2015 Sadece Kamunun, Bürokrasinin Meselesi Olmamalıdır

2015 Koordinasyon Merkezi Genel Sekreteri Mahmut Akkuş ÇOMÜ Kampüs FM’de Kerem İRİÇ’in hazırlayıp, sunduğu Hafta Ortası programına katıldı. Koordinasyon merkezinin faaliyetleri ve Çanakkale Savaşlarının 100. Yılı olan 2015’e hazırlıklarının konuşulduğu programda Akkuş; 2015 ‘in sadece kamunun, bürokrasinin meselesi olmadığına vurgu yaptı. Akkuş; 2015 Sadece Kamunun, Bürokrasinin Meselesi Olmamalıdır, özel sektörün, siyasetçilerin, sivil toplum kuruluşlarının da, meselesi olmalıdır. Çünkü Çanakkale’nin tarihi ve coğrafi hinterlandına baktığımızda oldukça geniş bir tarihe, coğrafyaya sahiptir. Dolayısıyla bu işin aktörü sadece bürokrasi olamaz. Aynı zamanda özel sektör ve sivil toplum kuruluşları da olmalıdır. Çanakkale’nin meselesi sadece Çanakkale’nin meselesi değildir. Sadece Türkiye’nin meselesi de değildir. Bir bölgenin meselesidir” dedi.

İşte O Röportaj:

K.İ: Mahmut Akkuş kimdir?

M.A: Bir kişinin kendini tanıtması kadar zor bir şey yoktur. Ancak kısaca kendimi tanıtırsam Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde coğrafya öğretmenliğini okumuş, sonrasında da bu şehirde kalmış biriyim. Bir vesile ile bir bağlantı kurmuş, bağlantısı 1915’te Anafartalar mevkiinde şehit dedesinin emanetine sahip çıkma noktasında öğrencilik, sonrasında şehrin yatırımlarının takip edilmesi ile ilgili TBMM’de danışmanlık, akabinde ticari faaliyetlerde yer aldı. Ancak daha çok bürokrasinin içerisinde yer aldım. 23 ve 24. Dönemde TBMM’de danışmanlık sonrasında özel kalem müdürlüğü, son olarak da Eskişehir Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansında genel sekreter yardımcılığı ve şimdi gurur duyduğumuz Çanakkale Savaşlarının 100. Yıldönümü olan 2015 çalışmalarıyla ilgili kurulan koordinasyon merkezinin genel sekreteri olarak göreve başladım.

K.İ: Koordinasyon merkezinin görevleri nelerdir, şu anda hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?,

M.A: Çanakkale koordinasyon merkezi aslında bu işin derlendiği toparlandığı ve alan başkanlığı kurulmadan önce her türlü bilginin bir araya getirildiği bir ön çalışma merkezi fonksiyonunu üstlendi. Zamanla biz buranın daha çok 2015 törenlerine yön verir bir yer olduğunu gördük. 2015 koordinasyon merkezi sayın valimizin öncülüğünde kurulan bir merkezdir. Her türlü gecikmenin önüne geçilmesi için tedbir amaçlı kurulmuştur. Alan başkanlığı kurulana kadar projelerin bir yerde toplanması ve başkanlık kurulduğunda da bütçelendirilmesi ile ilgili verilen bir çabaydı. Daha sonra törenlerle ilgili hazırlıkların içerisinde de yer aldı. İlk etapta biz kurumsallaşma sürecimizi tamamladık. Taksilerde, şehirlerarası otobüslerde, önümüzdeki günlerde Gestaş gemilerinde ve Dardanel Spor formalarında dahi yer alacağını ümit ediyoruz. Bir diğeri de web sayfamız oldu. Oradan proje müracaatları gerçekleşebiliyor. Adresimiz canakkale2015.gov.tr ‘ dir. 2015’e dair bir arşiv oluşturma niyetindeyiz. Buradan fotoğraflara ve birtakım makalelere ulaşılabilecek. Etkinlikler duyurular yapılacak. 2015’ e dair biz çalışmalarımızı üç başlıkta topluyoruz. Birincisi tanıtım faaliyetleri ki ilimizin en önemli sorunu sadece 2015’te değil tanıtım eksikliği hep ön tarafa çıkıyor. İkincisi kalıcı eserlerle ilgili çalışmalar bir tarafta Gelibolu yarımadasında itilaf devletleri tarafından tahrip edilen şehirlerimiz ve anıtlarımız var. Buranın yeniden düzenlenmesi diğer taraftan da Anadolu yarımadasındaki şehitliklerimizin de tamamlanmasıdır. Altını çizmek istiyorum ki Anadolu tarafındaki şehitliklerimizin bitirilmesi için gerek sayın valimizin, gerek milletvekillerimizin ve üniversitemizle birlikte belediyelerimizin de müthiş bir ısrar ve heyecanı var. Çünkü bunlar bir yatırım projesi olmasının ötesinde bir vefa projesidir. Kalıcı eserlere de biraz sonra değiniriz. 250 ‘ye yakın projemiz geldi. Yüzde kırklık bir artış görüyoruz. Yani her geçen gün Çanakkale’nin 2015 projelerine destek verdiğini heyecanlandığını görüyoruz.

K.i: “Çanakkale 2015 gibi bir fırsatı değerlendiremedi” eleştirilerine katılıyor musunuz?

M.A: Ben bu eleştiriye katılmıyorum. Elbette ki 2015 tek olacak, ikinci bir yüzyıl daha göremeyeceğiz. Çok önemli bir fırsat. Herkesin beklentisi, heyecanı, endişesi olması doğaldır. Ama şuna emin olun gece geç saatlere kadar çalışan bir koordinasyon merkezi var. Çalışan bir valisi var. Bürokratları, milletvekilleri var. Son dönemde tüm hazırlıkların tamamlanarak o güne gidilmesi için uğraşılıyor. Tarihi alan başkanlığında biraz gecikme yaşanmıştır. Fakat bu bizim plan ve programlarımızın aksamasına bir neden oluşturmamaktadır. Törenlerle ilgili valilik ve koordinasyon merkezi olarak Avustralya, Yeni Zellanda yetkilileriyle toplantılarımızı birkaç kez büyük elçilerle de yaptık. Törenlerle ilgili hazırlıklarımız sürüyor. Açılış seremonisiyle ilgili büyük şirketlerin bizlere öneriler getirdiğini görüyoruz. Onlarla ilgili değerlendirmeler sürüyor. Açıkçası bu iş için alternatiflerin her geçen gün daha çoğalmasını istiyoruz. Çünkü bir defa yaşayacağımız bir yıl dönümü olacak. Bizde bunu birkaç güne sığdırmak istemiyoruz 2015 yılının tamamında dolu dolu yaşamak, yaşatmak istiyoruz. Birde sadece 2015’te değil onu takip eden yıllarda da devam etmesini istiyoruz. Bir sıçrama yapıldıktan sonra bunu daha üst seviyeye çıkartmak gereklidir. 2015 sadece kamunun , bürokrasinin meselesi değildir. Aynı zamanda özel sektörün, siyasetçilerin, sivil toplum kuruluşlarının da meselesidir, meselesi olmalıdır. Çünkü Çanakkale’nin tarihi ve coğrafi hinterlandına baktığımızda oldukça geniş bir tarihe, coğrafyaya sahiptir. Dolayısıyla bu işin aktörü sadece bürokrasi olamaz. Aynı zamanda özel sektör ve sivil toplum kuruluşları da olmalıdır. Çanakkale’nin meselesi sadece Çanakkale’nin meselesi değildir. Sadece Türkiye’nin meselesi de değildir. Bir bölgenin meselesidir. Aynı zamanda dünya barışı içinde önemli bir destinasyondur. Çünkü 1915’te 36’yı aşkın ülke buraya gelmiş dar bir alanda çarpışmıştır. Dolayısıyla buradan evrensel barış mesajları da 100 yıl sonrasında verilebilir. Çanakkale’yi bugün coğrafyamızda yaşanan kimi olaylara da ışık tutacak panzehir hükmündeki bir coğrafya olarak görüyoruz. Çanakkale birlik ve beraberliğin adresidir. Onun için bazı gruplar işin kolayına kaçıp sadece bir noktaya yükleyebilirler. Çanakkale topyekûn herkesin derdi olmalıdır.

K.İ : 100. Yıla ait projeler konusunda Çanakkale Belediyesiyle yapmış olduğunuz işbirlikleri var mıdır? STK’lar nezdinde ciddi çalışmalar söz konusu Turizmci Armağan Aydeğer ve arkadaşlarının çok önemli bir projesi var, ÇASİAD’ın EXPO TROİA fuarının 2015 temasıyla yapacağını biliyoruz bunlar da önemli çalışmalar bu çalışmalar hakkındaki görüşleriniz ve işbirlikleriniz nelerdir?

M.A: Sayın belediye başkanımızın bu konuyla ilgili meseleye kafa yorduğunu biliyorum ve biz koordinasyon merkezi olarak kendisini ziyaret ettiğimizde Hastane Bayırı şehitliğiyle ilgili düzenleme konusunda prensip olarak birlikte çalışma kararı aldık ve her zaman tanıtımla ilgili çalışmalarda da bize yardımcı olacağını ifade etti. Hani pek o son dönemde yaşanan konulara girmek istemiyorum ama sivil toplum kuruluşları nezdinde de bir iki söz söylemek istiyorum. Mesela az önce armağan beyden bahsettiniz benim arkadaşım kardeşim kendisi hakikaten çok örnek olacak bir çalışmayı başlattı aslında. Şimdi biz konaklamayı konuşuyoruz. Konaklama süresi artık dile pelesenkle oldu bir nokta üç bunu nasıl arttırabiliriz yönünde çalışmalar var. Valiliğimiz ve milletvekillerimiz bil hassa konaklamayla ilgili yatırımcının her türlü talebine anında koşuyor. Bizler de bu projeler içerisinde istiyoruz ki şehrin topyekûn bu işi sahiplenmesi lazım.  Birkaç arkadaşımız bu yola tek başına çıkmışlar. Elbette ki bürokratik ve siyasi yönde bir destek alacaklar ve bunun şehre dönüşü şöyle olacak belki otuz bini aşkın Almanya’dan genç buraya taşınacak. Bu çok önemli bir rakam yani siz bunun otuz bini dörtle çarptığımız zaman yüz yirmi bin eder.  Yüz yirmi bin oldukça yüksek bir rakam. Yani bu 2015 de konaklama süresinin de oldukça yüksek bir noktaya geleceği Türkiye ortalamasını yakalayacağını ben düşünüyorum. Çünkü onun ötesinde işin turizm boyutunun ötesinde kültürel bağlar noktasında da Çanakkale Türk tarihi açısından önemli bir destinasyon. Ana dilden ve ana yurttan uzaklaşan Almanya’daki dördüncü jenerasyonun ana vatan ile buluşması burada şehitlikleri ziyaret etmesi önemli bir projeydi. Onu önemsiyoruz yine ÇATOD ‘un ve Armağan beyin  “I rant to pist” dedikleri büyük bir maraton çalışmasına da Koordinasyon Merkezi olarak da destek veriyoruz. Barışa koşuyorum projesi de çok önemli bir start verdi. Aynı şekilde ÇASİAD’ın Ziraat Odası ve Ticaret Borsası ile 100.yılda gerçekleştirecekleri EXPO TROİA 100. Tarım Fuarı’da önemli bir adımdır. STK’larımızın bu yöndeki çabalarını takdirle karşılıyor, yanlarında yer alıyoruz.

Kerem İriç: 100.yıla ilişkin hazırlanan projeler şu an Koordinasyon Merkezine teslim ediliyor. Burada projeler nasıl değerlendiriliyor? Bu projelerden şu an başlatılanlar var mı?

Mahmut Akkuş : Bu süreç şöyle gerçekleşecek. Yani az önce dedim son bir ayda proje başvurusunda %41’lik bir artış var. Sona doğru öyle ümit ediyorum ki sadece ilimizle sınırlı değil zaten şu anda İstanbul, Ankara, İzmir’den müthiş bir proje başvurusu var. Bu daha da katlayarak artacak. Bizim temennimiz şu alan başkanlığının yolunu açmak. 62 tane de bizim Çanakkale 18 Mart üniversitesinden de akademisyenlerin de yer aldığı bir değerlendirici kurulumuz var. Bunlar değerlendiriyorlar, ediyorlar 250 tane proje yaklaşık bunlar içerisinden 32 tane proje geçer not aldı. Alan başkanlığı da kurulur kurulmaz elbette ki biz sayın valimizin de referansıyla ve yönlendirmesiyle bunları alan başkanlığına vereceğiz ve burada bütçelendirilecek.

Tabi bir kısmını da biz koordinasyon merkezi olarak üstleniyoruz, bütçelen diriyoruz. Bunların içerisinden hem uygulanan projelerden bahsetmek istiyorum hem de uygulayacağımız projelerden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle son mektup filmi şubat ayında gösterime girecek. Çanakkale valiliğinin ve koordinasyon merkezinin desteklediği bir proje.  Nesrin Cevatzade ile Tansel Öngelin yönetmen, oyunculuğunu gerçekleştirdiği  ve yüzyıl sonra top seslerinin duyulacağı Türk sinemasının dev bir yapıtı olacak. Bir diğer proje interaktif belgesel son centilmenler savaşı olarak şimdilik planlanıyor. Kale bodurun yaklaşık bir milyon dolar desteğiyle yapılan bir belgesel.

Bir diğer çalışmamız belki de ilk yaptığımız çalışma bu olmuştur. Lapseki şehitliğini Lapseki belediyesiyle birlikte yaptık. Dokuz yüz on üç tane şehidimizin ismi yüz yıl sonra yeni bir şehitlikte yaşatıldı. Lapseki için çok önemli bir proje oldu ve bu bir belediyenin yatırım projesinden çok vefa projesine dönüştü. Lapseki belediyesine de öncü olması yönüyle de tebrik ediyorum.

Bir diğer çalışmamız büyük yürüyüş projesi. Yüzüncü yılda seferberlik çağrısı sekiz tane değerli engellinin ve aynı zamanda Türk, Kürt, Çerkez, ve Ermeni unsurlarının içerisine aldığı 57. Alayda sabah namazıyla start verip Çanakkale, Bandırma, Bursa, Bilecik, Eskişehir, Ankara, ve İstanbul’a kadar devam eden kutlu bir yürüyüş gerçekleştirildi.. Bu yürüyüşte evrensel barış mesajları verildi ve Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’na  ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Çanakkale’nin toprağı ve bayrak verildi.

Onun dışında yine üniversitemizde müthiş bir sinerjiyle çalışıyoruz. Şöyle ki 2015 söyleşilerini başlattık. Talha Uğurlu Er’i konuk ettik. 20 Ekim Pazartesi günü saat 14.00’da 2015 söyleşilerinde İlber Ortaylı hocamız 100. Yılında Çanakkale’yi anlatacak.

Kasım ayı içerisinde 1. Dünya Savaşı ve Mirası sempozyumu gerçekleştireceğiz. Bizzat üniversitemizin yürüttüğü, yönettiği rektör hocamızın da takip ettiği bir çalışma. Burada 90’ı aşkın bilim adamının gelip katılacağı yurt dışından katılımcıların katılacağı 1. Dünya Harbinin ve bilhassa Çanakkale cephesinin önemli bir çalıştay, önemli bir sempozyum gerçekleşecek. Elbette ki biz bu iş birlikteliğini daha üst düzeye çıkaracağız. Çanakkale sempozyumu ve diğer konferans ve çalıştayları üniversitemizle ve STK’larımızla birlikte yapacağız.

Anadolu Ateşi’yle bir görüşmemiz gerçekleşti. Anadolu Ateşi’yle de ‘’Troya’dan 2015’e’’ gösterisini sadece Türkiye’de değil, tanıtım açısından da ciddi bir fırsat. Wellington’da, Kambera’da, Avusturalya’da, Yeni Zelanda’da, Londra’da, Berlin’de, Fransa’da değişik on tane noktada gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

İstanbul Devlet Operası ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından da ünlü sanatçı Çetin Işıközlü tarafından Mehmet Akif Ersoy Oratoryosu gerçekleşecek. Hem 18 Mart tarihinde, hem de 24-25 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek. 150’yi aşkın sanatçıyla birlikte önemli bir etkinlik olacak.

Sportif faaliyetler yapmayı da planlıyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Avusturalya başbakanıyla görüşmesinde 2015’te Avusturalya’da Türk Yılı, Türkiye’de de Avusturalya yılı ilan edilmişti. Bu itibarla da bir milli maçtan bahsedildi. Bu milii maç gerçekleşecek Avusturalya ve Türkiye arasında. Tabii düşüncemiz belki bu milli maça ilave diğer ülkelerle de bu tarz organizasyonlar gerçekleşebilir. Bunun heyecanını yaşıyoruz.

100. Yılda 100 sanatçının 100 eserini inşallah Çanakkale’ye kazandıracağız. Burada ne var? 100 tane sanatçı çağrılı sanatçılar olacak. Yurtdışından gelecek isimler de, ünlü isimler de yer alacak. Burada gravür, ebru, tezhip, resim, minyatür ve heykel, yani 1915 temasıyla 100 sanatçıyı bir araya getirip, o eserleri de ilimize kazandırmanın mutluluğunu yaşayacağız. Yabancı Osmanlı tarihçileri burada yine gelip söyleşileriyle bizlerle birlikte olacaklar. Yine 100’e yakın eser çıkarmayı planlıyoruz. Valilik olarak prestij eserleri kazandırmayı hedefliyoruz.

Bunun dışında beni heyecanlandıran projelerden biri de şudur: Türk formunun dördüncüsünü burada gerçekleştirmeyi planlıyoruz, şu an planlama aşamasında. Bütçeyle ilgili tabii ki Tarihi Alan Başkanlığı’yla da görüşülecek. Sayın valimizin de heyecanlandığı bir projedir. Türk diasporasını burada toparlamayı düşünüyoruz. Çünkü Türk dünyası açısından önemli bir destinasyon, önemli bir coğrafya burası. Ve yine sözde Ermeni soykırımıyla ilgili de birtakım hazırlıklar bazı çevrelerce yürütülüyor. Elbette ki bu konuda devletimiz gerekli mesajları veriyor. Yani Çanakkale üzerinde mesela, 57. Alay’da Yüzbaşı Dimitroyati’nin mesajı açık ve nettir aslında. Orada “Beni sizden ayrı görmeyin. Ben de sizdenim. Sakın ola ölürsem kendi şehitlerinizle birlikte koyun.” sözünün ötesinde 253.000 tane askerimizin içerisinde yine hayatını kaybeden Ermeni vatandaşlarımız var, Rum vatandaşlarımız var, o günkü Osmanlı coğrafyasında Asakir-i Osmanlı olarak bizlerle omuz omuza çarpışmışlar. Açıkçası Çanakkale’nin verebileceği çok önemli mesajlar var. Biz Türk diasporasının burada toplanarak Çanakkale üzerinden çok önemli mesajları ileteceğini düşünüyoruz.

K.i:  2015’in Çanakkale’ye kazandıracakları, Çanakkale markasına yapacağı katkılar neler olacaktır?

M.A: Aslında 2015 bahsettiğin gibi bir sıçrama tahtası olabilir. 2015, 2023 hedeflerinin motivasyon kaynağı olabilir. 2015 sadece tarihimiz değil turizm noktasında da ve Çanakkale’nin zengin değerlerinin pazarlanmasında da, ulusal ve uluslararası arenada da önemli bir fırsat yakalamış olacak. Çünkü 2015’te şu an mart ve nisan aylarında bütün otellerimiz dolu. Şu an mart ve nisan 2015’te herhangi bir otelden, butik bir otelden, pansiyondan yer talep etseniz ben bulacağınızı zannetmiyorum. Çünkü müthiş yoğunluk olacak, sadece 24-25 nisan tarihlerinde 10.500 kişi gelecek Avusturalya ve Yeni Zelanda’dan. Bunlar biletle giriş yapacaklar. Avusturalya ve Yeni Zelanda Hükümeti bu planlamayı kendi aralarında yaptı. Elbette ki bu resmi girişlerin dışında birçok ülkeden öngöremeyeceğimiz gruplar gelecek. Çünkü Çanakkale’nin de tanıtımı her geçen gün artıyor. Bu etkinlikler de daha da ön tarafa çıkacak.

Bir de iç turizmi düşündüğümüzde, Çanakkale turizm açısından önemli bir potansiyel yakalayacak. Önemli bir tanıtım gerçekleşecek. Burada herkese görev düşüyor. Onlarla ilgili zaten alt yapı çalışmaları gerçekleşiyor. Onun ötesinde aslında hükümetimizin ve devletimizin dış politikayla ilgili hedeflerinin belki ana unsuru Çanakkale olacak. Böyle bir fırsat yakalanmış olacak ve yine böylesi kalabalıkları karşılayan bir şehrin elbette ki sadece turizm değil, diğer işletmelerle ilgili de hazırlıkları daha üst düzeye çıkacak ve kalite –hizmet kalitesi- daha da yükselmiş olacak.

Onun dışında ben ziyaretçi sayısının 2.5 milyon olan turist ve ziyaretçi sayısının daha da artacağını düşünüyorum. Ve yurtdışı tanıtımının bilhassa daha fazla ön tarafa çıkacağı devam eden yıllarda da Çanakkale’nin artık tercih edilen bir turistik destinasyon olarak görüleceğini düşünüyorum.

Ocak ayının başında yürüttüğümüz Feshane tanıtım günleri gerçekleşiyor. Biz orada da tanıtım atağına geçeceğiz. İç piyasaya yönelik bütün değerlerimizi anlatma fırsatı yakalayacağız. Unutulmaya yüz tutmuş Baba Kale bıçağımızdan tutun da, Ayvacık’taki kilimlerimizden, zeytinyağımızdan sadece tarımsal ürünlerimiz, sadece el sanatlarımız değil, turistik değerlerimiz ve Feshane’nin ana teması 2015 olacak.

Berlin fuarında şimdiden hazırlıklarımızı yaptık. Orda da Türkiye standının ana temasının 2015 olmasını planlıyoruz. Ve orada geniş bir alanda sektörün temsilcileriyle bir araya gelip 2015’i anlatmak istiyoruz. Açıkçası Çanakkale 2015’le ciddi bir tanıtım fırsatı yakalamıştır. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerekiyor, her ile bunlar nasip olmuyor. Ve bunlarla ilgili de hazırlıklarımız var.

Alan Başkanlığı’nın kurulması da bu gücümüzü daha da arttıracak ve Alan Başkanlığı’nın kurulmasıyla önemli bir sinerji yakalanacaktır.

Son olarak atladım, 2015 Koordinasyon Merkezi olarak Lapseki Şehitliği’ne ilave olarak Hasan Mevsuf Şehitliği’nin de projelendirilmesini yapıyoruz. Oradaki bakanlığımızla da görüşüyoruz. Ve inşallah Hasan Mevsuf Şehitliği, Anadolu yarımadasındaki şehitliklerden bir tanesi olacak. İltepe’deki toplarla ilgili bir çevre düzenlemesi yapıyoruz. Ve o topları gün yüzüne çıkarıp tekrar gazi toplarının ihya projesi gerçekleşecek. Hamidiye Anıtı, az önce bahsettim Hastane Bayırı Şehitliği ve valimizin önemli bir projesi var: Savaş Müzesi. Bir savaş müzesi yapılacak. Bunun yanı sıra gerek Troya Müzesi’nin, gerek Hamidiye Tabyasının,  gerek Anadolu yarımadasındaki şehitliklerin tamamlanmasıyla inşallah.

 

PAYLAŞ