ABDÜLHAMİD HAN DOSYASI -4 (İTTİHAD ve TERAKKİ CEMİYYETİ )

ABDÜLHAMİD HAN DOSYASI -4 (İTTİHAD ve TERAKKİ CEMİYYETİ )

30/04/2016

İttihad ve Terakki Cemiyyetinin temeli,1889 yılında kurulan İttihad-ı Osmani cemiyyetidir.  İttihad-ı Osmani Cemiyyetini kuranlar,İbrahim Temo,Abdullah Cevdet,İshak Sükuti,Mehmet Reşit’tir.İlk kurucuların ve daha sonra cemiyyete katılanların önemli bir kısmı Türk kökenli değil, çoğunluğu da masondur. Mesela, İbrahim Temo ve İsmail Kemal, daha sonra Arnavut Ulusal hareketine katıldılar.Abdullah Cevdet ise,lider bir ateist Kürt konumuna geldi.

(Doç. Mustafa Çolak,Enver Paşa Osmanlı-Alman İttifakı,S. 75 )

" 1906 Eylülünde Selanik’te posta zabiti Mehmet Talat tarafından "Osmanlı Hürriyet Cemiyyeti" kurulmuş,3. Ordu mensuplarının da desteğini kazanmıştı. İki ay sonra, Şam’daki 5. Ordu subayları arasında Vatan adlı bir başka dernek kuruldu.Jöntürk hereketinin liderleri,kendilerine(İttihad ve Terakki Komitesi) adını koydular.Bu teşkilat,Osmanlı Hürriyet Cemiyyeti ve Vatan derneğini,başka padişah muhalifi kuruluşları da içine aldı.Birbirine yaklaşan bu derneklerin ortak bağı Makedonya idi.1908’de Selanik,Jöntürk hareketinin güç merkezi olmuştu."  (Alan Palmer,Bir Çöküşün Yeni Tarihi,S. 318 )

Sultan Abdülhamid Han’ın,yıkılmak üzere olan Osmanlı’yı toparlama gayretleri,Balkanlardaki Ortadoks,Katolik,Protestan,Anglikan,Rum,Ermeni kiliselerini birbirine düşürerek,Osmanlı’ya zarar vermelerini engellemesi,İslam Birliğini tesis etme gayretleri,İngilterenin,Siyonist Yahudilerin ve masonların hiç işine gelmiyordu.Bundan dolayı,"Hürriyet,eşitlik,kardeşlik" sloganlarıyla ortaya çıkan Jöntürklük(İttihad Terakki) gibi cemiyyetler,arkalarında en büyük destekçi olarak İngiltere,Fransa,Almanya’yı buldular.Türlü türlü iftira ve entrikalarla Osmanlı ve Abdülhamid zayıflatıldı,zor duruma düşürüldü.Bu fitnenin belki de en büyüğü "31 Mart" vakasıdır.Prof. Ekrem Buğra Ekinci,20.03.2013 tarihli,Türkiye Gazetesindeki yazısında şöyle söylemektedir: "İttihad Terakki’nin büyük bölümü Alman yanlısıydı.İngilizler,31 Mart vakasını tertipleyip yönetimi ele geçirmeye çalıştılar.Başaramadılar ama,Hilafet gücü ile emperyalizme karşı direnen Abdülhamid Han tahttan indirildi.Yıldız Sarayı yağmalandı.Sonra bu yağmacılık mahkemelik oldu.Kimlerin ne çaldığı gazetelerde ilan edildi.Bir-iki isim sayılsa ,kıyamet kopar.Saray kadınları sokağa atıldı.Bir kısmı memleketine döndü.Yaşlılar Darülaceze’ye,gençleri Beyoğlu’na düştü. Böylece "Hürriyete kavuşturuldular." Sultan Reşad tahta çıkarıldı ama,bütün selahiyetleri budanarak."

İttihad terakki cemiyyetinin mensuplarının değişik fikirlerde,değişik yapılarda,değişik siyasi görüşlerde insanlardan oluştuğunu görüp yanılanlar çoktur.daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi,Masonlar her tür,her çeşit,her sınıftan insanların kılığına girer,ya da her çeşit,her sınıftan insanları kandırıp kullanabilirler.Bu konuda,yine olaylara en yakından şahit olmuş,içlerinde bulunmuş olan Yahya Kemal Beyatlı bakın ne diyor: "İttihadçı ittifakının içinde en dinsiz masonlar yanında en şedid İslam ittihadçıları,en geniş insaniyetçi ve medeniyetçiler yanında en dar kafalı milliyetçiler bulunduğu gibi,en seciyeli tanınmış adamlarla,seciyesizlikleri herkesçe malum adamlar,temiz vatanperverlerle vurguncular yanyana görülüyordu." (Çocukluğum Gençliğim Siyasi ve Edebi Hatıralarım,S. 171 )

Şunu hiç unutmamak gerekir ki; Hz. Ali ( radyallahü anh) "Bana arkadaşını söyle,senin kim olduğunu söyleyeyim." buyurmuş. Dindar,vatansever,namuslu,şerefli,akıllı bir Müslüman,nasıl olur da Masonlarla dost olur?İnsanlarımızın anlayamadığı,içinden çıkamadığı asıl mesele budur.Aslında,asla olamaz! Bir Müslüman,kafirleri,dinsizleri dost,arkadaş edinemez!Onlarla birlikte hareket edemez.Bir insanın hem Müslüman olması,hem milliyetçi olması,diğer yandan da Yahudi ve masonlarla birlik olup,Müslüman Devlet başkanına karşı hareket etmesi düşünülebilir mi?! Ama, İttihad Terakki Cemiyyeti çerçevesinde,bu aynen olmuştur.

Bakınız,Prof. Ekrem Buğra Ekinci ne diyor: "Rol modeli olan masonlar gibi,İttihad Terakki Cemiyyetinin her sınıftan adamı vardı.Ateist Abdullah Cevdet,İslamcı Mehmet Akif,Milliyetçi Ziya Gökalp,dönme Cavid’e varıncaya kadar geniş bir kitleyi kucaklamayı becerdiler.Talat Paşa gibi her gece içeni de vardı.Enver Paşa gibi namaz kılanı da. Muhalifleri kiralık katillerle susturdular.En yakın akrabalarını öldürmekten çekinmediler." (Türkiye Gazetesi, 20.03.2013)"

Yılmaz Öztuna,Büyük Türkiye Tarihi kitabının 7. Cild,184,185. sayfalarında şöyle diyor: İkinci Abdülhamid’in İslam dünyasındaki prestiji muazzamdı.Doğu Türkistan ve Orta Afrika’daki zenci Borno Krallığı bile onun adına hutbe okutup para bastırıyor, padişahı metbu tanıyorlardı. Türk subayları, doktorları, hocaları, din adamları İslam aleminde gezip dolaşıyorlardı. Bugün bile (1967 ) Afrika’nın bazı ücra yerlerindeki camilerde 2. Abdülhamid adına hutbe okunduğunun basına intikal ettiği hatırlanırsa,bu hükümdarın şahsi prestiji hakkında bir fikir edinmek kabil olur.2. Abdülhamid Han,Azerbaycan mekteplerinde yasaklanan Türkçe tedrisatın iadesini Nasireddin Şah’ın oğlu Muzaffereddin Şahtan rica etmiş,bu ricası derhal yerine getirilmiştir.Padişahın bu Panislamist ve Pantürkist siyaseti, İngiltere,Fransa ve Rusya’yı fevkalade ürkütüyordu." (Ahmet Kabaklı,Temellerin Duruşması,1. Cild,S.130

İşte,İttihad ve Terakki Cemiyyeti denilen mason teşkilatı Abdülhamid’i devirerek İngiltere,Almanya,Fransa ve Rusya’nın ekmeğine yağ sürmüş oldu.

( Devam edecek)