Baştan Sona Kurgulanmış Bir Yargı Tiyatrosuyla Karşı Karşıyayız

Türkiye'nin, üyesi olduğu Birleşmiş Milletlerin ambargo kurallarına uyduğunu hatırlatan Turan, ancak bağımsız bir devlet olarak ne ABD’nin ne de başka bir devletin ambargo kurallarına uymak zorunda olmadığını söyledi.

Türkiye'nin, uluslararası kurallara ve teamüllere riayet ettiği ölçüde, dilediği her ülkeyle ilişki geliştirmek ve ticaret yapmak hakkına sahip olduğuna dikkati çeken Turan, şöyle konuştu:

"Türkiye’den kaçan bir FETÖ’cü polisin çaldığı, ürettiği delillerle Hakan Atilla cezalandırıldı. Üstelik yargılama aşamasında başka skandallar da yaşandı. FBI’ın FETÖ’cü polise 50 bin dolar ödediği de ortaya çıktı. Uzunca bir süre başka bir Hakan, Hakan Atilla imiş gibi yargılamada konu edindi. Bırakın ABD’yi, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böylesine rezalet bir yargılamaya şahit olamazsınız. Başından sonuna kadar kurgulanmış bir yargı tiyatrosuyla karşı karşıyayız."

"Yapılamayan darbeler ABD yargısı eliyle..."

Turan, bu yargı tiyatrosunun, FETÖ’nün ABD yargısı ve istihbarat kurumlarıyla kurduğu ilişkiyi de gözler önüne serdiğini dile getirdi.

"17/25 Aralık’ta yargı içindeki FETÖ uzantılarıyla, 15 Temmuz’da asker üniformalı teröristler eliyle yapılamayan darbeler, adeta ABD yargısı eliyle yapılmaya çalışılmıştır. Ancak bu karar bizim için hiçbir anlam ifade etmiyor." diyen Turan, Türkiye'nin, daha demokratik bir geleceğe yürümek için FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadeleye devam edeceğini vurguladı. Turan, bu mücadeleyi verirken de başka odakların kendilerini engellemesine izin vermeyeceklerini söyledi.

"Türkiye bunun hesabını sormaya devam edecek"

Turan, Türkiye'nin ise uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları çerçevesinde bu konuyu gündemde tutmaya, bunun hesabını sormaya devam edeceğini belirtti.

CHP'nin, 17/25 Aralık yargı darbesinden bu yana FETÖ’nün sıkıştığı her alanda onun yardımına koştuğuna işaret eden Turan, şunları kaydetti:

"15 Temmuz öncesinde FETÖ’nün kapatılan gazetelerine, bankalarına yardıma koştular. Kimi vekiller bu bankaların, gazetelerin kapısında ağladı. 15 Temmuz’dan sonra ise FETÖ’nün gönüllü avukatlığına soyundular. Kah kurultaylarında onları misafir ettiler, kah yollarda beraber yürüdüler. Şimdi de FETÖ’nün en çok rahatsız olduğu OHAL konusunda çalıştay düzenliyorlar.

Merak ediyorum, CHP hiç 15 Temmuz şehitleriyle ilgili bir etkinlik, çalışma yaptı mı? Hiç 15 Temmuz şehitlerinin yakınlarını misafir edip onların dertleriyle dertlendi mi? Ne hazindir ki terör örgütleri dışında bugün OHAL’den rahatsız olan sadece CHP var. Başlı başına bu durum bile CHP’nin kimlerin yanında hizalandığını ortaya koyuyor. Ana muhalefetin bu durumu oldukça acıklıdır."

PAYLAŞ