HACI BEKTAŞ-I VELİ HAZRETLERİ-3

HACI BEKTAŞ-I VELİ HAZRETLERİ-3

22/08/2015

Bu dört mertebe,kırk tane makam ihtiva eder.Kul, ancak bu makamlardan geçerek Allahü teala’ya ulaşır.Bunların onu Şeriatte,onu Tarikatte,onu Marifette,onu da Hakikattedir.                         

Şeriatteki on makam : İlki,iman etmektir.(İmanın şartları) ikincisi,İslamdır.( İslamın şartları) Üçüncüsü ilimdir.(İlimsiz ibadet sapıklıktır.) Dördüncüsü,İhsandır.(samimiyet,saygı,edep) Beşincisi,Nikahtır.(Müslümanla evlenmek) Altıncısı,helal yemek,helal giymektir.Yedincisi,kulun Ehl i Sünnet Vel-Cemaatten olması,bid’atçilerden olmamasıdır.Sekizincisi,şefkat ve merhamettir.Dokuzuncusu,helalden kazanmak,faizi haram kılmaktır.Onuncusu,Emr-i bil-mâruf nehy-i ani’l münkerdir.(İyilikleri emretmek,anlatmak,kötülüklerden men etmek)                                                    

Şeriatteki bu on makam âyet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerle sabittir.                                                                     

Tarikatte bulunan on makam : 

1) Dervişler yoluna girmek,tarikat şeyhinden el almak,günahlarından tevbe etmektir.

2)Kulun bir mürşid-i kâmile mürid olmasıdır.( Bilmiyorsanız zikir ehline,bilenlere sorunuz. Ayeti gereği)

3)Başı traş etmek,giyimini sofilere benzetmektir.

4) Kulun havf ile reca (korku ile ümit) arasında olmasıdır.

5) Hizmet etmektir.

6) Nefsi ezmek,terbiye etmektir.

7) Allah’a dönmek,ondan gayrileri bırakmaktır.

8) Hırka,makas,zenbil,seccade,icazet,ibret ve Hidayettir.

9) Cemaat sahibi olmak,nasihat sahibi olmak,Allahın kullarına karşı sevgi sahibi olmaktır.

10) Aşk,şevk,fakirlik,kanaatkarlıktır.    

Marifetteki on makam:                          

1) Edebdir

2) Allahtan korkmaktır.

3) Nefs terbiyesi,açlık ve kanaatkarlıktır.

4) İkrar(kabul etme) ve tasdiktir(doğrulama)

5) Allahtan utanmaktır.

6) Cömerdliktir.

7) İlimdir.                             

8) Sükunet ve düşkünlüktür.

9) Kalp ve gönülü hoş kılmaktır.

10) Kendisini bilip tanımasıdır.    

Hakikatteki on makam :                                         

1) Diğer yaratıklar arasında toprak gibi( mütevazı) olmak, kimseden incinmemek, kendine rastlayan her şeyi Allah’tan bilmek,musibetlere rıza göstermek,iradesini Allah’a havale etmek, iradeyi, dilemeyi Allah’a ait bilmektir.

2) Bütün mülke ( kainata) aynı bakıp,insanları ayıplamamak,sadece iyiliğin ve kötülüğün kendisini görmektir.

3)Allahın kendisine verdiği yiyecek ve giyeceklerden insanlara bol bol vermektir.

4) Kulun ölmeden önce kendi nefsini yok etmesidir.

5) Yaratıklardan hiç birisine zarar vermemek, cefa etmemektir.

6)Kulun sohbet esnasında hakikat sözler söylemesi, müsşid-i kamile tam bir istek ile uymasıdır.

7) İyi ve olgun kulların girdiği yola girmektir.

8)Kulun kendisinden sadır olan kerametleri gizlemesidir.

9) sabretmek, Allaha ulaşmak, Allahı birlemek, Allah’a yalvarmak, yakarmaktır.

10) İç gözü ile (kalp gözü) gözlemde bulunmak,İlm-i Ledünn’ü öğrenmektir.                                                                

Eğer bu 40 makamdan birisi eksik olsa, Hakikate ulaşılamaz. Çünkü,şartları eksik kalmış olur. Mesela; Allahın birliğini dili ile söyleyip kalbi ile tasdik etmeyenin imanı tamama ermez. Şartların hepsi böyledir. Şartların olmaması, neticenin tahakkuk etmemesi demektir.                                                    

Hacı Bektaş-ı Veli hazretleri Makalatın başka bir bölümünde de buyurur ki; " Rahmani sultanın adı akıldır ve nayibi(yardımcısı,yoldaşı) İmandır.Yüreğin sağ kulağında yedi kale vardır. Herbir kalede Hak Sübhanehü teala bir dizdarı müvekkel koymuştur. Ol dizdarlar, İlim, Cömerdlik, Hayâ, Sabır,Perhizkarlık,Allah korkusu, Edebdir.                                                     

İmdi, Marifetlü can erenler canıdır, Marifetsüz can hayvanlar canıdır."                                                                   

Risale( Makalat) burada Allahın yardımıyla sona erdi. İfadesiyle Makalat biter.                        

1338 yılında vefat eden Hacı Bektaş Veli’nin derslerini, sohbetlerini takip ederek onun Tarikatına bağlananlara, Tasavvuf usulüne göre " Bektaşi " denildi. Bu temiz, itikadı düzgün olan, ibadetlerini yapan Bektaşi’ler zamanla azaldı. Daha sonraki bir takım değişikliklerle, hakiki Bektaşilik unutuldu, zamanımızdan 100 sene önce hiç kalmadı.                                                 

(Devam edecek )