HACI BEKTAŞ-I VELİ ( Kuddise sirruh ) HAZRETLERİ

HACI BEKTAŞ-I VELİ ( Kuddise sirruh ) HAZRETLERİ

08/08/2015

Hacı Bektaş-ı Velinin hayatı ile ilgili sağlam belgeler çok azdır.Adının etrafında birçok menkıbeler teşekkül etmiş,bunlar da bazı özel Menakıb-namelerde toplanmıştır.Bunlardan en güvenilir olanı VİLAYET-NÂME-İ HACI BEKTAŞ-I VELÎ adıyle anılır.Kütüphanelerimizde birçok yazma nüshası vardır.Türkiyede iki defa neşredilmiş ve Almancaya da çevrilmiştir. Araştırmalar sonunda Hacı Bektaşa ait Farsça bir Vilayet-nâme mevcut olduğu tesbit edilmiştir.MAKÂLÂT-I HACI BEKTAŞın bir yazma nüshası sonunda zor okunan ince bir yazı ile " Evsaf-ı Hazret-i Hünkar" başlığı altında,çocukluğundaki fevkalade halleri,ibadete düşkünlüğü,sultanlığı kabul etmediği,geceleri namazlı,gündüzleri oruçlu yaşadığı zikredilir.Dünyaya değer vermediği anlatılır.Hz. Peygamberden ( Aleyhisselam ) miras ve emanet kalan tarikat ve zikir yollarını Hace Ahmed Yeseviden aldığı söylenir. Soyu olarak da "Sahih nesep Seyyiddir,bila hilaf" denilerekSeyyid olduğu ifadesiyle son verilir.

Türkçe Vilayetnâmenin, bu Farsça Vilâyetnâmeden tercüme edilmiş olması, hatta ikisinin de aynı müellife ait bulunması kuvvetle muhtemeldir. Hacı Bektaştankendi Vilayetnamesinden sonra en geniş şekilde bahseden eser, Hacım Sultan adına yazılan Vilayetnamedir.Burada da aynı menkıbeler küçük farklarla tekrarlanmaktadır.

Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında yaşayan ,Evliyanın büyüklerindendir.İsmi,Seyyid Muhammed bin İbrahim Atâ,lakabı Bektaştır.Horasanın Nişabur şehrinde miladi 1281 yılında doğdu.Soyu Hz. Aliye ( Radyallahü anh ) dayanır.1338de Kırşehire yakın bir yerde vefat etti. İlm silsilesi ve yolu,Lokman-ı Parende,Hace Ahmed Yesevi,Abdülhalık Goncdüvani,Yusuf-ı Hemedani,Ebu Ali Farmedi,Ebul Hasen Harkani,Abdülkasım Gürgani,Ebu Osman Mağrıbi ve Cüneyd-i Bağdadi eliyle Hazret-i Aliye ulaşmaktadır.      

Vilayetnameye göre,Hacı lakabını alması gençliğindeki bir kerametindendir.Hocası Lokman-ı Parende, Hacca gitmiş,vazifesini yapmış,Arafata çıkıldığında yanındakilere, " Bugün Arefe günü,bizim evde pişi pişiriyorlardır." demiş. Horasandaki Bektaşa bu söz malum olmuş,bir tepsiye pişileri koyupbir anda tepsiyi Mekkede Arafata götürmüş,halk bunu duyunca adı Hacı Bektaş-ı Horasani olmuştur.

Hacı Bektaşın,Orhan Gazi ve oğlu1. Murad devrinde kurulan Yeniçeri teşkilatına duada bulunduğu,kıyafetlerini kutluladığı rivayetleri de vardır.  Görüştüğü kişiler arasında, Kutbeddin Haydar,Hacım Sultan,Akçakoca,Sarı Saltuk,Karaca Ahmet,Tapduk Emre,Yunus Emre,Seyyid Mahmud Hayrani,Osman Gazi,Alaeddin Keykubat,Kırşehir Emiri Nureddin bin Cecenin adları geçmektedir

Hace Ahmed Yesevinin FAKR-NÂME adlı eseri ile Hacı Bektaş-ı Velinin MÂKÂLÂT adlı eseri arasında çok büyük bir benzerlik vardır.İki eserde de 4 kapı,40 makam anlatılır.4 kapı, Şeriat,Tarikat,Marifet,Hakikat tır.40 makam da bu 4 kapıya ait 10ar tane İslami düsturdur.         

Makalatın aslı Arapçadır.Bu eser tedkik edildiğinde Hacı Bektaşın Şeriate sağlam bir şekilde bağlı,Şeriat dışı davranışlara şiddetle çatan olgun bir mutasavvıf olduğu görülür.

Hacı Bektaşa ait olduğu söylenen bazı " nefes " adlı şiirler ona ait değildir.Makalatın asıl nüshalarında Hz. Ebubekr,Hz. Ömer,Hz. Osman,Hz. Ali (Radyallahü anhüm ecmain) hakkında medhiyyeler vardır.Bunlara uymayan birtakım ifadeleri Hatiboğlu Muhammed adındaki bir müellifin, esere ilave ettiği tesbit edilmiştir.

İlm silsilesi,onun kim olduğunu,nasıl birisi olduğunu açıkça göstermektedir.

(Devam edecek )