ÇTSO, Hayrettin Çetinkaya, Çanakkale

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Ekim ayı olağan Meclis toplantısı ÇTSO Kongre Fuar Merkezinde gerçekleşti. Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkan Yardımcısı Hayrettin Çetinkaya ekonomiye dair değerlendirmelerde bulunarak; “Evimizde ve işyerimizde yapacağımız tasarruf tedbirlerini kalıcı hale getirmeli ve buna göre yaşamasını öğrenmeliyiz. İyi yaşamanın lüks yaşamak olmadığını gelecek nesillerimize anlatmalı, yaşanan olumsuzluklardan ders çıkartmalarını sağlamalı hatta belki biraz da zorlamalıyız.” İfadelerini kullandı.

Çetinkaya konuşmasında şunları söyledi.

“Meclisimizin Değerli Üyeleri, Kıymetli misafirlerimiz, Sevgili Basın Mensupları hepinizi şahsım ve Meclis Başkanlık Divanı adına saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde yaşanan ekonomik daralmanın olumsuz etkilerinin bir an önce ortadan kalkması, iş dünyasının rahat bir nefes alması temennilerim ile Ekim ayı toplantımıza hoş geldiniz diyorum 

Büyüyen kaynak sıkıntısı ile nakit akım sorunlarının da arttığı bir dönemdeyiz. Bulaşıcı hastalık gibi aşırı borçlu işkollarından diğerlerine doğru yayılıyor. Öncelikle döviz kuru ve maliyet kökenli enflasyon baskılarını geriletmeye çalışmak çabası, bu sorunları hem ağırlaştırıyor ve hem de güvensizliği besliyor.

DÖVİZİN VE FAİZLERİN ANİ YÜKSELİŞİ VE DEVALÜASYON ÜLKEMİZDE İLK KEZ YAŞANMIYOR VE MUHTEMELEN SON DA OLMAYACAKTIR. BİREYLERİN VE FİRMALARIMIZIN BUNDAN BÖYLE BİRAZ DAHA VERİMLİLİK VE TASARRUF ÜZERİNE GEREKİRSE KÜÇÜLME ÜZERİNE ÇALIŞMALARI  GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.

Mevcut durumu iyi analiz ederek , tasarruf tedbirlerimizi alarak ve en önemlisi moralimizi yüksek tutarak en kısa zamanda bu durumu atlatacağımıza inanıyorum.

Ekonomimizde oluşan bu daralmayı üretimi destekleyerek aşma çabalarını da sonuna kadar destekliyoruz. Yerli ve Milli üretimde son dönemde yaşanan yatırımlar sonucunda elde edilen teknolojik gelişmeler sadece ekonomimize değil ulusal güvenliğimizin gelişmesine de katkı vermesi memnuniyet vericidir. Ancak finansal istikrar olmadan da üretim hayatında istikrardan bahsedemeyiz. Sanayici önünü görmeli, güven bunalımına girmemelidir. 

Ülkemizde bankacılık sektörü, üretimde yatırımların önünü açması için uzun vadeli finans kaynakları yaratmak zorundadır. Üretimde büyük projeler uzun süreli yatırımlar gerektirir. Bu yatırımlarda sermayenin dönüş sürelerinin 15 yılı bulduğu göz önüne alındığında bankalarımızın kısa ve orta vadeli krediler vermesi nedeniyle birçok yabancı yatırımcı yönünü yurt dışına çevirmek zorunda kalmaktadır.Bu durumun giderilmesi için Hükümetimiz tarafından gerekli çalışmaların başlatılması en büyük temennimizdir. Bankalarımızın adil olmayan fırsatçı yaklaşımlarını tasvip etmediğimi de belirtmek isterim. 

Sayın Meclis Üyeleri, 

Evimizde ve işyerimizde yapacağımız tasarruf tedbirlerini kalıcı hale getirmeli ve buna göre yaşamasını öğrenmeliyiz. İyi yaşamanın lüks yaşamak olmadığını gelecek nesillerimize anlatmalı, yaşanan olumsuzluklardan ders çıkartmalarını sağlamalı hatta belki biraz da zorlamalıyız. “

PAYLAŞ