Ah Gençlik Ah!

Ah Gençlik Ah!

03/06/2017

Ah Gençlik Ah! Gençlik, ömrün en kıymetli zamanıdır..Yaşlılık zamanına erzel-i ömür denir.Yaşlılar, istedikleri şeyi,istenilen şeyleri de yapamaz ya da çok zor yaparlar..Gençliği kontrolsüz güç olarak görmek,canının her istediği şeyi, doğru mu yanlış mı bakmadan yapan bir varlık olarak görmek yanlıştır..Gençleri böyle yetiştirmek daha da yanlıştır..Gençlikte ilim,irfan ile meşgul olmayı,ibadet etmeyi, insanlara iyilik etmeyi büyük nimet bilmelidir…

Bu fırsatı kaçırmamalıdır.Gençlikte zikir,Allahın nimetlerini düşünmek,Cenab-ı Hakka sığınmak,yalvarmak,kabir ve mahşeri,hesabı düşünmek çok büyük bir nimettir.İnsan, boş boş,malayani ile geçirdiği günlere,lüzumsuz yere harcadığı gençliğine, haramlarla,günahlarla heba olan günlerine ağlarken yaş yerine, gözlerinden kan dökse yeridir buyurmuş İslam büyükleri..Ebu Türab-ı Nahşebi Hz. (kuddise sirruh) ne güzel söylemiş: ‘‘Bugünü düşünürüm,dün geçti,yarın var mı? - Gençliğe de güvenmem,ölen hep ihtiyar mı? ‘‘ Bu dünyada misafiriz..İşte, geldik, gidiyoruz. Gideceğimiz yerde lazım olan şeyleri burada toplamazsak, orada bedelini ödeyemeyiz..Oradaki cezalar buradakilere de benzemiyor.

Aklı olan, sonsuz azaptan kurtulmak için elinden ne geliyorsa yapmaya çalışır..Dünyada iken bu mümkün ve kolaydır.Son pişmanlık fayda vermez..Fırsat elde iken kıymetini bilmelidir...İnsan, ne kadar büyük günahlar işlese de,samimiyetle pişman olup bir daha o günahları yapmamaya karar verir,Allaha söz verirse,yani samimi olarak TÖVBE ederse,gü nahları affolur,tertemiz olur...Genç iken yapılan tövbe çok daha kıymetlidir..Hz. Peygamber Efendimiz Aleyhisselam buyurdu ki:’’Her asırda, her zamanda, Allahü teala katında en sevgili olanlar, tövbe eden gençlerdir.’’ Ve yine buyurdu ki:’’Gencin ibadeti, ayın ondördü gibidir.’’ Evliyanın büyüklerinden Ebu Türab-ı Nahşebi Hz.başından geçen bir hadiseyi anlatmıştır. ( Birgün, mahalle halkının bir kadınla münakaşa ettiklerini gördüm.Kadın beni görünce dedi ki; Ey Ebu Türab, fasık,günahkar bir oğlum var. Dün gece yine şarap içmek istedi. O akşam, Allah ona bir hastalık verdi.Şimdi yatıyor..Ancak mahalleli,bizi buradan atmak istiyor,bize yardım et..Kalabalıktan rica ettim,dağıldılar..Sonra gencin evine gittim.genç beni görünce dedi ki;Hoş geldin ,ya Ebu Türab..Seher vaktinde,Ya Rabbi,Sabahleyin bana Ebu Türab Hz. ni görmeyi ve Tövbe-i Nasuh etmeyi nasip eyle, diye dua ettim..Tövbem kabul olur mu acaba? ‘‘Ey genç,Allahü teala, ziyadesi ile tövbeleri kabul edici ve mağfiret edicidir.’’ Dedim...Genç, gözyaşları içinde tövbe etti,ben de oradan ayrıldım..Daha sonra genç,annesine, kendisini toprak üstüne koymasını söylemiş şöyle dua etmiş: ‘‘Ya Rabbi,Dertlilerin dayanağı sensin,muhtaçların sığınağı sensin.Toprakla bir olmuş bu kuluna sevdiklerinin hürmetine merhamet eyle.’’ Genç, o gece vefat etmiş. Aynı gece, rüyamda Resulullah Efendimizi gördüm.Bana hitaben buyurdu ki; ‘‘Ey Ebu Türab,dün senin yanında tevbe eden genç, bu gece vefat etti.Hak Teala onu seadete kavuşturdu.O gence izzet gözü ile bakın.Cenazesinde hazır bulunun.’’ Hemen uyandım ve dedim ki,Ya Rabbi, ne kadar kerimsin ki,mahallden kovmak istenilen genci,bir tövbe ile bu dereceye kavuşturdun...Bütn şehir halkıyla, o gencin cenaze namazını kıldık ve defnettik.Meğer, herkes rüyasında o gencin Allah tarafından affedildiğini,herkesin cenaze namazında bulunması gerektiğini görmüş.. İşte ,samimi olarak yapılan TÖVBE budur...Tabii ki Allah dostlarını sevmek te budur işte.. Büyük İslam Alimi Hüseyin Hilmi Efendi (kuddise sirruh) buyurdu ki ; ( Kardeşim, bu yahudiler, bir kelime için koca kitap yazarlar. Nasıl,mesela, bir köpeğe ‘‘Arap’’ demek için roman yazarlar,tiyatro yaparlar.Film çevirirler, gençleri bozmak için..Yahut, ‘‘Allah baba ‘‘ dedirtmek için...Böylece, bir mürşid-i kâmil görmeyen,dinini tam olarak öğrenmeyen gençlerin imanını çalarlar kardeşim. Bilmiyor çünkü..Doğrusunu bilseler aldanmazlar. Sarıklı,sakallı,hoca şeklindeki bir sanatçının yaptığı harekete bir kahkaha atsa,maazallah küfre girer,imanını kaybader.Çünkü,dinen kutsal olan şeylere saygısızlık, küfre sebep olur. Onun için böylelerini seyretmek uygun değil kardeşim. Şah-ı Nakşibend Hz. kaç yüz sene önce ellerini açıp ‘‘Ya rabbi,ne olacak bu gençlerin hali? Bunlar başka şeylerle uğraşıyorlar..Allahım, bana kuvvet ver,bana birşey ihsan et ki bu insanlara faydalı olayım.Bu gençlere yardımcı olayım,Cehennemde yanmasınlar.’’ diye yalvardı efendim..Günlerce secdeye kapanıp Cenab-ı Hakka dua etti. Çünkü, onlar görürler..Cenneti,Cehennemi görüyorlar.Cehennemdeki ateşi görünce ciğerleri parçalanıyor. Onun için mübarek, İman edin de Cehennemde yanmayın, diyor..Duası da kabul oldu,duası da şu: ‘‘Ya Rabbi,kim bu büyükleri severse,onun kalbinden dünya sevgisini çıkar,kendi sevgini koy.’’ Allah Dostlarını sevenlere ne büyük bir müjde !!! Yazımızı Mevlana Celaleddin Rumi Hz. nin sözü ile bitiriyoruz. ‘‘Çocukluğunda oyun,gençliğinde sarhoşluk,ihtiyarlığında tembellik...Ne zaman Allaha kulluk edeceksin? ‘‘