CHP’liler Birbirine Düştü

CHP’liler Birbirine Düştü

17/01/2016

Çanakkale yerelinde geçtiğimiz haftaya damgasını vuran olay şüphesiz Merkez İlçe Başkanı, CHP Meclis Üyesi Celal Karakaşın abisine ait olan CHP İl Yönetici Cemal Karakaşın iş yerinin 30 civarında zabıta ve çevik kuvvetleri ekiplerince “basılması” oldu. Basılması diyorum çünkü “barışın kenti” diye nitelendirilen ve bu şekilde olduğu ısrarla vurgulanan şehirde kimse kimsenin kapısına gerekçesi ne olursa olsun 30 kişiyle dayanmamalı...

Hele hele konuşularak halledilebilecek bir mevzu için böyle bir yöntem seçilmiş olması “yönetim zafiyetidir”

Olayı anlatalım; Kordonda kafeler var, bu kafelerin geçişleri mevzuata aykırı şekilde, kapatılmış, belediyenin ilgili birimleri daha önce tebligat yapmış ve bu durumu düzeltin demiş, işletme gelen bu tebligata yazılı olarak karşılık vermiş, cevap beklerken, zabıta ekipleri haftanın ilk işi günü saat 10.00 sıralarında işletmenin kapısında 30 kişilik bir ekiple biti vermiş, önce Karakaşın işletmesinden başlayarak, mevzuata aykırı olan işletmelerin sorunlu bölümleri “el yordamıyla” düzelteceklermiş.

Kapısına ilk gidilen işletme sahibi Cemal Karakaş, yazılı dilekçe verdim, yıktırmam diyor, direniyor. Yıkılacak yer dediysem aklınıza büyük bir şey gelmesin 40 cm genişliğinde, 3 metre uzunluğunda iki çatının arasındaki plastik parçadan bahsediyorum. Olayın bu denli ses getirmesinin sebebi, Karakaşların CHPnin yöneticileri olması, belediye diyor ki; biz mevzuatta ne varsa onu uygulamak zorundayız. Ayrıca sadece sorun o plastik parça değil, işletmeler kapı önlerine koydukları dolaplar ve diğer malzemelerle apartmanlara girişi engelliyorlar, vatandaş şikayet ediyor belediyeye, alkol masalarının arasından geçerek, çoluğumuzla çocuğumuzla evimize zor giriyoruz. Ne diyorsunuz görevimiz yapmayalım mı, aman onlar CHPli diye göz mü yumalım...?

Yummayın tabi fakat ne olursa olsun CHPli, AK Partili ya da sadece bir vatandaşın kapısına 30 kişiyle dayanırsanız, haklıyken haksız duruma düşersiniz... Hele karşınızda sizi “yemek için gün sayan” insanların olduğu bir gruba karşı böyle bir eylemi gerçekleştirirseniz, işte böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalırsınız....

1.     Kimseye imtiyaz tanınmasın, yönetmeliğe aykırı bir durum varsa bunu ilk CHPli olanlar düzeltsin ki örnek olsunlar...

2.     Belediye “barışın kentinde” kimsenin kapısına 30 kişiyle gitmesin. Bu ne uyuşturucu çetesi mi çökertiyorsunuz Allah aşkına...

Olaydan sonra ne mi oldu? Merkez ilçe başkanı Celal Karakaş, abisine destek için koştu müdahale etti, imrendim, keşke benim de bir erkek kardeşim olaydı dedim... Çiçeği burnunda İl Başkanı Nejat Önderde hemen olaya müdahil oldu... Biz de buradayız dedi.... Sonra mevcut kafe günü zararla kapattı, çünkü onlarca kişi destek için Karakaşlara koştu, çaylar işletmeden tabi... İlk geçmiş olsun ziyareti çok anlamlıydı, Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan ve kankası iyi anlamda söylüyorum kankası Adnan Köse Cemal, Celal kardeşler yanınızdayız dediler...  Sonra onlarca kişi, Karakaşları ziyaret etti fotoğraf çekildiler ve facebookta paylaşarak düşman çatlattılar. Aslında sembolik anlamı çok büyüktü bu ziyaretlerin, ziyaret edenler, Karakaş kardeşlere destek verirken, CHP içindeki Ülgür Gökhanın yanındakiler ve karşısındakiler olarak saflarını da belli ettiler. O gün orayı ziyaret edenlerin tamamı Ülgür Gökhanın karşısındakilerdi...

Ülgür Gökhan konuya ilgili resmi açıklama yapmadı, fakat görüştüğümde; ben görevimi yapıyorum, ben de devletin bir memuruyum, yaptığım şeyin arkasındayım, daha önce kordonda sorun yaşamıştık ekiplerimize saldırı girişimi oldu o yüzden kalabalık bir grupla uygulamaya gidildi burada siyasi bir hesap yok olamaz. Zabıta ve belediye ekipleri benim talimatımla yasal olmayan bir şey yapmazlar, yaparlarsa yarın öbürgün yargılanırlar bunu çok iyi biliyorlar dedi.

Olayın perde arkasında başka bir şey var mıdır yok mudur artık orası size kalmış. Fakat, Celal Karakaş bu şehirde belediye başkanı olmak istiyor. Bunun için de şu ana kadar ki hamlelerle istediğini elde etti 2019da parti içinde Ülgür Gökhanı devirip sonra AK Partinin süpriz adayıyla mücadele edip Çanakkale Belediye Başkanı olmak istiyor. Ülgür Gökhan sağlığım el verdiği müddetçe, ölmez sağ kalırsam ben adayım diyor. Ama hatırlatıyor daha 3 yıl var, işte Celal Karakaşın gözden kaçırdığı şey de bu daha 3 yıl. Şimdiden mindere çıkmanın anlamı ne? Çok açık şekilde bu mücadeleyi şimdiden yürütmek öncelikli olarak Ülgür Gökhandan, Celal Karakaştan ziyade CHP Çanakkale Teşkilatlarına zarar verir, teşkilat olarak  yıpranmanız, birbinize düşmeniz DEĞİŞİMİ isteyenlerin çok hoşuna gidecektir. Bu CHP yıpransın çok önemli değil, önemli olan Ülgür Gökhandır, Celal Karakaştır, Nejat Önderdir derseniz lafım yok lakin size Turgut Özalın bir sözünü hatırlatmak isterim;  "İnsanlar kavga seyretmeyi sever; kavga edeni sevmez." Biz bu kavgayı severek izleriz ve 2019 yılında AK Partinin süpriz adayıyla Çanakkale Belediyesini almasını da büyük bir memnuniyetle destekleriz.... 

Son söz; bu kavganın CHP Teşkilatlarına bir faydası oldu, Eski MHP sempatizanı, bir dönem üniversitede başında bulunduğu topluluğun niceliğini kullanarak AK Partiyle flört etmiş, Sarıgülcü, sonradan CHPli Hikmet Yurteri adlı partili, buradan bir siyasi fayda elde ederim umuduyla çıktığı sahnede, ettiği laflar parti suçu işledi. İl Yönetimi bu partili hakkında gerekli işlemi yapıp, disipline sevk edecek ve muhtemelen ihraç istemiyle savunması istenecek ve irade gösterilirse partiden ihraç edilecek....

Bitirmeden Celal hocaya bir not; Sayın Hocam hayvan hakları koruyucularıyla birlikte basın açıklamasında bulunmanıza bir anlam veremedim.(hayvanları koruyun tamam sıkıntı yok) Allah aşkına sizin ne işiniz var orada, kimin gazına geldiyseniz, o adamlar yüzünden belki bir yerlere “ulaşabilecekken” ulaşamayacaksınız... Bir şehirde bir köpek, kedi zehirlendiyse bundan sorumlu olarak ilk akla belediye gelir, yani sizin meclis üyesi olduğunuz ve partinizin yönettiği belediyeden bahsediyorum. Ülgür Gökhana gol atayım derken ben buradan bakınca sağlam bir gol yediğinizi görüyorum ve bu yaptığınıza amatörlük diyorum... Basın açıklamasını okudunuz mu bilmiyorum ama sonunda sizin de görevli olduğunuz belediyeye suç duyurusunda bulunuyoruz deniyor, herhalde siz de bir belediye görevlisi olarak not almışsınızdır...