ABDÜLHAMİD HAN DOSYASI-7 ( NETİCE )

ABDÜLHAMİD HAN DOSYASI-7 ( NETİCE )

21/05/2016

1909’da 2. Abdülhamid Han, Siyonist Yahudi Baronlar, İngiltere ve bunların yerli işbirlikçisi olan Mason İttihad ve Terakkiciler tarafından tahtından indirildi.  Fakat, Hilafet makamı yerinde kaldı.’’ Hilafet’’ diğer Müslüman ülkelerde etkisini devam ettirdi. Hilafetin varlığı ve etkisi,1. Dünya Savaşında(Çanakkale ve diğer cephelerde),İstiklal Savaşında bize büyük faydalar sağladı. Bunun üzerine İngiltere,’’Constantinopolitan State’’ tasarısından vazgeçerek, Hilafeti doğrudan doğruya Türk hükümeti eliyle yok etme planını uyguladı. Lozan öncesi,gizli pazarlıklarla bunu kabul ettirdiler.

Filozof Rıza Tevfik Abdülhamid’e karşı " 31 Mart Vakası’’ denilen iğrenç komployu  kuranların başında geliyordu. Daha sonra yazdığı "Sultan Hamid’in Ruhundan İstimdad" şiiri, rahmetli Necip Fazıl tarafından 1947 yılında Büyük Doğu Mecmuasında neşredilince, Necip Fazıl hapsedildi. Avukat Abdurrahman Şeref Laç, bu şiir konusunda filozof Rıza tevfik ile hasta yatağında görüştüğünde şu cevabı almıştı: ’’ Ben bu şiiri, Türk milletine hakaret kasdıyla değil, tamamıyla aksi olarak, Türk Milletini ölüme götüren bir zümreyi teşhir ve Abdülhamid Han’a edilen iftiraları tesbit gayesi ile yazdım.31 Mart Vakasını tertiplediği isnadı altında tahtından alaşağı edilen büyük Hükümdar, bu isnadla sade iftiraların değil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuştur.31 Mart’ı tertipleyen İttihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım.31 Mart’ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı (Tarcan) ile ben idare ettik. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın.’’ (Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması,1. Cild,S.148)                                                                 

Bu ifadeler, aynen Enver Paşa’nın itiraflarına benzemektedir. Enver Paşa da bir konuşmasında,’ ’Turan yapacaktık, viran olduk. Ulu Hakanı anlayamadık, hata ettik. Siyonist Yahudilerin maskarası olduk.’’ demiştir.                      

SULTAN HAMİD’İN RUHANİYYETİNDEN İSTİMDAD

Nerdesin şevketli Abdülhamid Han?

Feryadım varır mı barigahına?

Ölüm uykusundan bir lahza uyan,

Şu nankör piçlerin bak günahına.

Tarihler adını andığı zaman,

Sana hak verecek hey koca Sultan

Bizdik utanmadan iftira atan,

Asrın en siyasi Padişahına.

Padişah hem zalim,hem deli dedik,

İhtilale kıyam etmeli dedik.

Şeytan ne dediyse,biz ’’beli’’ dedik.

Çalıştık fitnenin intibahına.

Divane sen değil, meğer bizmişiz.

Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz.

Sade deli değil, edepsizmişiz.

Tükürdük atalar kıblegahına.

Sonra, cinsi bozuk, ahlakı fena,

Bir sürü türedi, girdi meydana.

Nerden çıktı bunca veled-i zina?

Yuh olsun bunların ham ervahına  !

Bunlar halkı didik didik ettiler.

 Katliama kadar sürüp gittiler.

Saçak öpmeyenler, secde ettiler,???!!!..............pis külahına !                                       

Haddi yok,açlıkla derde girenin.

Sehpa-yı kazaya boyun verenin,

Lanetle anılan cebabirenin,

Bu, rahmet okuttu en küstahına.

Milliyet davası fıska büründü.

Rida-yı diyanet yerde süründü.

Türkün ruhu zorla asi göründü,

Hem Peygamberine, hem Allahına !

 Her şey ne kadar açık ve net.            

Tabii ki anlayana !!! Sultan Abdülhamid Han’ın bedduası inşaallah kabul olur ve olmuştur. Kısaca şöyle demişti koca Sultan: ’’Şahsımı değil,milletimi bu hale getirenlere hakkımı helal etmiyorum.Milletimi dirilişsiz bir ölüme götüren sahte kurtarıcılardan ve  sahte kurtuluşlardan kurtar Ya Sübhan !’’                                   

Amin, amin, amin Ey Allahım.

Ruhun şâd olsun ey koca Sultan !

Biz vazifemizi yapmaya çalıştık, İnayet ve Tevfik Allahtandır.                                                            

Bizden söylemesi !!!