BAŞBAĞLAR,Adaletin Katli!

BAŞBAĞLAR,Adaletin Katli!

04/07/2015

Empati yapın,kendinize yapıldığını düşünün.Kendi memleketinizde,kendi köyünüzde,camide namaz kılarken,birileri gelip sizi çıkarıyor,dışarıda kurşuna diziyor.Evlere girip takıları,ziynetleri çalıyor,evleri ve okulu ateşe veriyorlar.Ahır ve ağıllarda yüzlerce hayvan yakılıyor.Nasıl bir manzara,canlandırın gözünüzde bakalım. 

Tarih 5 Temmuz 1993,yer Erzincan,Kemaliye,Başbağlar Köyü..Telefonlar çekmiyor,köprü yapılmamış,ulaşım çok zor.Barajda sandalla karşıya geçecekler,araç bulurlarsa Kemaliye’ye gidebilecekler.O gün bir hemşehrileri Almanya’dan getirdiği minibüsü köye hediye etmişti.Çok sevindiler.O gün köyle birlikte o minibüs de yakıldı.

Katliamdan hemen sonra komşu köy sakinleri Başpınar karakolunu ararlar,gelen-giden,ilgilenen olmaz.100 terörist yürüyerek ayrılırlar,takip de edilmezler.

Namaz kılarken şehid edilen 33 müslüman..                                                                  

Madımak Oteli yangınında vefat edenlere karşı bir misilleme,intikam alma görüntüsü verilmeye çalışılmış bir hadise!!                                                                      

Avukat Cüneyt Toraman diyor ki: " Bir hukukçu olarak Adalet Bakanlığının tavrını anlamam kabil değil.Erzincan’da başlayan davanın İzmir’e alınması tuhaftı.Mahkeme baskı altında tutuldu.Mağdurlara sanık muamelesi yapıldı.Büyük bir oyun  tertiplenmişti,lakin başbağlar sakinleri ağırbaşlı davrandı.Tuzakları tutmadı.Bunlar trafik suçu bile işlememiş insanlar,Alevi köyleri ile bir meseleleri olmamış.Katliama rağmen yine olmadı.                                                 

Sivas davasında alakasız adamlar toplandı.Başbağlar’da ise tetikçiler bulundu,yakalandı,ama anlaşılmaz bir şekilde serbest bırakıldı.Mahkeme bunların dava ile alakası yok deyip kapattı.Efendim usulsüz teşhis yapılmış.Redd-i hakim talebimiz dikkate alınmadı.                                                 

Eğer Seyfi Oktay ve Mehmet Moğultay’ın müdahalesi olmasaydı bu dava kesinlikle böyle sonuçlanmazdı." ( Türkiye Gazetesi ) Anlaşılan o ki,aslında Başbağlar’da adalet katledildi !!!!

Sivas Madımak olayında ortalığı ayağa kaldıran medya Başbağlarda sessiz kaldı.Madımak olayında sünni Müslümanlar hedef gösterildi.Aylarca yobazlar,gericiler,irticacılar,katiller diye yayınlar yapıldı.Tabii ki,Madımak olayı nasıl Sünni Müslümanların işi değilse,Başbağlar da,intikam hissi güden Alevi kardeşlerimizin işi değildi.Ortalığı karıştırmak,Türkiye’de Alevi-Sünni kavgası çıkarmak isteyenderin güçler,yabancı istihbaratlar işbaşındaydı.                                                         Bu8nu davanın avukatlarından Hüsnü Tuna şöyle anlatıyor: " 90-95 yılları arasında işlenen Çetin Emeç,Turan Dursun,Muammer Aksoy,Bahriye Üçok suikastlerinde fail olarak Sünni Müslümanlar gösterildi.Bunlar ,darbe şartlarını olgunlaştırmak için işlenen cinayetlerdi.Başbağlar,asit kuyularında insan eriten,helikopterden ceset atanların,domuz bağlarıyla can yakanların işi.Katliamı devlet içinde örgütlenen yasadışı güçler planladı,sol örgütlere ihale edildi. " ( Türkiye Gazetesi ) Olay anında köyün elektriği ve telefonu da kesilmişti.Ahşap kısımlar yanmış,duvarlar sağlamdı,Buna rağmen köy,dozerlerle yerle bir edildi.İtfaiye hiç gelmedi.33 şehid çöp kamyonu ile taşındı,Başpınar’a defnedildi.Madımak ,müze olsun diye tepinenler,Başbağlara bir şehidliği çok gördüler.    

Militanlar 565 mermi sıktılar,ama balistik muayene yapılmadı,silahlar izlenmedi.Olay araştırma komisyonu,incelemeyi olay yerinde değil,dernek binasında,Karagümrük’te yaptı.                          

Müdahillerden Mehmet Arat,ayağı ameliyetlı,sargı bezli,terlikli olduğundan,hakim tarafından mahkemeden atıldı.                                            

Yüzlerce hayvan yakıldı,hayvan hakları savunucularından ses çıkmadı.Ormanlar,bahçeler yakıldı,bağlar dağıtıldı,çevrecilerden çıt çıkmadı.Okul yakıldı,eğitim gönüllüleri kınamadı.400 yıllık köy evleri,Safranbolu Evleri ayarında olan bu evler yakıldı,sivil toplum örgütlerinden tepki gelmedi.                             

Başbağlar köylüleri de haklı olarak diyorlar ki; " Biz bir bedel ödedik de bu neyin bedeli? Türkiye hangi tehlikeli eşikten geçti?Maşalar umurumuzda değil,devlet düğmeye basanları bulmalı ve onları ifşa etmeli. " ( Türkiye Gazetesi ) 

Bugün Başbağlar katliamının yıldönümü.33 şehidimizi rahmetle anıyoruz.                                                                     

Devletimiz,okullarda çocuklarımıza solucanın sindirim sistemini,terliksi hayvanın hareket tarzını öğreteceğine,Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin Makâlât adlı eserini ders olarak okutup öğretseydi,belki bu tür olaylar olmazdı.Merhum Prof.Esad Coşan Hoca Arapça aslından Türkçeye de çevirmişti.Okuyalım kardeşim,4 kapı 40 makamı öğrenelim ki,hiç kimse bir daha böyle provakasyonlarla aramıza giremesin.

Bizden söylemesi !