğimiz günde Sağlık İl Müdürlüğüne bir itiraz dilekçesi yazdı. SGK borcuyla ilgili aldığı evrakın ihale tarihinden önce alınsa bile içinde bulunduğu ayı kapsadığını ve kurumun kendisini bu yüzden elemesinin haksızlık olduğunu, ihalenin bu yüzden iptal edilmesini istedi, bakalım sonuç ne çıkacak. Yani itiraz eden firma ihalede herhangi bir fesat ya da başka bir durum var diye itirazda bulunmadı, teknik bir uyuşmazlıktan dolayı itiraz etti.

Ama birileri bu ihalenin adrese teslim edildiğini iddia etti ve iddialarını ispatlamadılar, çamur atıp, mide bulandırmaya çalıştırlar. Bu kimseler uzun süredir, sahiplerinin kendilerine verdikleri bu görevi yapıyorlar! Öncelikli olarak bu ihalenin adrese teslim edildiğini söylemek, ihaleye katılan firmalara, ihale komisyonuna, sağlık il müdürlüğüne ve konuyla ilişkilendirilen siyasilere atılmış büyük bir iftiradır ve bir suçtur, konuyla ilgililerin suç duyurusunda bulunduklarını biliyorum.

Yıllık 1 Milyon 701 lira bedelle 3 yıllığına alınan böylesi büyük bir ihalenin adrese teslim edildiğini söylemek deli saçmasıdır. İhale herkese açık olarak yapılmıştır, gazeteciler de dahil birçok kişi ihaleyi izlemiştir. İhale süresince kuruma ait kameralar da kayıt almıştır ve tüm gelişmeler ihaleye katılan firmaların gözü önünde yaşanmıştır. Eğer burada en küçük bir kayırma olsaydı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar giderim diyen firma temsilcisi o zaman ne yapardı? Buna benzer algı operasyonları, GESTAŞ üzerinde de yapılmaya çalışılmaktadır. Yaşananlara tüm Çanakkaleliler şahitlik etmektedir. Şehre bir çivi dahi çakmayan bu fitneci kuntinciler böylesi deli saçması algı operasyonlarıyla Çanakkale’ye yazık etmektedirler...