Gazeteci Tekin Uğurlu Mustafa Bayar’ı Bombaladı!

Gazeteci İlker Yurttaş’ın yılmayıp, çalışıp peşinden koşarak TON TV’de hazırladığı 60 dakika programına konuk ettiği Kale Bayar İnşaatın sahibi Mustafa Bayar’ın açıklamaları oldukça dikkat çekmişti. Bayar açıklamalarında; “Çanakkale'nin Ali Ağaoğulu'suyum piyasayı domine ettiğimi düşünüyorum. Çanakkale'de benim diyen müteahhitle satranca varım...Eğer AK Parti, Bülent Turan ve Ayhan Gider belediyeyi almak istiyorlarsa maliyetine konut yapsın insanların cebine girsinler..2018 yılında yaklaşık değeri 1.5 milyon Türk Lirası olan S400 Mercedes’ gibi şeyler söylemişti. Bayar’ın bu açıklamalarına en dikkat çeken tepkiyi ise programı yapan İlker Yurttaş’ın eski ortağı gazeteci Tekin Uğurlu’dan geldi. “Ne yalan söyleyeyim, inanamadım. ‘Bir insanın böyle şeyler söylemesi için aklını peynir ekmekle yemiş olması lazım’ diye düşündüm. Rakip müteahitleri kastederek, ‘Feriştahınız gelse karşıma, hepinizle satranç oynarım’ demiş.Bu ne biçim bir kibirdir hocam. Bu nasıl bir sözdür.” sözleriyle Bayar’ın açıklamalarına tepki gösteren Tekin Uğurlu köşesinde şunları söyledi.

Sonradan Görme, Züppe, Kendini Beğenmiş, Ukala Ötesi…

Kale Bayar İnşaat’ın kudretli patronu Mustafa Bayar, şayet imamlığa devam etseydi, bugünkü Cuma hutbesinde buna benzer cümleler sarfedebilirdi. İmamlık döneminde, böyle pek çok tavsiyesi, yol göstericiliği olmuştur. Cemaatin kalbine, gönlüne, beynine ışık tutmuştur.

Ancak son birkaç gündür onunla ilgili sağda solda konuşulanları duyunca açıkçası üzüldüm.

Hani ‘batar, çıkar, iflas eder’ türünden dedikodular değildi duyduklarım. Her başarılı insan için böylesi söylentiler dolaşır.

Hocayla ilgili konuşulanlar bu kez çok farklı şeylerdi, şaşırdım.

Bahsettikleri kişinin Mustafa Bayar olmadığını düşündüm önce.

İçimden,  ‘olsa olsa Ali Ağaoğlu’nu kastediyorlardır’ diye söylendim.

Sonradan görme, züppe, kendini beğenmiş, ukala ötesi bir adamla, bizim imamlıktan müteahhitliğe geçiş yapan, ancak tevazuyu da elden bırakmayan Mustafa Bayar’ı karşılaştırmak, akıl alır gibi değildi benim gözümde.

OLDU MU ŞİMDİ HOCAM

Hoca, benim eski ortağa röpörtaj vermiş. Az biraz okudum.

Ne yalan söyleyeyim, inanamadım. ‘Bir insanın böyle şeyler söylemesi için aklını peynir ekmekle yemiş olması lazım’ diye düşündüm.

Rakip müteahitleri kastederek, ‘Feriştahınız gelse karşıma, hepinizle satranç oynarım’ demiş.

Bu ne biçim bir kibirdir hocam. Bu nasıl bir sözdür.

İnsan yaş aldıkça, başarı merdivenlerini tırmandıkça, daha tevazu sahibi olmalı.

Çevresine örnek teşkil etmeli. Büyüdükçe küçülebilmeli.

Size gazetecilik tecrübelerimden yola çıkarak, bir tespitte bulunayım mı hocam.

Ülkemiz neden gelişmiyor biliyor musunuz?

Memleketi kalkındırması gereken işadamları, siyasiler ve diğer etkin kişilikler, sürekli birbirini yeme uğraşındalar da ondan.

Bir araya gelemiyor, güçleri birleştiremiyoruz. Sürekli dedikodu ile birbirimizi yıpratıyoruz.

Açıkçası ben sizden kendi sektörünüze ‘ağabeylik’ yapmanızı, ‘gelin yeni Çanakkale’yi birlikte inşa edelim’ demenizi beklerdim.

Siz ne yaptınız, ‘feriştahınız gelse benimle boy ölçüşemez’ gibisinden laflar ettiniz. Tümden bir müteahitlik camiasını küçümseyip,  karşınıza aldınız.

Biraz önce bahsettik. Ne demiş İslam Alimi Maverdi, “Kibir,  bütün kötülüklerin en tehlikelisidir. Kibir insanlar arasında kin doğurur, toplumsal kaynaşmayı baltalar, dostların gönüllerine nefret sokar”.

Bu sözlerinizle dostlarınızın gönüllerine nefret sokmadınız mı sayın Hocam?

RABBENA HEP BANA

Başka şeyler de var tabi.

Ne gerek vardı, ‘benim 90 milyonluk servetim’ var demenize.

Gözümüz yok, Allah daha çok versin.

Ama ne bileyim, insanların bu konularda da tevazu sahibi olması gerekmez mi. 

1 küsür trilyon verip, son model Mercedese bineceğinizi söylemişsiniz. Üç kat seramik kaplatıyormuşsunuz üstüne.

Yakışır ama bir tane yetmez be hocam. Bak Ali Ağaoğlu’nun kaç tane cici bici arabası var. Birkaç tane daha alın. Gözü olanın, gözü çıksın.

Ancak açıklamalarınızda karşı olduğum tek bir nokta var.

Siz imamlıktan gelip, müteahhitlikte çığır açan bir insansınız.

Sadece inşaatçılık yapmıyorsunuz.

Bildiğim kadarıyla asansör firmanız var, petrol  istasyonunuz var. Şirket çatısı altında başka işkollarında da faaliyet gösteriyorsunuz.

Sonuçta işinizle alakalı konular olduğu için bir şey diyemem.

Ama ‘Köfteci Yusuf’u getireceğim’ demiştiniz yanlış hatırlamıyorsam.

Son röportajınızda Devlet Hastanesi kantin ihalesine de gireceğinizi açıklamışsınız.

Girin hocam,  yakışır.

Hatta araba da satın, cep telefonu işine girin, AVM’deki mağazaları kapatın, kuruyemişçi dükkanı açın, ayakkabı pazarlayın, meyve-sebze işine girin.

Velhasıl tüm işlere el atın.

Aman ha, başkalarına yapacak iş bırakmayın.

Servetinizi katlayın.

Dedim ya hocam, Gözümüz yok.

Bizimkisi, ‘zenginin parası, züğürdün çenesini yorarmış’ misali.

Siz bildiğinizi yapın.

Biz ‘Çanakkale’nin yeni Ali Ağaoğlu’sunu’ yazar, az biraz böyle ukalalık taslarız.

Gerisi size kalmış.

Naçizane tavsiyem.

Bugün Cuma’yı kaçırmayın.

Yazımın başındaki gibi bir hutbe de okunursa, can kulağı ile dinleyin.

Belki unuttuğunuz bir takım şeyleri hatırlar, söylediğiniz sözleri yeniden gözden geçirme fırsatı bulursunuz.

Yapar mısınız Hocam?

PAYLAŞ