Devlet Zayıf Düşebilir, Zaafa Uğratılabilir Ama Millet Daima Sağlamdır

Devlet Zayıf Düşebilir, Zaafa Uğratılabilir Ama Millet Daima Sağlamdır

14/07/2017

Bir sene önce ne yaşadık? Bugün itibariyle bunu daha doğru bir şekilde değerlendirebiliyoruz. Memleketin nasıl bir uçurumdan döndüğünü hep birlikte yaşayarak gördük. Milletin, devletten daha kuvvetli olduğuna işte o gece hep birlikte şahit olduk. Devlet zayıf düşebilir, zaafa uğratılabilir ama  millet daima sağlamdır elhamdülillah.  15 Temmuz halkın destanı tarihimizdeki yerini en kuvvetli biçimde almıştır. Aziz milletimiz ve kadim tarihimiz, fedakâr evlatlarını unutmayacaktır. Emanet canlar pahasına korunmuştur. Cesaret, esareti yenmiştir. 15 Temmuz gecesi yaşanan işgal girişimi göstermiştir ki karşımızda sadece bir grup üniformalı teröristten daha fazlası var. İşte bu yüzden 15 Temmuz işgal girişiminde can veren şehitlerimizin yerleri çok başkadır. Çünkü onlar vatanı savunması gerekenlere karşı vatanı savunurken şehit oldular.  İşte bu şehitlerimizin hakkını ve hatırını gözetmeden attığımız adımların, yaptığımız ve yapmadığımız işlerin, aldığımız kararların vebali ağırdır.

Yapmadığımız işler demişken Çanakkale’de halkın talebine kulaklarını tıkayan zihniyete ne demeli? Bu memleket için canını hiç düşünmeden veren 250 şehidimiz ve binlerce gazimizin aziz hatıralarını yaşatmak için İskele Meydanının adının, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı olarak değiştirilmesine talebine yüksek sesle hayır diyenler kendilerini hangi tarafta konumlandırmışlardır?  27 gün demokrasi nöbeti tutulan meydanın önünden dahi geçmeye korkanlar, darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen halkın talebine neden kulaklarını tıkamışlardır?

HDP barajı geçtiği için kendi cebinden etli pilav dağıtan Çanakkale’nin belediye başkanı Ülgür Gökhan, CHP’nin sözde adalet mitinginde belediye imkanlarını kullanarak kumanya dağıtmayı akıl etmişken, 15 Temmuz gecesi Çanakkale İskele Meydanını dolduracak binlerce vatandaşımız için bir bardak su vermeyi akıl edebilecek midir? Burada mesele bir bardak su değil, mesele nerede durduğunu göstermektir. “Sınırımızda PYD olmasının bizim açımızdan bir sakıncası yok!” diyen, sözüm ona adalet yürüyüşünde şov yapan CHP’li milletvekili Muharrem Erkek’i, CHP’nin “halkçı” vekili Bülent Öz’ü 15 Temmuz’un yıl dönümünde milletin yanında, meydanlarda görebilecek miyiz?

Milletin yanında olmanın partiyle bir alakası olmadığını o ihanet gecesi AK Partililer, MHP’liler ve binlerce vatandaşla birlikte meydana inen ve “darbeye hayır” diyen Kepez’in CHP’li belediye başkanı Ömer Faruk Mutan göstermiştir, siz neden geri duruyorsunuz beyler?

15 Temmuz’un partilerin üstünde bir meseledir, her partinin en az AK Parti kadar bu meseleyi sahiplenmesi şarttır. Çünkü, Türkiye’nin darbeler tarihine bakıldığında siyasetin üstünde bir güç, her zaman siyaseti  tehdit etmiştir. Halkın oylarıyla seçilen iktidar, halkın rızası olmadan alaşağı edilebilmektedir. Bunun örnekleri defalarca geçmişte yaşanmıştır. Fakat 15 Temmuz ile liderin çağrısıyla  sokaklara dökülen millet artık içerdeki ve dışardaki hainlere iktidarın bu yolla bir daha alaşağı edilemeyeceğini canını, kanını vererek göstermiştir. Geçmiş dönemde siyasilerin yaptığı Türkiye’de darbeler dönemi sona ermiştir, cümlesini bu sefer halk söylemiş ve son noktayı koymuştur.  Meseleye sadece bu yönüyle bakan adamlar işte o gece meydanlara çıkmış ve sonrasında bu davaya sahip çıkmıştırlar.

Geçtiğimiz yıllar verdiğimiz mücadelede bize bir gerçeği de göstermiştir. Bu gerçeği hain darbe girişimin yıl dönümünde dile getirmenin üzerimde bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. FETÖ ye ve devlet içinde oluşabilecek paralel yapılara sonuna kadar karşıyız. Bu düşüncemizi ve duruşumuzu defalarca ve açık bir biçimde gösterdik. Paralel yapı, FETÖ bahanesiyle, onların üzerinden kendi beceriksizliğini, kirini aklamaya çalışanlara da karşı olmalıyız. Hassasiyet ve hakkaniyet bunu gerektirir çünkü. Kime diyoruz? Kendimize söyleyelim: Kinin şaşırttığı, kibrin şımarttığı insanlardan olmamak duasıyla. Bu duygu ve düşüncelerle Hain FETÖ/PDY örgütünün darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden 250 şehidimizi rahmetle anıyor, 2 bin 193 gazimi minnetle anıyor ve bu milletin bir evladı olduğum için hamdediyorum.