Hristiyanlar Nasıl Yalan Söyler

Hristiyanlar Nasıl Yalan Söyler

07/01/2017

Batılı mecmualar,ikide bir (Kitab-ı Mukaddeste hatalar var) yazmaktan geri kalmazlar..İçlerinde meşhur ilim adamlarının,teologların ibret ile okunacak ciddi makaleleri bulunur. Mesela,1971 senesinde ikinci defa değiştirilen İngiliz İncilinin önsözünde bulunan şu ifadeler akla zarardır...En son düzeltmeyi yapan heyet,önsözde şunları söylüyor : (......Kral James tarafından hazırlatılan Kitab-ı mukaddesin ifadesi, hakikaten son derece mükemmeldir. İngiliz neşriyatının en yüksek bir eseri olarak kabul edilebilir. Fakat, ne yazık ki,bu kitapta gayet ağır hatalar vardır ve bu hatalar, o kadar çok ve ciddidir ki,bunların muhakkak düzeltilmesi lazımdır.)                                                   

Hristiyanlık ve tahrif edilmiş İnciller üzerinde çalışmalar yapan Güney Afrikalı Ahmet Didat anlatıyor : ( Amerika’da neşr olunan AWAKE (Uyan) isimli mecmuanın 8 Eylül 1957 tarihli sayısında şöyle bir makale çıktı : ’’ Meğerse, Kitab-ı mukaddeste tam 50.000 hata varmış.Geçenlerde bir genç hristiyan KJV Kral James Beyanı olan  Kitab-ı mukaddesten satın almış. Tabii ki İncil’i Allah kelamı kabul ettiğinden,içinde hiçbir hata bulunmadığını zan ediyordu.Fakat eline geçen bir LOOK mecmuasında ’’İncil Hakkında Hakikatler’’ isimli makalede, 1720 tarihinde kurulan bir dînî meclisin Kral james tarafından hazırlatılan İncil’de 20.000 hata bulunduğunu meydana çıkardığını okuyunca şaşırıp kaldı. Çok üzüldü. Bu meseleyi ruhani arkadaşlarıyla görüştüğü zaman,onlar kendisine ; Bugünkü İncil’de 20.000 değil, 50.000 hata var, demezler mi ?! Genç adam kendinden geçti,şimdi bize soruyor : Allah aşkına söyleyin Allah kelamı sandığımız İncil,böyle hatalarla dolu bir eser midir? ) Ahmet Didat devam ediyor anlatmaya : ( Ben bu mecmuayı dikkat ile okumuş saklamıştım. Birgün kapım çalındı. Karşımda kibar,güler yüzlü bir genç gördüm.Beni selamladıktan sonra kartını uzattı.Üzerinde ’’YEHOVA ŞAHİDİ’’ yazılıydı.Bu isim,bir kısım hristiyan misyonerlere verilen isimdi..Tatlı bir sesle,beni hristiyanlığa,kurtuluşa davet etti.Allah kelamı İncil’e inanmamı tavsiye etti.ben de onu içeriye davet ettim.kahve ikram ettim.Kendisine,; Siz tevrat ve İncil’i Allah kelamı olarak kabul ediyorsunuz değil mi,diye sordum..Muhakkak dedi...O halde tevrat ve İncil’de hiçbir hata yoktur değil mi,dedim...Olamaz dedi...O zaman,kendisine AWAKE mecmuasını gösterdim.Bu mecmua Amerika’da basılmıştır,hristiyanlar basmıştır,dedim...Adam,birdenbire hayrete düştü,verin okuyayım dedi...Okudu,tekrar tekrar okudu...Yüzünün nasıl bozulduğunu,nasıl mahcub olduğunu görüyor,içimden gülüyordum... Bakınız dedi,bu mecmua 1957 senesinde basılmış...Biz şimdi 1980 yılındayız.Aradan 23 yıl geçmiş,hatalar bulunmuş ve düzeltilmiştir....Ben de dedim ki; Bu 50.000 hatadan kaç tanesi bulunmuş,düzeltilmiştir? BU konuda bana bilgi verebilir misin? Düzeltilen hatalar hangileridir? Başını eğdi,utana utana ,bilmiyorum dedi... sayın misafirim,,içinde 50.000 hata bulunan,ikide bir değiştirilen,düzeltilen bir kitabın Allah kelamı olduğuna nasıl inanırım? Bizim kitabımız Kur’an-ı Kerim’in bir harfi bile bu güne kadar değişmemiştir,değişmeyecektir.İçinde tek hata yoktur.Siz beni hidayete eriştirmek istiyorsunuz ama,rehberiniz olan İncil hatalı,yolunuz şüphelidir.Bunu bana nasıl izah edersiniz,dedim...Zavallı perişan olmuş,hayrette kalmıştı.bana müsaade ediniz,büyük papazlarla görüşeyim,birkaç gün sonra size uğrarım,dedi..Gidiş, o gidiş...Aylardan beri bekliyorum,ne gelen var,ne giden...)  (Herkese Lazım Olan İman, S. 283,284 ) İşte,hristiyanlar böyle yalan söylüyorlar...hem birbirlerine,kendi cemaatlerine..hem de tüm dünyaya...

Ben de bizzat yaşadığım,şahit olduğum,konuyla ilgili iki hatıramı nakledeyim...1993-94’lü yıllardı...Çanakkale Valisi Hüsnü Tuğlu,Gökçeada’ya ziyarette bulunmuştu..   

Yanında gelen devlet ricali ve adadaki amir ve müdürlerle birlikte kalabalık bir gurup olarak adanın tamamını gezdik,tüm köyleri ziyeret ettik. Eski Bademli köyüne gittiğimizde,bizi Rum Patrik vekili karşıladı..Vali Bey görmek istediği için,köyün kullanılmayan kilisesini açtılar.Kilisenin girişinde, herkesin basarak girip çıktığı yerde altı köşeli yıldız vardı. vali bey sordu: ’’Bu nedir,neden buraya koyulmuş?’’ Patrik cevap verdi :’’Bizim denizcilerimiz fırtınaya yakalandıklarında,bu yıldız çizilmiş mermerleri çıkarıp dua ederler,fırtına dinermiş.Biz de o günlerin hatırasına bu kutsal yıldızı buraya koyduk.’’  Vali bey de taşı gediğine koydu :Sizler,kutsal saydığınız şeyleri hep böyle ayaklar altına mı koyarsınız,kutsallarınızın üstüne mi basarsınız?!  Patrik,onlarca insanın arasında kıpkırmızı oldu,cevap veremedi...Çünkü,yalan söylemişti..O , altı köşeli yıldız aslında Hz. davut Aleyhisselamın mührüydü...Her ne kadar,bugün israil bayrağında,Siyon yıldızı diye sergilense de bir peygamber mührü ! Ve onlar,kasten,ona basarak oraya girip çıkıyorlar...Hayatları yalan... Topluluğun en arkasından,papaz Dimitri ile ikimiz gidiyorduk. Dedim ki; ’’Dimitri,sen hristiyansın,ben Müslümanım.Sen Hz. İsa öldü,çarmıha gerildi diye inanıyorsun.ben,Hz. İsa’yı öldürmek isteyen yahudi çetenin lideri öldürüldü,çarmıha gerildi,Hz. İsa’yı Allah göğe kaldırdı,Hz. İsa ölmedi,gelecek diye inanıyorum..hangimiz daha samimi ve doğru ve dindar?!  Dimitri,kıpkırmızı oldu..Kısık sesle,biraz da kızgın şekilde bana çıkıştı..’’ Ben de biliyorum,İsa ölmedi..Böyle söylersem,cemaatime ne anlatacağım? Sen beni ekmeğimden mi edeceksin?Beni dakikada afaroz ederler,ya da öldürürler..Allah aşkına sus,kapat..’’ dedi...Bir hayli de tedirgin olmuştu..Ben uzatmadım...Ya,tartışmak istemediği için,bana yalan söyledi, ya da hala cemaatine yalan söylemeye devam ediyor....  İşin en kötüsü bunlar,her kılığa da gigiyorlar...FETÖ gibi....İslamın adını kullanıp,Peygamber Efendimizin adı ile,Eshab-ı Kiram ile,Kur’an ile VATİKAN’ın ’’Dinler Arası Diyalog’’ projesine,yani Asya kıtasının hristiyanlaştırılması emeline hizmet de edebiliyorlar... DAEŞ’e islam adına katliamlar yaptırıp,cinayetler işletebiliyorlar...Rahmetli babacığımın sözü hep aklımda : ’’Oğlum,aç gözünü,açarlar gözünü! ’’  Millet olarak gözümüzü açma zamanıdır...Haçlı yalanlarına,provakasyonlarına kanmadan, DÎNÎ ve MİLLÎ kimliğimize,ASLIMIZA dönme zamanıdır...    

BİRLİK,BERABERLİK;KARDEŞLİK içinde..... GEÇ OLMADAN !!!