BAYRAM, BAYRAM OLA!

BAYRAM, BAYRAM OLA!

25/07/2015

Yeni öğretmendim.1980 yılında Çanakkale Lisesinde stajyer Ed. Öğrt. olarak vazifeye başlamıştım.Meslektaşlarım arasında öğretmen bir çift vardı.Bayan Z.İ,edebiyat öğrt.,kocası M.İ !de felsefe öğrt. idi.M.İ,okula,derse sarhoş gelir,leş gibi içki kokardı.24 saat içerdi.Z.İ ise,her konuşmasında İslam dinine ve Müslümanlara sataşır,gericiler,yobazlar,örümcek kafalılar,çağdışı insanlar,Atatürk düşmanları gibi ifadeleri bolca kullanırdı.Namaz kılan,oruç tutanlarla alay ederdi.daima ilericilikten,çağdaşlıktan bahsederdi.                                                  

Ben de hem sabreder,hem de  okumuş bir insanın,bir öğretmenin İSLAM DİNİNE karşı nasıl bu kadar düşman olabileceğini anlamaya çalışırdım.                                                                 

Z.İ, Kurban bayramına birkaç gün varken,büroda memur bayanlar ve bazı bayan öğretmenlerle birlikte oturuyor,hüngür hüngür ağlıyordu.Ağlamaktan yüzü gözü şişmişti,konuşacak halde de değildi.Yine de sordum." Hocam,hayrola,ne oldu,ne bu haliniz,yapabileceğimiz bir şey var mı? " dedim.Yanındakiler açıkladılar;Kocası M.İ,sarhoş kafayla dövmüş,hakaret ve küfür etmiş,boşayacağını söylemiş,ona ağlıyormuş.                            

Belki yeri,zamanı değildi ama,ben de fırsatı değerlendirdim,dedim ki; " Hocam,hep Müslümanlarla alay ederdiniz.Kocanız ve siz Müslüman olsaydınız,bu duruma düşmezdiniz.hakaret ettiğiniz,alay ettiğiniz İslam Dini gericilik değil,dünya ve ahiret seadeti veren,ALLAH’ın selamı,rahmeti,ihsanı,en büyük nimetidir.Kocanız içki içmese,namaz kılsa,kul hakkı bilse,siz şu anda bu durumda olmazdınız."  Tokat atsaydım o kadar şaşırmazdı,dondu kaldı.Hiçbir şey söyleyemedi.Yüzüme bakarken,gözlerindeki o zavallı ifadeyi hiç unutamıyorum.Tayin olup gittiler,ne oldu bilmiyorum.                                      

Her bayram arefesinde bunu hatırlarım.Recep, Şaban,Ramazan’ı tanımayıp da Bayram’ı karşılamaya hazırlananlar gelir aklıma.                              

Dînî bayramları,sadece çarşıda alışveriş yapmak,evi terkedip tatile kaçmak sananlar aklıma gelir.                                   

Hz. Muhammed Aleyhisselamın ümmetinin hayatları kısa olduğundan,Cenab-ı Hak bazı ay,gün ve geceleri diğerlerinden daha kıymetli olarak bildirmiş,bu zamanlardaki ibadetlere de daha fazla sevap vereceğini müjdelemiştir.Üçaylar gibi,Cuma günü gibi,Kadir Gecesi gibi,Arefe günleri,geceleri gibi....                                     

Ramazan bayramı,Recep,Şaban;ramazan aylarını bilen,inanan,usulüne uygun karşılayan,orucunu tutan,diğer ibadetlerini yapmaya çalışan Mü’minlerin bayramıdır.Bayram sürûrdur,neşedir,şükürdür. " Allahım,bu yıl da sağ salim bu günleri gördük,emirlerini yerine getirmeye çalıştık,sana şükürler olsun." diyerek sevinmektir.Aile efradını ziyaret etmek,büyüklerimizin,ebeveynimizin dualarını almak,onlara hizmet etmektir.dargınların barışması,diğer Müslümanlarla kucaklaşmak,onların sevincine de,kederine de ortak olmak demektir.Daha sonraki Üçaylara,oruçlara kavuşmayı dilemektir Ramazan bayramı !!!                                              

Yoksa ,bazı şaşkınların dediği gibi, " Şeker bayramı " değildir.Evden kaçmak,plajlara,kamplara,tatile gitmek değildir.Sadece alışveriş yapıp,yeni elbiseler giymek de değildir.                                          

Ramazan Bayramı’nın diğer adı,Fıtr Bayramı’dır. Sadaka-i Fıtr, Fitre diye bildiğimiz,Vacip ibadetin,Müslüman fakir,garip,dul,yetim,öksüz ve talebelere verilen yardımın ismini taşır bu bayram !!!                                     

Bir Müslümanın yardımına koşmak,onun bir müşkilini halletmek,bir Müslümanın yüzünü güldürmek,darda kalmışları rahatlatmak,yedirmek,doyurmak,giydirmek,bir yetimin başını okşamaktır Bayram !!!                                     

Hayatımız boyunca günahlarımızın ve sevaplarımızın muhasebesini yapmak," Hesaba çekilmeden önce,kendimizi hesaba çekebilmek " tir Bayram !!!                             

Müslümanın  " Hakiki bayramı " Kabir,Mahşer,Mizan,Sırat sorgularını yüz akıyle geçip " Cennet ve Cemalullah " şerefine nail olabilmesidir. Bu bayramlar,İnşaallah " Hakiki Bayramın" habercisi,alıştırmasıdır.                             

Kısacası,Ramazan Bayramı Müslümanların bayramıdır.                          

Allahın Dinine saygısı olmayanların,Hz. Muhammed Aleyhisselamı bilmeyen,sevmeyenlerin,Müslümanları hor,hakir gören,alay aden,hakaret edenlerin,sokak köpeklerine duydukları sevgi ve saygıyı Müslümandan esirgeyenlerin,her fırsatta İslamiyyete saldıranların bayramı değil !!!                                           

Bu kimseler,en pahalı tatillere de gitseler,en yeni,en pahalı elbiseleri de giyseler,en lüks villa ve rezidanslarda da otursalar, Ramazan Bayramından ve bu dünyadan nasipleri sadece budur.                           

Allahü Teala ,her ibadetin karşılığı olan sevabı bildirmiş,sadece orucun ve insanları doyurmanın karşılığını " Ben vereceğim" buyurarak ,gizli tutmuştur.Yalnız," Allahın rızasını" düşünerek, " Allahın affını,ihsanını" ümit ederek oruç tutabilen Mü’minlere ne mutlu !!!Bayram onların hakkı....                                                             

Necip Fazıl’ın dediği gibi; Hani,o Müslüman ki,her güzele bedeldir. İnsan defilesinde eskimez tek modeldir....    

Böyle olmaya çalışalım ki,BAYRAMIMIZ,BAYRAM OLA !!! MÜBAREK OLA;KUTLU OLA !!!                                                                    

Allahü teala,o öğretmen karı-koca gibi olmaktan,öyle bir hayattan,İslama cephe almaktan,Allah’a meydan okumaktan hepimizi masun ve mahfuz eylesin...                                      

Bizden Söylemesi !