Çocuk Gelinler !!!

Çocuk Gelinler !!!

12/12/2015

Kızlarımızın çocuk yaşta gelin olmalarını engellemek için ne gerekiyorsa yapılıyor.Konferanslar,seminerler,sivil toplum örgütlerinin çalışmaları,kanun teklifleri,nutuklar vs. vs.                                           

Ancak bazı sorulara asla cevap bulamıyoruz.Bu sorular karşılıksız kalıyor.İlk,orta,lise,üniversite tahsilinde gençlerimize evlilik,evliliğin kudsiyyeti,eşlerin vazife ve sorumlulukları,evliliğin İslamiyyete göre hükümleri ve önemi,evlilik müessesesine yönelik tehlikeler gibi konularda eğitim veriliyor mu? 25-30 yaşında da evlenseler,evlenen çiftler ne yaptıklarını,evliliğin ne olduğunu biliyorlar mı? Hayır !!! Hemen hemen her konuda boş ve yanlış eğitildikleri gibi,bu konuda da tamamen boş vaziyetteler.                                    Çok daha önemli bir meselemiz var. Çocuk yaşta kadın tüccarlarının eline düşen,kötü yola zorlanan kız evlatlarımızın,kardeşlerimizin durumu !                    

30 yaşın altındaki okuyucularımız hatırlayamazlar belki ! Bir zamanlar Türkiye’de Matild Manukyan isimli bir kadın tüccarı vardı.Türkiye vergi rekortmeni olduğu için,Türk kızlarını satıp,kazandığı paralarla en çok vergiyi verdiği için,o devrin başbakanı sayın Tansu Çiller kendisine " Devlet Üstün Hizmet Nişanı" vermişti.Öyle ya! Demokratik,çağdaş,laik,modern,batılılaşan bir ülkede fuhşun,zinanın,bırakın suç,günah sayılmasını,fazilet kabul edildiğini bile gördük.                                                      

Manukyan’ın ölümünden sonra,bir Tv programına katılan sermaye kadınlardan birisi aynen şunları söylemişti: " Ben,13 yaşımdan beri o bayanın yanında seks kölesi olarak çalışıyorum.Şimdi 50 yaşımdayım.Çok korkunç,çok katı kuralları vardı.Kadın sattığı evlerin bodrum katlarında ve başka yerlerde işkence odaları vardır.Sözünü dinlemeyen,kaçmaya çalışan kızlar büyük işkencelere maruz kalıyor.Ben de işkence gördüm.Birkere onuın ağına düştün mü,imkanı yok,kurtulamazsın." Bu ifadeleri tüm Türkiye duydu.Kimseden çıt çıkmadı. Ve bu iğrenç kadın tüccarı " Devlet nişanı" ile ödüllendirildi. Tabii,verginizi verdikten sonra 13-14-15 yaşında kız çocuklarınısatabilir,servet sahibi olabilir,hatta hanımefendi,beyefendi bile olabilirsiniz.Yeter ki verginizi verin.                                 

Ama,sakın ha bu yaşlardaki kız çocuklarını evlendirmeyiniz.Çünkü,daha onlar çocuktur,sonra kimyaları bozulur.                         

Ne yazık ki,Türk aile yuvasının çatırdaması,evlenen çiftlerin yarısının boşanması,çocukların mağdur olması bile " çocuk gelinler" kadar ilgi görmüyor!  Bunu önleyici ne gibi tedbirler alıyoruz?Çocuk gelinleri önlemek için sarfettiğimiz gayreti,çocuk yaşta kızlarımızın kötü yola düşmemesi için,düşürülen kızlarımızı kurtarmak için,kurulan yuvaların sağ salim devam edebilmesi için gösteriyor muyuz?                                                                                

Okusunlar,ilm öğrensinler,diploma sahibi olsunlar diye çocuklarımızı gönderdiğimiz liselerin önünde birkaç gün dolaşın da,kız öğrencilerin birbirlerine ettikleri küfürleri bir duyun!!!                          

Bu durumdan kurtulmanın yolu ve metodu " İman ve İslam Ahlakı"na sarılmaktan geçer.Aslında ortaokul ve liselerde ders olarak Mehmet Oruç Hocanın " Huzurun Kaynağı AİLE "kitabının okutulması lazımdır.                                       

İslam dini,kadını en yüksek dereceye çıkarmıştır.İslamiyyetin kadına verdiği kıymeti,hiçbir din,hiçbir düşünce vermemiştir.Komünistler,kadının erkeğe eşit olduğunu söyleyip,kadın erkeğin bütün haklarına maliktir deyip,kadına en ağır işleri yaptırdılar.Kadınları demir fabrikalarında,maden kuyularında,taş ocaklarında,demir yollarında,beton işlerinde boğaz tokluğuna çalıştırdılar.Yahudi baronlar,kapitalizm ise kadını bir ticaret eşyası,reklam aracı,seks figürü olarak kabul etti.Kadın,komünizm,faşizm,kapitalizm tarafından hep sömürüldü.İslam kadınına,erkek akrabasından,fıtra verebilecek kadar zengin olanşlardan,en yakın bulunanı bakmaya mecburdur.Yakın akrabası yoksa,veya fakir iseler ( Beytül-Mâl) yani devlet,her türlü ihtiyaclarını vermeye memurdur.Evli kadına kocası her şeyi getirmeye ve ayrı bir ev tutmaya mecburdur.( Tam İlmihal,s.598)                                                              

O halde,İslam kadını geçim derdinden muaftır.Müslüman kadın,ticaret,fen,sanat,zirat ile uğraşmaya mecbur değil ise de,bunlarla meşgul olması,para kazanması, yasak ve günah değildir.Yalnız,bunlarla meşgul olurken ve ilm öğrenirken,yabancı erkeklerin arasına girmemesi,onlara açık saçık görünmemesi,haramlardan sakınması lazımdır.Peygamber Efendimiz aleyhiselam;" Bir kadın,beş vakit namazını kılar,Ramazan ayında orucunu tutar,namusunu korur,zevcine itaat ederse,dilediği kapıdan Cennete girer." buyurdu.                                                            

Yani,kız,erkek tüm gençlerimize,İman,İslam,ilm,edep,hâyâ,iffet,namus,şeref öğretilmezse durum çok vahim olacaktır.Erkeklere,eşinin kendisine Allahın hediyesi ve emaneti olduğu,,en hayırlı erkeğin eşine en yumuşak,en güzel,en iyi davranan erkek olduğu,hanımını inciten erkeğin Mahşerde davacısının Peygamber Efendimiz olduğu öğretilmezse,ne kadına şiddeti ne de kadın cinayetlerini önleyemezsiniz.Bu işler nutuk atmakla olmuyor.                                                                           

Çocuk gelinler,diye bas bas bağıranlar,görüyorsunuz ki çok daha önemli,hassas meselelerimiz var.Bunlar için ne yapıyorsunuz ve yapacaksınız?                             

Müslüman-Türk milleti olarak devamlı kan kaybediyoruz.Maddi-manevi varlığımızı sürdürmek,yine Müslüman-Türk olarak şeref ve haysiyetle dimdik yaşayabilmek için kaybettiğimiz kanın geri kazanılması,yani yitirdiğimiz değerlerin geri alınması lazımdır.Bu değerlerimizin,bu kanın yerine ağzımıza lokum sokuşturanlara itibar etmemeliyiz.          

Yoksa,çok geç olacak !!!                                                 

Bizden söylemesi !