İnsanlar ve Balıklar!

İnsanlar ve Balıklar!

02/01/2016

1978 yılı,Ocak ayının soğuk bir günü...Fakültede dersten çıktık,öğle yemeğini bir simit,bir çayla geçiştirip Bayezid Meydanında,Yümni Pastanesi altındaki Beyaz Saray kitapçılar çarşısına gittik.Yanımda Tarih bölümünden arkadaşım Kırımlı Yusuf vardı.Kitaplara bakarak dersi bekleriz diye,vitrin ve sergilerdeki kitapları inceliyorduk.

Ötüken kitap evinin önünde iken yanımıza siyah paltolu,siyah çantalı 30-35 yaşlarında bir beyefendi geldi." Gençler talebesiniz herhalde" dedi.Ben "Evet,ben Türkolojide,arkadaşım tarihte okuyoruz." dedim.O, " Kitaplara mı bakıyorsunuz?"dedi." Evet" dedim.Sergiden bir kitap aldı,ortalarında bir sayfasını açıp bana verdi," Şu paragrafı okur musun kardeşim?" dedi.Yüksek sesle okudum. " 3. Dünya savaşı birgün mutlaka çıkacak ve korkarım ki,bu savaşta nükleer silahlar da kullanılacak.Tek endişemiz ve korkumuz bu nükleer savaştan İnsanlar ve Balıkların da zarar görmesidir."yazıyordu.

Bunun ne anlama geldiğini bilemediğimden güldüm." Abi,bu adam manyak mı?Bu kadar canlı türü var,insanları anladım da neden balıklar?" dedim.Bu satırların yazarı İngiliz sosyolog ve felsefeci Bertrand Russell idi.İşte,o zaman,o beyefendi çok garip,çok tuhaf şeyler söyledi.Dedi ki:" Bakın gençler,ben masonistim.Dünyadaki ve Türkiyedeki tüm masonları tanırım.Bu yazar,dünyanın en büyük,en meşhur masonlarındandır.Onun bu ifadeleri bir şifredir." İnsanlar" dediği Yahudiler," Balıklar" dediği de masonlardır.Onların inancına göre bu iki gurubun dışında kalanlar,insan filan değildir.Onlar bize börtü-böcek gözüyle bakarlar.Ve inanın ki,bu iki gurup insan her kılığa,her şekle,her fikre bürünürler.Şimdi anladınız mı "İnsanlar ve Baliklar"ı?"

Yusufla ben donup kaldık.19-20 yaşlarında iki fakülte talebesi.....Bunları nereden bilelim?Kendimi toparladım" Abi,senin adın ne?" diyebildim.Cevap verdi;"Benim adım,Aytunç Altındal" !!!

Daha sonra,kitaplarından,Tv programlarından,You Tubedaki video ve bilgilerinden çok şey öğrendiğimiz,Hristiyanların ve Masonların korkulu rüyası,rahmetli Aytunç Altındal !

Söylediklerini,kafama,beynime yazdım.Bu nasıl olur,olabilir diye çoook düşündüm.Ta ki,Milliyetçi Cephe hükümetinin bir bakanı olan Agah Oktay Günerin,resmi görevle gittiği İngilterede,İngiliz yetkililerle bir balık lokantasına gidip sipariş verirken," Give me a fish" diyeceği yerde,"I am a fish"dediği güne kadar! İngiliz yetkililer ayağa kalkarak alkışladılar ve bu,haber konusu oldu.Tabii ki,bizim jeton da düştü.Evet,her kılığa,her şekle,her fikir mensubu haline girebiliyorlarmış demek!                 Okuduk,araştırdık,inceledik,sorduk,dinledik,öğrendik !!!                                                             

Mustafa Kemal,mason localarını kapattığında,bu loca ve derneklerin tüm mal varlıkları ve paraları kime devredildi,biliyor musunuz?! Halkevlerine !!! Herkesin,hatta kendi üyelerinin bile solcu,sosyalist diye bildiği Halkevlerine !                      Hiç unutmuyorum...Türkiyede masonların çıkardığı Mimar Sinan adlı dergide okumuştum.Şöyle diyordu;"Solcu,sosyalist gençler,bizim gönüllü askerlerimizdir.Bunun asla farkına varmazlar.Ama her halleriyle bize hizmet ederler."                                                              

Peyami Safanın babası,İlhami Safa "Nasıl Mason Oldum" adlı kitabında,"Masonluk nedir?" sorusunu şöyle cevaplıyor:" Masonluk,din,dil,mezhep,ırk farkı gözetmeksizin,tüm insanların çağdaş,laik,dinsiz bir dünya görüşünü benimsemeleri için çalışmaktır.Gayemiz budur."                                                                             

Yıllarca Türkiyede solculuğun,güya liderliğini yapmış olan Tip kurucusu Behice Boranın ve Bülent Ecevitin Robert Kolej mezunu olduklarını düşünürsek ??!!Nazım Hikmetin dedesi Nazım Paşanın ve Fetullah Gülenin anne tarafından sülalesinin Seferad Yahudisi olduğunu düşünürsek??!! Ne garip değil mi??!!Robert Kolej demişken,hani şu Gezi Olaylarına öğrencilerinin katılabilmesi için sınav tarihlerini değiştiren,öğrencilerin devamsızlıklarını silen Robert Kolejden bahsediyorum.                               

Yaz-Boz programına katılan Yahudi işadamı David Kazado diyor ki; " Ben masondum.Masonluktan ayrıldığım için beni bile bitirdiler.Bunlar Türkiyede çok etkili,çok güçlüdürler.Rotary Kulüpler de mason localarının alt kuruluşlarıdır."                            

Doç. Ramazan Kurtoğlu,bir Tv programında,şahsen,ismen tanıdığı Diyanet üst düzey görevlileriyle,bazı müftü ve vaizlerin aslında mason olduklarını söyleyince hiç şaşırmadım.Çünkü,Osmanlının son Şeyhülislamı Musa Kazım Efendi bile masondu.                                                                         

11 Haziran 2005 tarihli Akşam gazetesinde,Büyük Doğu Mason Locası başkanı Dr. Alain Bauerin bir beyanatı çıkmıştı." Modern Türkiyeyi kuranlar masondu" diye...Hiç şaşırmadım....

Asıl anlamadığım,kabullenemediğim ise şudur!!! Diriliş-Ertuğrul dizisindeki Kurdoğlu,Tapınakçılarla işbirliği yapınca televizyon karşısında,hain diye bağırıp çağıran,küfürler edenler,gerçek hayatta,günümüzde içimizdeki hainleri,tapınakçıları neden araştırmazlar,tanımak istemezler?! Yani,dizide olunca hain ve kötü de,gerçek hayatta,günümüzde olunca kıymetli birer beyefendi mi oluyorlar?                                               

Mesela,Süleyman Yeşilyurtun Mason Komutanlar,Popüler Masonlar,Türkiyenin Büyük Masonları kitaplarını okursanız çok şaşıracaksınız.                                                             

" Hür Ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası"nın1909da,İttihad ve Terakki zamanında,Abdülhamid Han tahttan indirildikten sonra kurulmuş olması,herşeyi anlatıyor aslında!

Çook okumamız,araştırmamız,öğrenmemiz lazım ki,bilelim! Tabii,saçma sapan dizilerden,akla ziyan evlilik programlarından,onbinlik beşikler olan stadyum ve futboldan fırsat bulabilirsek?!

Ah,şu vurdumduymazlıktan,bana necilikten,aman canım,boşvercilikten bir kurtulabilsek ! Dostu,düşmanı o zaman tanıyabileceğiz işte !

Bizden söylemesi !