CELALEDDİN-İ RÛMÎ Hz. ve Şeb-i Arus

CELALEDDİN-İ RÛMÎ Hz. ve Şeb-i Arus

19/12/2015

"Ben sağ olduğum müddetçe Kur’anın kölesiyim.Ben Muhammed muhtarın yolunun tozu toprağıyım.Benim sözümden bundan başkasını kim naklederse,Ben ondan da bîzârım(şikayetçiyim),o sözden de bîzârım.

Adı Muhammed,lakabı Celaleddin,Anadoluya yerleştiği için Rûmî diye anılanbu büyük İslam alimi ve velinin ünvanı da Mevlânâdır.Soyu,baba tarafından Hz. Ebubekir’e,anne tarafından İbrahim Edhem Hz. ne dayanır.Daha çocuk iken,babası Sultan-ül Ulemâ Bahaeddin-i Veled Hz. nin kalbindeki feyzlere kavuştu.5 yaşında iken Kiramen Kâtibîn meleklerini,Evliyanın ruhlarını,sokaktaki cinleri görürdü.Daha sonra Seyyid Burhaneddin Hz.den zahiri ilmleri,Şems-i Tebrizi Hz. den de ledün ilmini öğrendi.                                                                 

Zahiri ve bâtıni İslami ilmlerde mütehassıs olmuş,Tasavvuf deryasına dalmış bir Hak aşığıdır.Hz. Muhammed Aleyhisselamın ilm ve irfan sırlarına vakıf,sünnet-i seniyyeye bağlı bir âlim ve velidir.Yeni bir tarikat kurucusu değildir.Yeni usüller ve ibadet şekilleri ihdas etmemiştir.Amelde Hanefi mezhebine bağlı idi.

Buna rağmen ,Hz. Mevlana’ya mâl edilerek,yıllardır çalgı aletleri eşliğinde törenler yapılmaktadır.Ney,def,dümbelek,rebab,tambur gibi çeşitli çalgı aletleriyle yapılan bu tören ve âyinler,Hz. Mevlana’nın vefatından 3-4 asır sonra,15. yy. da ortaya çıkmıştır.Mevlevilik adı verilen bu yol,cahil ve sapıkların eline geçtiğinden,bunlar çalgı çalarak dönmeye,raksetmeye başladılar.

Hz. Mevlana,bırakın çalgı çalmayı,dönmeyi,oynamayı,yüksek sesle zikir bile yapmadı,tavsiye etmedi.Mesnevi’de; "Pes zî cân kün,vasl-ı Cânân-râ taleb,Bî leb-ü gâm mîgû nâm-ı Rab." diyor.Yani, " O halde Canana kavuşmayı can ü gönülden iste.Dudağını oynatmadan,Rabbinin ismini kalbinden söyle." diyor.Onun Mesnevisinde bahsettiği "ney" insan-ı kâmildir,yani evliyadır.Cahiller bunu çalgı aleti sanmıştır.                                                                     

İslamiyyete göre,bir İslam büyüğü,bir âlim,bir veli,veya herhangi bir Müslüman ney,def,dümbelek çalarak,dönerek,raksederek anılmaz.İslam dinine,ilme,insanlığa yaptığı hizmetler anlatılır.Kur’an-ı Kerim okunur,hatm-i şerifler indirilir,sevapları ruhuna hediyye edilir.Mevlana’yı anıyoruz diyerek,çalgıyla dönenlere sormak lazım!   O,Azrail aleyhiselama hitaben," Çabuk gel,seveni sevdiğine kavuşturArkamdan sakın ağlamayın.Öldüğüm gün ,benim düğün gecemdir." demiştir.Şeb-i Arus(düğün gecesi) törenlerinde dönenler,bunu seyredenler,İslamiyyeti,Allahı zikretmeyi böyle sananlar acaba ölümü,Azrail aleyhisselamı bu şekilde karşılamaya hazırlar mı?!

Hz. Muhammed aleyhisselam’dan günümüze kadar hiçbir İslam âlimi,hiçbir Allah dostu,veli bu şekilde zikir etmedi.Bunları Hz. Mevlana’ya yakıştırmak,ona en büyük ihanet ve hakarettir.                                                                     

İşin halkımız tarafından bilinmeyen bir yönü daha vardır!                                                                  

Sabetayist Yahudi Ilgaz Zorlu,yazdığı kitapta Bektaşiliğin,Mevleviliğin içine nasıl sızdıklarını şöyle anlatıyor: " Sabetaycılar,kendi din adamlarını,Melamilik tarikatı içinde yetiştirmişlerdir.Bu çok ilginç!Adam hahamdır.Ama,dışarıdan baktığınız zaman,Melamilik,Mevlevilik,Bektaşilik tarikatlarının din adamı gibi görünür."                        

İman,itikadımızı Hz. Muhammed aleyhisselam’a ve Eshab-ı Kiramın imanına benzetmeden,helal,haram,mekruh tanımadan,farz,vacip,sünnet bilmeden,yapmadan, çalgı çalarak dönmeyi ibadet,zikir diye içimize kimler sokmuş,gördünüz mü?!                                                     

Bakınız,Hz. Mevlana neler söylemiş!

-- Sünnet-i seniyyeye harfiyyen uymak lazımdır.                                                                            

--Helal kazanıp,helalden yemelidir.Her hareketimizi Resullullah efendimize uydurmalıyız.                                                                         

--Tenhada,yalnız kalınca da günahlardan sakınmalıdır.                                                                 

--Gizli ve aşikar Allahü tealadan korkun.Günahlardan sakının.Az yiyin,az uyuyun,az konuşun.Çok oruç tutun.Zamanlarınızı namaz kılarak değerlendirin.Şehveti terk edip sefihlerle,cahillerle mücadele etmeyin.Onlarla oturup kalkmayın.Hep iyi insanlarla beraber olun.Ya hayır konuşun veya susun.İnsanların sıkıntılarına sabredin.Bilin ki,insanların en hayırlısı,insanlara en faydalı olandır.

--Hakiki bir âlime teslim olmalıdır.

--Ey bizi sevenler!Sevgili peygamberimizin yolu,Ehl-i sünnet yolundan yürüyüp bu yolu ihya etmeliyiz.Allahü tealanın sevdiği ameller,ibadetler ile,helal yollardan ihtiyaçlarını kazanarak,razı olunan kullar zümresine dahil olmalı.Herkes bir san’ata sahip olmalı,din ilmlerini iyi öğrenmelidir.Edebe riayet etmeyenler ve Ehl-i sünnet yoluna muhalefet edenler,kıyamet günü bizi göremez.

Bu nasihatların sahibi olan Hz. Mevlana’yı çalgıyla,çengiyle,raksederek ananlar,bunu Mevlanaya isnat edenler,bunu zikir,ibadet sananlar,bilerek veya bilmeyerek İslam dinini bozmaya çalışan,bid’at sokanlar,âkibetinizin ne olacağını biliyor musunuz?! Allah dostları buyurmuş ki; " Şeriatsız tarikat,şeytan işidir mutlak."

Ebubekr Verrak Hz. diyor ki;" Şeriatı öğrenmeden,helal,haram,farz,vacip,sünnet bilmeden Tasavvufla uğraşan,dinden çıkar,zındık olur."                                                                       

Daha fazla bilgi isteyenler,www.Dinimizislam.com adresine,Evliyalar ansiklopedisi 4. cild,s. 227 ye bakabilirler.

Bizden söylemesi!!!