ABDÜLHAMİD HAN DOSYASI -3

ABDÜLHAMİD HAN DOSYASI -3

20/04/2016

 (JÖNTÜRKLÜK NE İDİ? )                                                              

Jöntürklüğün ne olduğunu, aslını en güzel, en doğru bilenlerden birisi, şüphesiz 9 yıl içlerinde kalan şair Yahya Kemal Beyatlı’dır. Şimdi, kendi ifadelerinden Jöntürklüğün ne olduğunu  dinleyelim: "1903 Eylülünde (19 yaşımda) Paris’te Quertier Latin’de Jöntürklük cereyanına karıştım. O zaman Paris’te pek az Türk vardı. Jöntürklük ne idi? Sultan Abdülhamid-i Sani’ye karşı,İstanbul’un yüksek mekteplerinde ve sonra Paris’te bir zümre tarafından girişilen muhalefet hareketi idi. Bu hareket   İttihad ü Terakki Cemiyyetini doğurdu.Kendi deruni itikadımla Sultan Abdülhamid’in zabıtasının pençesinden kurtulmuştum. Artık, hür Fransa bayrağının  gölgesindeydim. Hür bir insandım. Bizim polis,istese bile beni alamazdı. "Bu adam Jöntürktür." diye teşhir edilecek bir insanın seyrine milyonlarca seyirci koşabilirdi."Jöntürk", o derece acaip bir mahluktu Ben ise, Gençtüklük heveslerine kapılmış ve bu diyara düşmüş bir firariydim. Paris’te 9 sene fasılasız bir ikametten sonra 1912 Nisanında Paguet kumpanyasının Medie vapuruyla avdet ettim."Jöntürklük" tesmiyesini(ismini), ilk defa Halil Gaanem ortaya atmış. Halil Gaanem,Suriyeli bir Katolikti. İlk Meclis-i Mebusan’da mebustu.(İskoç Locasına mensup Mason)Mithat Paşa’nın mensuplarındandı. O meclis dağıldıktan sonra,Mithat Paşa ile Avrupa’ya kaçmış,bir daha da dönmemişti.Türk olmadıktan başka,Arap ve Maruni bile değil,daha çok Fransız’dı.Jöntürklük tesmiyesi,öz bir tesmiye değildi. ( Yahya Kemal,Çocukluğum,Gençliğim,Siyasi ve Edebi Hatıralarım,S. 181,197,202,203 )     

Şunu da asla gözden kaçırmamak gerekiyor! " Jöntürklük" isminin ve kuruluşunun mimarı olan katolik Halil Gaanem,bazı cahiller tarafından İslam Alimi sanılan ,tescilli İngiliz ajanı ve mason Cemaleddin Efgani’nin en yakın dostudur. (cemil Meriç,Ümrandan Uygarlığa,S. 75 )                                                         

Jöntürklük ismi,Genç Almanya,genç İtalya,Genç Fransa isim ve hareketlerinden ilham alınarak konmuştu.           

Sultan Abdülhamid Han zamanında halk tabakası bunlara con, conlar derdi. Con ismi, Farmason (Mason) gibi şüpheli bir manada kullanılırdı. Sürgünde, hapiste, ya da Avrupa’da firarda olanlara con conlar denirdi. 

Jöntürklerin fikirlerini, söylediklerini ve yazdıklarını şu şekilde özetleyebiliriz: "Hepimiz Osmanlıyız. Abdülhamid zulmetmese, hristiyan tebaamız çok iyi vatandaş olurlar.Ermeni katliamını icra eden yalnız Yıldız sarayı’dır. Ermeni meselesi, Abdülhamid’le Ermeniler arasında bir mücadeledir. Makedonya meselesi,yine Abdülhamid’in eseridir.Kanun-i Esasi ilan edilse, o da zail olur. Yunan Harbinde galip geldiğimiz halde,üste Girit’i verdik, Abdülhamid’in cinayetidir. İngiltere Akabe’yi aldı, Abdülhamid’in idaresi yüzündendir.              

1877’den beri ne kaybettikse hep onun belasıdır. İngiltere, hayır hâhımızdır(İyiliğimizi isteyendir.) Türkiye’de Kanun-i Esasi taraftarıdır. İngiltere, İstanbul’da hür bir idare istiyor. Hürrüyeti ilan edersek ve İngiltere ile dost olursak, vatanımız kurtulur. Bütün Osmanlı tebaası kardeş ve kanun nazarında müsavi olmalıdır. Abdülhamid mecnundur. Halife olamaz. Osmanlı Hanedanından olduğu şüphelidir. Belki bir Ermeninin sulbündendir." tekerrür eden sözler bunlardı.(Yahya Kemal, Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım, S.191 )                                        

Jöntürklüğün ne olduğu, neler düşündükleri, Siyonist Yahudiler ve Masonlar tarafından nasıl kandırılıp, kendi hükümetlerine, yöneticilerine nasıl düşman edildikleri herhalde anlaşılmıştır.                      

İşin en tuhaf, en garip tarafı, Abdülhamid Han hakkında, ilk tahttan azil fetvasının Elmalılı Hamdi Yazır tarafından yazılmış olmasıdır. İnsanlarımıza Âlim, Ulema olarak tanıtılan, samimi Müslüman sandığımız bazı şahsiyetler bile, İngiliz ajanlarının, Yahudi ve masonların tesirinde kalarak, Abdülhamid Han’a ihanet etmişlerdir. Daha da tuhaf ve iğrenç olanı, Abdülhamid han hakkında Elmalılı Hamdi Yazır’ın yazdığı bu fetvada " 31 Mart Vakasının müsebbibi olmak,Din kitaplarını tahrif etmek ve yakmak, devletin hazinesini israf etmek, insanları suçsuz yere idam ettirmek, liyakatsız, beceriksiz olmak" gibi iftiraların atılması ve yazılması idi.27 Nisan 1909’da Ayan ve Mebuslar Meclisinde bu karara karşı çıkan bir Rum milletvekili dövülüp dışarı atıldıktan sonra, Hal’ fetvası oy birliği ile kabul edildi. Abdülhamid Han’a karşı, İngiliz, Alman, Fransız, Yahudi, mason, Ermeni ittifakı başarılı oldu.  " Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük, Batıcılık" isimleri altında Osmanlı’ya sirayet eden Yahudi ve mason planları ve entrikaları, Jöntürklüğün de, İttihad ve Terakki’nin de mayası olmuştu. " 1889 Mayısında, İttihad-ı Osmani adlı gizli bir cemiyyet kuruldu. Cemiyyetin üyelerinin önemli bir kısmı Türk kökenli değildi."

(Doç. Mustafa Çolak, Enver Paşa,Osmanlı-Alman İttifakı,S. 75 )                                                 

Yahudiler,Masonlar,İngilizler, Müslüman-Türk milletini,Ümmet-i Muhammedi İslamcılar,Türkçüler,Batıcılar,Osmanlıcılar diye bölerek aramıza fitne soktular ve Osmanlıyı yıkmanın en kolay yolunu buldular. (Devam edecek)