HACI BEKTAŞ-I VELİ HAZRETLERİ-4

HACI BEKTAŞ-I VELİ HAZRETLERİ-4

29/08/2015

Bektaşi denilen bu tarikatın Hak yolda olan mensupları zamanla azaldı,boşalan tekkeleri Fadlullah Hurufi’nin (1340-1393 ) talebeleri doldurdu.Bugün Bektaşi denilince iki tip insan akla gelir.Birincisi, hakiki,doğru Bektaşi olup,Hacı Bektaş-ı Veli’nin gösterdiği hak yolda giden,temiz, Müslümanlardır.İkincisi, sahte,yalancı Bektaşilerdir.Bunlar bozuk yolda olan Hurufiler olup "Bâtıla" ismiyle anılırlar.Hurufiliği bir İran yahudisi olan Fadlullah bin Abdurrahman Tebrizi kurdu.Kurduğu bu sapık yolu anlatan bir kitap yazdı.CÂVİDAN isimli bu kitapta Kur’an-ı Kerim harflerine anlamlar vererek ,kendisini Tanrı ilan etti.Kurduğu bu bozuk yolu,Yahudilik,Hristiyanlık,Zerdüştlük ve eski Yunan filozoflarından istifade ederek hazırladı.Yahudilerle hep içiçe oldular.                                                                     

Sabetayist Yahudi Ilgaz Zorlu, Bektaşiliğin içine nasıl sızdıklarını şöyle anlatıyor : " Sabetaycılar,kendi din adamlarını Melamilik tarikatı içinde yetiştirmişlerdir.Bu çok ilginç ! Adam Hahamdır,ama dışarıdan baktığınız zaman Melamilik,Mevlevilik,Bektaşilik tarikatlerinin din adamı gibi görünür."                                                        

Hurufiliğin bozuk inanışları İslam ülkelerinde de cahil halktan bazı kimseler arasında yeyılmaya başlayınca Timur Han’ın oğlu Miran Şah 1393’de Fadlullah Hurufi’yi öldürdü,bacağından iple bağlayıp sokaklarda sürükletti. İslamiyyet için çok tehlikeli olan Hurufiliğin yayılmasını önledi. Bundan dolayı,Bektaşi adı altında kendilerini gizleyen Hurufiler, Timur Han’ı hiç sevmezler,hep kötülerler.                           

Hurufilik,haramlara helal dediği için,nefsin kötü arzularına serbest dediği için bozuk ruhlu insanlar arasında çabucak yayıldı.                                              

Fadlullah Hurufi öldürülüp,Esterabad şehri yakılınca dokuz yardımcısı kaçtı.Bunlardan Aliyyül-A’lâ adındaki yardımcısı Anadolu’ya gelerekbir Bektaşi tekkesinde Cavidan kitabını gizlice yaymaya,cahilleri aldatmaya başladı. " Hacı Bektaş-ı Veli’nin yolu budur." dedi.                                                                

Hacı Bektaş-ı Veli’nin yolundan ayrılmayan hakiki Bektaşileribunlardan tamamen ayrıldılar.Bektaşi tarikatı adı altında saklanan Hurufilere göre namazı bir kere kılmak,orucu bir kere tutmak,guslü de ömründe bir kere almak lazımdır.                                      

Bektaşiler,çoğu zaman,bilhassa Tanzimat’tan sonra siyasetle içli dışlı olmuşlardır.Jön Türkler ile Bektaşi Tekkelerinin münasebetleri eskiden beri bilinmektedir.Özellikle 1826’dan sonra Mason  locaları ile işbirliğine girmeleri çok ilginçtir.Bektaşi şeyhlerinin çoğunun bu localara kaydoldukları,bunun sonucu olarak,Bektaşilerin siyasi düşüncelerinde,tarikatın ayinlerinde önemli ölçüde Mason tesirleri görülmektedir.              

Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri,                 

Makalat adlı eserinden,ilm silsilesinden de anlaşıldığı gibi,İslam dinine sıkı sıkıya bağlı,İslamiyyete uymayan davranışlara karşı çıkan bir İslam Alimi,mübarek bir Velîdir.                                                                 

Bektaşilik ve Bektaşiler onun yolundan ayrıldıktan sonra,Ehl-i Sünnet Vel-Cemaat İslam inancından ve yaşayışından da uzaklaşarak,Şaman,Şii,Budist,Zerdüşt ve Hristiyan üçlü ilah inancına benzeyen, ( Hak,Muhammed,Ali ) inancı gibipek çok bozuk düşünceleri içine alan bir inanç sistemini benimsemişlerdir.                                           

Biz sadece ve sadece hakikatleri,doğruları yazmaya gayret ve dikkat ettik.Umarız ki  insanlar istifade ederler.                           

Çünkü,herkes konuştuğundan,yazdığından,yaptıklarından ve yapmadıklarından Allahü Teala’ya hesap verecektir.                          

İŞTE, HAKİKİ HACI BEKTAŞ-I VELİ BUDUR !!!!!!                                                

Bizden söylemesi !