Çanakkale’yi Kısır Polemiklere, Ufak Hesaplara Asla Heba Etmememiz Lazım!

Çanakkale’de 23'ncü Ahilik Haftası programı kutlamaları Cumhuriyet Meydanındaki törenle başladı. AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan burada yaptığı konuşmada, “81 milyonun kardeşliği, parti gözetmeden, siyasi ideoloji kavgasını bir yere bırakarak, yeri geldiğinde aynı masa etrafında oturmak, en büyük kıymetimiz olması lazım. Çanakkale’yi kısır polemiklere, ufak hesaplara asla heba etmememiz lazım. Türkiye eğer bir kitap olsa, bu kitabın ilk sayfası mutlaka Çanakkale olur. O yüzden bu kitabın ilk sayfasını harama, yırtma, zayıflatma hakkımız ve lüksümüz yok” dedi.

Cumhuriyet Meydanındaki 23'ncü Ahilik Haftası açılış programına Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Av. Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ünal Özcan ile oda ve borsa başkanları, esnaf odalarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin yöneticileri ile çok sayıda esnaf katıldı. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) ve Çanakkale Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği’nin meydandaki Atatürk anıtına çelenklerini sunmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti.
Günün anlam önemini belirten konuşmasını yapan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ünal Özcan; “Ahiliğin kuralları özellikle bu günlerde bize lazım. Esnaf ve Sanatkarın sorunları var. Dün de vardı yarın da olacak. Bir çoğu da çözüldü, kalanlar için de çözümler yapılıyor. Bu ülkeye terörle, kumpasla zarar veremeyenler, ekonomik anlamda zarar vermeye başladılar.  Son 20 günde ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıların hepsinin farkındayız. Bizler bu ülkeye nerden zarar verildiğini ve kimler tarafından yapıldığını bilen ahi insanlarız.  Ahilik teşkilatının temelinde birleştiricilik var, toparlayıcılık ve devlete sahip çıkma var. 900 yıl önceden başlayan, devletler kurulurken kuruculara önderlik eden bir teşkilattır bu teşkilat. Biz devletimizin yanındayız. Ne kadar sıkıntı olursa olsun, bugün varsa yarın aşarız.  Bunları yaparken esnaf ve sanatkar hak etmediği ilave zamlar yapmaz, stokçuluk yapmaz. Stokçuluk yapan baronlar. Esnafın dükkanının metre karesi belli, esnaf stokçuluk yapmaz.  Ama bazı dış güçlerin etkisi ile stok yapan baronlar bizi zor durumda bırakıyor. Ama biz bu günleri hep birlikte aşacağız. Çanakkale adı üstünde dünyayı durduran bir kale.  Bizler valisi, yerel yönetimi milletvekilleri burada biriz. Biz Çanakkale’de bir olursak bunu ülkede kat kat sağlarız.  Esnaf ve sanatkarlar olarak ekonomik sıkıntılarının yaşandığı her dönemde, terörle mücadelenin yapıldığı her dönemde, kumpasların yapıldığı her dönemde, dükkanlarımızı bırakarak hainler ile mücadele eden esnaflarız” dedi.
“AHİLİK, KARDEŞ DEMEK DAHA ÖTESİ YOK”
Son olarak kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “Yüz yıllardan değil, bin yıllardan beri konuştuğumuz bu topraklarda, coğrafyada özel bir toplantı için bir aradayız. Ahilik bu toprakların çok özel hatıralarından bir tanesi. Ahi Evran, bu topraklara çok büyük bir kıymet bırakmış. Bizler bu kardeşliğin, esnaf kültürünün ne olduğunu bilen bir toplumuz. Ahilik, kardeş demek daha ötesi yok. Ahiliğin özeti, geneli kardeşlik demek. Çünkü batı kültüründe, batı medeniyetinde rekabet her şeydir, para her şeydir. Ama bizim bu topraklarda kültürümüzde rekabetten öte değerlerimiz vardır, esnaf ahlakımız vardır. Yan komşusu siftah yapmadığı için üzülen, ikinci müşteriyi yana gönderen insanların topraklarıdır buralar. Bu teşkilatın en büyük kıymeti de, bu tarz değerlerin kalıcı olması için çalışmaya devam etmesi. Dün ahilik, kardeşlik anlamında bu teşkilat vardı, bugün esnaf odası var, kefalet grupları var. Sonuçta mesleki birlikteliğimiz var. Ne kadar bu örgütler kalıcı olmaya devam ederse, bu topraklardaki kardeşliğimiz, başarımız, egemenliğimiz, yürüyüşümüz o kadar güçlü olur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, şu karşıdaki topraklarda muasır medeniyet derken bu ekibe güveniyordu.  Muasır medeniyet derken, dünyaya bir vizyon koyarken, bu topraklardaki insanlara güveniyordu. O yüzden ahilik teşkilatının en çok yakışacağı yer Çanakkale’dir. Çanakkale ruhu, ahilik ruhundan başka bir şey değildir. Kardeşliğin inşa edildiği o teşkilatların somut yansıması Çanakkale ruhudur. Ahiliğin somut karşılık ifadesi, tüm teşkilat kitaplarında geçer ki; elini bir açık tut, iki sofranı açık tut, üç kapını açık tut. Esnafımızı bundan daha kıymetli kılan başka özellik var mı? Bir diğer üç ifadede; gözünü bağla, dilini bağla, belini bağla der ahiliğin üstatları, öncüleri. Fakat biz tarihe takılıp, sadece eski hatalarımızı konuşmak durumunda kalmamalıyız. Ahiliğin o ruhunun bugün de olması lazım. Türkiye’de de dünyada da ahilik kuşatıcılığıyla tüm esnafımız beraber hareket ederse, bu topraklardaki ekonomik sıkıntılar da çabuk geçer, yeni nesillere verilecek olan imkanlar da artar. Bu önümüze konan vizyon, her zamankinden daha keyifli hala gelmeye başlar” dedi.
“TÜRKİYE EĞER BİR KİTAP OLSA, BU KİTABIN İLK SAYFASI MUTLAKA ÇANAKKALE OLUR”
Ahiliğin güncellenmesi gereken bir müessese dile getiren Turan şöyle devam etti; “Dün ahiliğin karşılığı nasıl saydığım maddelerse, bugün de bizim esnaf odalarımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın ahilikten kaynaklı boş kalan yer varsa, onları doldurmak görevi olması lazım. Modern ahiliğe ihtiyacımız var. Modern ahilik anlayışına ihtiyacımız var. Zamanın bize dayattığı parametrelere teslim olmamamız lazım. Bizim topraklarımızın değeri bunlara yeter. Bizim kendi medeniyetimizin kıymeti bunlara yeter diye düşünüyorum.  Ahilik haftası en özel haftalardan bir tanesi. Biz siyasi insanlarız, bu toplumun önünde yürüyen insanlarız. Eğer esnaf mutluysa herkes mutlu. Esnaf huzurluysa herkes huzurlu. Dönemsel, konjonktürel tabi ki çalkalanmalar olur. Büyüme de de azalma olur, artma olur. Ama 81 milyonun kardeşliği, parti gözetmeden, siyasi ideoloji kavgasını bir yere bırakarak, yeri geldiğinde aynı masa etrafında oturmak, en büyük kıymetimiz olması lazım. Çanakkale’yi kısır polemiklere, ufak hesaplara asla heba etmememiz lazım. Türkiye eğer bir kitap olsa, bu kitabın ilk sayfası mutlaka Çanakkale olur. O yüzden bu kitabın ilk sayfasını harama, yırtma, zayıflatma hakkımız ve lüksümüz yok. Seçimler bitti önümüze bakıyoruz. Beş sene bu topraklar nasıl kalkınır, buranın idarecileri, yöneticileri nasıl beraber iş yapar bunu aramak durumundayız. Esnafımızın beklentileri var. Çanakkale’deki esnaf toplantıları, en keyif aldığım toplantılardan bir tanesi. Her toplantıda notlarımızı aldık, çözdüğümüz var, çözemediğimiz var.  Ama esnafa yapılan yardımlarla ilgili örneğin sıfır faizli kredi, araç alımı, bina alımı kredileri, basit usulde verginin az oranlara indirimi, sürekli kendi prim borcunu ödeyenlerin indirimi gibi birçok adım bu toplantılardan çıkan taleplerin karşılanmasıdır. Esnafımız söyledi biz Ankara’ya taşıdık. Esnaf mutluysa, herkes mutludur biz bunun bilincindeyiz. Fakat özellikle son dönemde, dövizden kaynaklı artışın konjonktürel olduğunu, geçmek zorunda olduğunu ifade etmek istiyorum. Döviz, tabi ki ekonomik bir problemdir. Ancak ekonomik büyümenin tek göstergesi döviz karşısında Türk lirasının değeri değildir. İhracat, üretim, istihdam, yatırım hepsi beraber bir kıymeti ifade eder. Dünyanın hangi akıllı adamı twitter’dan bir başka ülkenin ekonomisine müdahale eder. Eğer başka hesap olmasa böyle bir anlayış olabilir mi? Türkiye Devleti yeni hangi bir yanlış yaptı da döviz arttı, bana söyleyebilir misiniz? İhracat azaldı mı, azalmadı. Cari açık çokmuş, dünde çoktu. Bugün azalmaya başladı üstelik. Yeni bir şey yok. Yeni bir problem yok. Ama arklı hesaplarla Türkiye’ye ayar vermeye çalışanlar bilsin ki Çanakkale meydanından sesleniyoruz;  egemenlik kayıtsız şartsız bu milletindir. Hiç kimsenin bize twitter’dan farklı hesaplarla ayar verme hakkı ve haddi yoktur. Bunlar geçecek. Bir zamanlar dünyada ekonomik kriz olduğunda ‘teğet geçecek’ dedik, dalga geçtiler. Bugün dünyada kriz yok, Türkiye’ye bir dayatma var. İddia ediyorum, kaptan sağlam bu da geçecek. Yatırımcı, yatırımına ara vermesin. Bankacı lütfen esnafın yanında olsun. Biz zaten esnafımızın yanındayız. Üretmeye, çalışmaya devam ediyoruz. Çanakkale’de büyüyor, Türkiye’de büyüyor.  Bütün coğrafyamız ayağa kalkacak, kalkmak zorunda. Yanlış yapmayacağız. Daha çok bir araya geleceğiz, daha çok üretmeye çalışacağız. İhracatımız, üretimimiz arttıkça, tarımımız, sanayimiz arttıkça bu sorunları çok çabuk aşacağımızı hep beraber göreceğiz. Çünkü bu coğrafya, çok daha zor imtihanları beraber gördü.  Ama şimdi daha ufak imtihanlarla karşı karşıyayız. Aşacağız bunları da.”
“ÇANAKKALE’NİN YENİ BİR SANAYİ SİTESİNE İHTİYACI VAR”
Turan konuşmasını şöyle tamamladı; “Her ilçeye gittiğimde mutlaka esnaf odası başkanını davet ediyorum. Her ilçede mutlaka sanayi sitesinin büyütülmesi talebi var. Bayramiç, Biga, Ezine öyle. Hepsinde sanayi sitesi büyüsün talebi var. Yer gösterin talebi var. İş olmasa, üretim olmasa, vizyon olmasa, yarınlara umut olmasa, neden sanayi sitesi büyüsün ki? Sayın başkan buradayken söylüyorum; Çanakkale’nin de buna ihtiyacı var. Çanakkale’nin de sanayi sitesinin büyümeye ihtiyacı var. Çayın bir tarafında var üç tane esnaf, bir tarafında var beş tane esnaf. Sanayi sitesi başka. Artık Çanakkale’nin kendine yakışan, altyapısı, kreşi, camisi, üretim imkanları, her türlü teknik desteği olan yeni sanayi sitesine ihtiyacı var. Oturacağız, beraber çalışacağız, kimseyi üzmeden esnafımızı kollayarak bu adımı atacağız. Çanakkale her şeyin en iyisine layık.”
 

PAYLAŞ