İskele Meydanında Bir Aciz Var!

İskele Meydanında Bir Aciz Var!

12/11/2016

Çanakkale şehitlerine vefa gösteremedi, buna sebep olan ise bir aciz…!

Evet tam olarak böyle oldu, ikinci Çanakkale savaşı olarak gördüğümüz FETÖnün hain darbe girişimine karşı millet tek vücut halinde mücadele verdi. 241 şehit ve yüzlerce yaralı, milyonlarca kırık kalp kaldı geriye. 15 Temmuzu unutmayacağız, hep hatırlayacağız, bunun için herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Nöbetlerin tutulduğu meydanların adları Demokrasi Şehitleri Meydanı olarak değiştirildi, parklar açıldı, köşeler oluşturuldu. Bu tip girişimler semboldür, küçüktür ama çok kıymetlidir, hele bizim gibi ahde vefayı borç bilen toplumlar için ayrı bir öneme sahiptir.

Tüm şehirlerde olduğu gibi Çanakkale de 15 Temmuz darbe girişimine karşı göğsünü siper etti ve o gün dimdik durdu. Belki şehirde tanklar yoktu, İstanbul, Ankarada ki gibi ama hiç önemli yok, tanklara karşı duran ruh o gün İskele Meydanındaydı… 27 gün boyunca nöbetler tutuldu, birlik beraberlik mesajları verildi, sanki ihtiyacımız olan o kucaklaşmaları da bu vesileyle yaşadık nöbetlerde. Herkes el eleydi, gönül gönüleydi…

Herkes oraydı, orada olmayanlar ise “Darbe Bize Değil, Size Yapıldı” diyenlerdi. Kim mi onlar, bu şehrin acizleri… aciz demek güçsüz demek, beceriksiz demek evet tam olarak böyle diyoruz orada olmayanlarla bu şehrin acizleriydi…

27 gün boyunca meydanda nöbet tutan binlerce insanı, “1 hafta 10 gün Nöbet tutularak demokrat olunmaz” sözleriyle aşağılayan malum acizden Çanakkale bir şey istedi… Gelin şehitlerimizin hatırası için ve bu kahraman halkın duruşu için şu meydanın adını Demokrasi Meydanı olarak değiştirin. Önce evet dedi, talepte bulunanlara sonra, papazları devreye soktu… Papaz uzun bir cümle kurdu dedi ki; “Gezi Meydanı ve benzeri öneriler örnek alındığında; özgün bir zaman biriminde belli bir mekânın tarihine ve bu mekânda gerçekleşen, dolayısıyla söz konusu mekân ile özdeşleşen bir olaya atıfta bulunmaları sonucu bu oy tercihlerin bir taklitten öteye anlamlı sonuçlarının olamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.” yani çarkları kendi istekleri ve önerileri için çalıştırdılar ve 27 gün boyunca meydanlara görünmeyen, bir bardak suyu bile nasip olmayan acizin dediği oldu…

Peki neden? Yarın olurda iklim değişirse hesabını veremeyeceğim bir karara imza atmayayım dedi de ondan… Nasıl yani, tam olarak öyle işte…. Ergenekon, Balyoz gibi davalara bakarak dedi ki, “ya bu işler yarın dönebilir, neme lazım biz girmeyelim bu işlere…” Döner dediği işte, 241 şehidimiz, binlerce yaralımız, milyonlarca kırık kalbimiz var…Fakat acizin unuttuğu bir şey vardı, dönecek bir şey yok. Bu ülkede Ergenekon da, Balyozda  bal gibi vardı. Fakat malum yapı kendi menfaatleri için bu davalara sızdı ve sonuçları ortada…! Yani devranın dönebileceği umudunu taşıyanlar adım atmaktan çekiniyorlar… Durum tam olarak budur…